Ellerini direksiyona götürdü. Bu kez daha sert, daha içgüdüsel bir kavrayışla. Parmakları deriye gömülürken, çenesi sıkıldı. Sol ayağını refleksle frenin üzerine koydu ve basıncını artırdı—araç yavaşladı. Yolun kıyısında birkaç saniyeliğine durdu; belki düşünmek, belki hissetmemek için. O sırada bakışları gösterge paneline kaydı. Benzin göstergesi. İbre, yarım deponun oldukça altındaydı. Bir küfür mırıldandı. Sessiz, ama keskin. Anna kocasına ters bir bakış attı ama bu durumda Gordan’a hak verebilirdi. Gordan’sa gözlerini kapadı, alnındaki çizgiler derinleşti. Sonra yavaşça gözlerini tekrar açtı. O an sadece bir telsiz değil, zaman da susmuş gibiydi. Ne olacağına dair hiçbir kesinlik yoktu—ama benzin azalıyordu, yol uzuyordu ve gecikmenin bedeli çok ağır olabilirdi. Anna’ya kısa bir bakış

