Asansörde sessizlik hakimdi. Asil’den gelen mesaja odaklanmıştım "Ben senin iş verenin değilim. Ona kim olduğumu söylersin :)" Bu mesaj, sadece bir yanıt değil, bir sorgulamaydı. Asil benim için kimdi? Belki de bu, benim bile kendime itiraf edemediğim bir şeydi. Kalbimde garip bir sıcaklık, dilimde acı bir gülümseme…Dennis’in yasını tutarken, bir yandan da Asil’e karşı hissettiklerimi anlamlandırmaya çalışıyordum. Vicdanım hâlâ göğsümde tepiniyordu ama bu yeni duygunun ağırlığı her şeyi bastırıyordu. Kapı açılır açılmaz, Özlem anahtarı yuvaya yerleştirip çevirdi. Yüzü ifadesizdi ama gözlerindeki hayal kırıklığı her şeyi anlatıyordu. İçeri girdiğimizde ve salona geçtiğimizde "Otur," dedi. Sesindeki otoriter ton, çocukken yaptığım yaramazlıkları hatırlattı. Her zaman en iyi bildiği

