Sırtımı duvara yaslamış, dizlerimi karnıma kadar çekmiş,yatak ve koltuk olduğu halde yerde oturmuş, gözlerimi kapatıp kendi kendimi teselli ediyordum.
Her şey yoluna girecek .
Belki biraz canım yanacak ama geçecek,geçmek zorunda .Başka bir ihtimal söz konusu bile olamaz.
Yiğit gittiğinden beri kendi kendime cesaret verip rahatlamaya çalışıyordum.
Bir nebze olsun rahatlamıştım.Taki Yiğit'in odanın kapısını aniden açmasıyla içeri giremesine kadar.Gözleriyle içeri taradıkdan sonra, beni yerde oturmuş bir şekilde görünce şaşırdı ama sorgulamadı
Onun peşinden bir adam elinde bir tepsiyle içeri girdi.Adam elindeki tepsiyi komidinin üstüne koydu.Sonra bana hiç bakmadan çıktı.
"Karnını doyur."Dedi ve yeniden kapıya doğru gitmeye başladı.
"İstemiyorum"Durdu bana doğru döndü .Beni baştan sona inceledi.
"Sen bilirsin"Dedi ve hiç bir şey söylemeden arkasını dönüp gitti.
O çıkar çıkmaz ayağa kalktım ve aynanın karşısına geçip kendime baktım .
Kendimi görür görmez bu ben miyim demeden edemedim.
Uzun siyaha dönük saçlarım ,dağılmış ve kabarmıştı.Ela gözlerim uykusuzluktan ve ağlamaktan şişmiş, kıpkırmızı olmuştu.
Gözlerimi yüzümden çekip kıyafetlerime baktım.
Üzerimdeki beyaz gömleğim yer yer çamur olmuştu.Siyah kot pantolonumun da ondan kalır yanı yoktu.Siyah spor ayakkabılarımda
çamur olmuştu .
Ben bu değildim .Bu yüzden bana bu kadar tuhaf bir şekilde bakmıştı.Birde onun karşısında güçlü olacağım diyorum .
Bu şekilde mi adamın karşısında güçlü duracaktım?.Tek bir gecede yıkılmış görünüyordum. Benim burdan kurtulmam gerekiyor.Daha fazla kendime bakma gereği duymadan banyo diğe tahmin ettiğim yere doğru gitmeye başladım.
Banyoya girdim kimsenin içeriye aniden girmemesi için kapıyı kitledim.O manyağın işi beli olmaz sonuçta.Önce ayakkabılarımı sonrada pantolonumu çıkarıp elimden geldiğince temizledim.Duş başlığını alıp ayaklarımı da yıkadım .Gömleğimide çok ıslatmadan elimden geldiğince temizledim. Kıyafetlerimle işim bitikden sonra banyo dolaplarını karıştırıp küçük bir el havlusu buldum.
Havluyu alıp ayakkabılarımı güzelce silip giydim.
Ayakkabı işini de haletdikden sonra aynanın karşısına geçip ,ellerimle saçlarımı ıslatıp elimle taradım.Elimi yüzümü de güzelce yıkadık dan sonra tekrar kendime baktım.
Şimdi biraz bile olsa toparlanmışdım ve kendimi daha iyi hissediyordum.
Banyodan çıkıp tekrar odaya girip tekli koltuğa oturdum.Komidinin üstünde duran tepsiyle bir süre bakıştım .Karnımdan gelen sesler acıktığımı işaret ederken duymamazlıktan gelerek otumaya devam ettim .Yiğit' in odaya gelmesini beklemeden başka yapabileceğim bir şey yok.
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama epey bir zaman geçti.Sonunda odanın kapısı açılmış yiğit gelmişti.
Odaya girer girmez göz göze geldik beni baştan ayağa tekrar inceledi .Ondan gözlerimi çekip başka yöne baktım.
"Kalk".Bana emir vermesinden her ne kadar nefret etsem de bir süre huyuna gitmek zorundaydım.
"Nereye gidiyoruz?"Sorduğum soruyu duymamazlıktan geldi.
"Al şunları giy."dedi elindekileri yatağın üstüne atı .Yatağa doğru baktığımda bir pantolon ve tişört vardı.Yanlız bir sorun vardı bunlar benim kıyafetlerimdi.
Yatağa doğru gittim kıyafetleri ellime aldım
.
"Ama bunlar benim."dedim .
"Evet senin."dedi .
"Nerden buldun bunları sen."dedim ona doğru döndüm, Gayet rahat bir şekilde cevap verdi .
"Odandan aldım "
"Ne?"Bağırmamla yüzünü buruşturdu.
"Bağırma "diye uyardıkdan sonra konuştu.
"Seni bu halde yanımda götürecek değildim her hâlde."Kaşlarımı çatım.
"Sen benim evime nasıl girersin ya?Sen kimsin benim odama giriyorsun kendini ne sanıyorsun ?"diyerek omuzuna vurdum
Göz ucuyla önce omuzuna ,sonrada bana baktı .
"Sen, hâlâ benim yapabileceklerimi aanlamadın mı? Ben istediğim her yere girer, istediğim her şeyi alır ,istediğim her şeyi yaparım."Tam konuşmak için ağzımı açmıştım ki devam etti.
"Ben eve girdiğimde kuzenin hala uyuyordu zaten."
'Eğer ona bir şey yaptıysan yemin ederim seni..."Devam etmeme izin vermedi.
"Yapmadım .Eve girdim ,odandan kıyafetleri aldım ruhu bile duymadı."Derin bir nefes aldım.
"Ya sen manyakmısın?İnsan bir pantolon tişört için başkasını evine girer mi ?"
"Bende aynı senin gibi düşündüm .O yüzden hazır girmişken bir kaç parça fazladan almış olabilirim."Dedi alayla.
Şaşkınca ona bakarken arkadan bir adam geldi.
"Abi bunları getirdim. "Bakışlarımı adamın yüzünden aşağı indirdiğim de , yerde duran bir valizi gördüm .Gözlerim yerinden çıkacakmış gibi irileşti.
"Bırak toz ol!"Adam hiç bir şey söylemeden gitti.Yiğit gözlerini üzerimden çekmeden bana bakmaya devam ediyordu.
"Bu valiz?" Dedim elimle yerde duran valizi gösterdim .
"Benim mi?"Dedim. Başını salamakla yetindi , cevap vermedi.
"Sen benim evime girdin ,valiz hazırladın, sonrada hiç birşey olmamış gibi çıktın öylemi ?"Derin bir nefes aldı.
"Cidimisin"diye sordum ofladı.
"Sen gerçekten bazı şeyleri anamakdan zorlanıyor musun?"Göz devirdim.
"Sen benim eşyalarıma..."Devam etmeme fırsat vermeden arkasını dönüp kapıya doğru gitmeye başladı.Tam çıkacakken bana döndü.
"On beş dakika ya hazır ol."Dedi kapıyı çekip gitti.Bende sinirle yanında durduğum yatağa tekme atım.Tekme atmamla" Ahh" inlemem bir oldu.
Yatağın kenarına oturdum .
Ayağımdaki sızlama geçince, tekrar ayağa kalktım valizime doğru gidip valizi içeri yatağın üstüne getirdim.
Yemin ederim bu adam tam bir manyaktı!Kim bir insanın evine gizlice girer bir valiz hazırlar ve çıkar ruh hastası.
Ne getirdiğini merak ettiğim için valizi açmaya karar verdim ve açtığımda gördüğüm şeyle donup kaldım.
Kıyafetlerin en üstünde gördüğüm mor mayo takımını uçlarından tutarak kaldırdım ve şaşkınca baktım.
Bu adam hem manyak hemde sapıktı bundan kesinlikle emin oldum.
İçimi bir anda öfke kaplarken arkamdan gelen sesle o tarafa doğru döndüm ve Yiğiti kapıya yaşlanmış , ellerini göğsünün altında birleştirmiş bir şekilde bana bakarken gördüm.
Yanlız her zamanki gibi değildi,sert yüz ifadesinden farklıydı .Yüzünde alaylı bir ifade vardı.Dudakları düz bir çizgi halindeydi ama alay ettiği her halinden belliydi.
Ellimde ki şeyi bir top haline getirerek kıyafetlerin en altına koydum.Hızlıca ona doğru gittim.
"Sen manyakmısın?Yoksa sapık mısın?İlk defa sinirli taraf ben sakin taraf da oydu ve bunu bilerek yapıyordu.
Susuyordu beni deli ediyordu.
"Amacın ne bilmiyorum ama benden uzak dur.Her ne kadar burda zorla tutuluyor olsam da senle konuşmak zorunda görmek ve duymak zorunluluğum yok benden uzak dur."Her zamanki gibi tek kaşını kaldırdı ve yüzünde tuhaf bir ifade oluştu.
"Bitimi"dedi sanki o kadar şeyi ona söylememişim gibi .Düz bir ifadeyle ona baktım bende hiç bir tepki vermeden.
"Şimdi git giyin onbeş dakika sonrada aşağı in gidiyoruz."dedi ve bana arkasını dönüp kapıya doğru gitmeye başladı.
"Senden en kısa zamanda kurtulacağım"Dememle dönüp bana baktı ve tek kaşını kaldırdı.
"Ne o? Kaçacak mısın?"Sanırım onun gibi davranmak en iyisiydi.
"Bilmem belki de ..."Bana doğru bir adım attı.
"Peki"Dedi .Fakat gitmedi gözlerimin içine baktı.Bende gözlerimi gözlerinden çekmedim .Korkusuzca baktım onun orman yeşili gözlerine.
"Dün bakmıyordun gözlerimin içine "Dedi .
"Dün dünde kaldı bundan sonra hep korkusuzca bakacağım gözlerinin içine."
"Biz şimdiyi bakalım ,sonraya hiç gerek yok"
"Doğru sizin gibiler sadece bugünü
düşünür "
"Bizim gibiler "Diyip sustu ve bana biraz daha yaklaştı.
"Nasıl oluyormuş bizim gibiler "Diyerek aramızdaki mesafeyi tamamen kapattı.
Şimdi gereğinden fazla yakındık .
"Senin gibi işte, her an her şey olabilir sizin hayatınızda ."Diyince başını salladı.
"Aferin bunu anladığın iyi olmuş, bu yüzden bizim gibilerden uzak dur sen tamam mı."Çok yakınımda olmasına rağmen ondan uzaklaşmadım.
"Bıraksan arkama bakmadan uzaklaşacağım zaten" Dedim gözlerinin içine bakarak.
"Bunun için biraz bekleyeceksin eğer sen haklıysan ,istediğin kadar uzaklaşabilirsin"
Dedi ve benden uzaklaşarak arkasını döndü ve bir şey dememe fırsat vermeden gitti.
"Onbeş dakika ya hazır ol "Dedi ve kapıyı çarparak kapattı.
Bu adamın son sözü söyleyip gitmesinden nefret ediyorum.
O gittikten sonra ,bende ayrı getirdiği kıyafetleri alıp üstümü değiştirdim ve hazır olduğumda odada beklemek yerine aşağı inmeye karar verdim.
Merdivenleri indiğimde Yiğit dışında bir adam daha vardı .Yanlarına gidip gitmemek konusunda kararsız kaldım.
"Kafanı ne karıştırıyor bilmiyorum ama hala emin değilsin "Dedi yanındaki adam . Uzun boylu esmer bir adamdı.
"Bekleyip göreceğiz bakalım .Haklımıyım haksız mıyım ."Dedi yiğit'e ona gayet sakin bir şekilde bu adamın siniri sanırım sadece bana diyeceğim ama dün gelen kıza da aynı şekilde davrandı.
"Bir abin uyansın da bakarız." dedi Adam neyden bahsediyorlar bunlar ya.
"Oo misafirin varmış."Adamın gözleri aniden beni bulunca ne yapacağımı bilmeden öylece kaldım.
Ben şimdi niye dinledim ki bunları?
Şimdi nasıl açıklayacaktım ki bu durumu?
Yiğit'in de gözleri beni buldu ve kaşlarını çatmışdı .Hiç birşey söylemeden beni eliyle yanına çağırdı.Bir an için sertçe yutkunma gereği hissettim ve yutkundum.Ondan korkmuyorudum.Hem bana ne yapabilirki?
Kendimi cesaretlendirerek ona doğru gittim
"Sen mimarlık okuyordun değil mi.?"Niye bunu sormuştu ki şimdi ?Yinede cevap verdim.
"Evet"Yiğit'in arkasındaki adamda keyifli bir ifadeyle bize bakıyordu.
"Toplam kaç yıl okudun ?Ne saçmalıyor bu ya?
"15."
"15 yıl okudun halada okuyorsun .Bir sürü eğtim aldın ."Dedi.
"Ne saçmalıyorsun anlamıyorum "Dedim.
O kadar yıl okudun .Hiç kimse sana birilerini gizlice dinlememen gerektiğini öğretmedi mi? Hiç bir şey söylemedim .
"Bu iki oldu,üçüncüsü olmasın."Yine bir şey demedim.
"Anladın mı ?"Kaşlarımı çatım.
"Senin karşında çocuk yok!İnsan gibi davran!"Arkadaki adamın dudakları O selini aldı ve kaşları havalandı.Söyldiğim şey onu şaşırtı.Yiğit'inde kaşları çatıldı.
"Bahçeye çık."Onun her zaman yaptığı gibi ellerimi arkamda birleştirdim.
"Bana emir verme"Dedim sert bir şekilde.
Gözlerinin içine baktığımda fazlasıyla sinirlenmişti yine .Şimdi bu beni götürmekten vazgeçer diye gurur yapmanın bir anlamı yoktu.
Bana başka bir şey demesine ,emirler yağdırmasını beklemeden bahçeye çıktım.
Kapının önünde durdum ve omuzunu kapıya yasladım onun çıkmasını beklemeye başladım.
Onu beklerken diğer adam çıktı.Hiç bana bakmadan arabasına doğru gitmeye başladı ve binip uzaklaştı.
Yiğit'e ondan sonra çıktı ve diğer adam gibi yüzüme bakmadan arabasına doğru gitmeye başladı.
"Arkamdan gel"Diyerek yanımdan geçti.Bende arkasından onun gibi yaparak peşinden gittim.
Tam arabaya biniyorduk ki bahçeye başka bir araba girdi ve ben bu giren arabanın kime ait olduğunu biliyordum.Gözlerimi arabadan çekip Yiğit'e baktığımda çoktan benim yanıma gelmişti bile.
O sırada arabanın kapısı açıldı ve o indi.Aras beyin gözleri direk gözlerimi bulurken derin bir nefes aldım sanırım artık Yiğit'en kurtuluyordum.