Buketle sevinç gösterimiz bitince nefes nefese kendimizi koltuğa attık. Yatak odası, pencere, o adam aklımdan tamamiyle gitmişti. Ta ki Buket'in hadi üzerimi değişeyim. Çanta mı yatak odasına mı koyayım diyene kadar.
"Evet. Gel." Sporcu çantasına eşyalarını koymuştu. Dört beş gün izin kopartmıştı ailesinden. Yaz günü olduğu için de çok yer kaplamamıştı eşyaları.
"Ay burası çok sıcak." Cama doğru giderken bir an kendimi tutamadım ve yüksek sesle konuştum.
"Dur." Şaşkınlıkla baktı bana arkadaşım.
"Neler oluyor?"
"Sana anlatmam gereken bir şey var ama akşam. Şimdilik o camı açmasak olur mu?" bir bana bir de perdesi kapalı cama bakıyordu.
"Sen ciddisin." dedi sonunda. Oradan bakılınca nasıl duruyordum bilmiyordum ama evet çok ciddiydim. "E tama da gece nasıl yatacağız bu sıcakta." O da ayrı bir muammaydı.
"Gece olunca bakarız." Bana kalsa salonda falan yatabilirdim. Çantasını gardrobun yanına koyarak tekrar salona geçtik. "Dışarı çıkacak mıyız?"
"Şu an o kadar yorgunum ki. Biraz dinlenelim geç vakit çıkarız." dedi haince gülerek. Abisine ve aileme söz vermiştik ama öyle cozutacak değildik zaten.
Koltuğun bir ucunda o bir ucunda ben uzanmıştık. Ufak ufak sohbet ederken üzerimize bir halsizlik çökmüştü. İkimizinde göz kapakları kapandı. Daha dinlenmiş bir şekilde kalkacaktık.
Gözlerimin kapandığının, rüya aleminde olduğumun bilinciydeydim ama o adamı rüyamda görmek bile germişti ben. Peşimdeydi, garip bir haz alsam da deli gibi korkuyordum. Bu iki duyguyu nasıl aynı anda yaşıyordum. Kan ter içinde uyandığımda Buket'in hala uyuduğunu gördüm. Yakın da olsa yol gelmişti sonuçta. Sessizce yerimden kalkarak elimi yüzümü yıkadım. Telefonumu alarak terasa çıktım. Hava kararmıştı. Serinlik minik terasıma çökmüştü. Annemi aradım önce, babamla da konuştuk. Her şey yolundaydı.
"Off çok uyumuşuz." yerimde sıçarım. Yanımdaki mindere çöktü. "Ne zaman uyandın sen?"
"Çok olmadı. Kendimize gelelimde giyinip çıkarız. Yemek yeriz önce."
"Olur." Sabahki elbisemi çıkartarak keten pantalon ve askılı bir bluz giyindim. Buket'in zoruyla çok hafif bir makyaj yaptım. Evden çıktığımızda yine karşı binaya ve kapısına bakmadım. "Ali ve Suat'ta İstiklal'deymişler. Görüşelim diyorlar." Ali ve Suat bizim sınıftan arkadaşlarımızdı. Esprili çocuklardı. Kimseye bulaşmayan sakin sessiz. Benim için sorun yoktu. Onlar yemeklerini yemişler o yüzden önce biz yemek yiyecektik. Ayak üstü döner dürüm yiyerek bizimkilerin yanına geçtik. İstiklal'in başına yakın olan 45'lik bardalardı. Güzel bir yerdi burası da. Eğlenmesini bilene daha güzeldi. Kafam çakır keyif olmadan ben pek dans edemezdim.
"Yeni ev açmışsınız Nazlı Hanım. Bizi de davet edersin artık." Ali bazen böyle sululuklar yapıyordu ama özünde iyi biriydi ve bana asılmaya çalışmıyordu. Aslında en önemlisi de buydu.
"Yok canım o kadar da değil. Şimdilik kimseyi davet edemem eve. Ama sınav zamanları bakarız."
"Abilerinden mi korkuyorsun." Suat gülmeye başlamıştı. Vişne votkamı yudumlayıp bende güldüm.
"Bence sen de korksan iyi olur. Arkadaş falan dinlemez ikimizi de ortadan ikiye ayırırlar malum." Hem modern hem değildik. Nedenini bilmiyordum. Yöremizle alakalı bir durum da değildi. Onlara göre sadece erkekler istedikleri her şeyi ama her şeyi yapabilirdi. Kadınlar hep korunmalı, tertemiz el değmemiş, hatta mümkünse göz bile değmemiş olmalıydı. Kıskançlıkları çok üst sınırdaydı.
"Bir kere tanıştık Fatih abiyle. İyi biri gibi ama cidden bazı cümleleri beni benden aldı." Ali'yle tanışmışlardı okulda. Zaman zaman beni kontrol etmek için hiç olmadık zamanda çıkıp gelebiliyorlardı. Çok şükür hiçbir zaman kötü bir durumda yakalanmadım.
"Yok ya takılıyoruz falan da haklı adamlar. Çevre ve insanlar çok kötü gerçekten. Siz doğru olanını yapıyorsunuz."
"Saol be Suat. Vallahi hiç böyle erkek arkadaşlarımız olmamıştı." Buket ile bende gülmeye başladım. Okuldaki asi tayfa bizimle bu yüzden çok takılmak istemezdi. Ortamların aranılan yüzü pekte değildik.
İkinci bardağımı içerken hafiften başım dönmeye başlamıştı. Tam da bu nokta güzeldi. Buketle çılgınlar giib dans ettik. Şarkılara eşlik ettim. Bir yandan da gözümüz hep telefondaydı, biri arar mı diye ama çok şükür bu geceyi temiz atlatmıştık. Saat gece yarısı üç e doğru çıktık bardan. Ali'ler le birlikte evin önüne kadar gelmiştik. Kafalarımız hafif güzel olunca onlar bizi yalnız bırakmak istememişlerdi. Apartmanın önünde ayrıldık onlardan.
"Güzel bir akşam geçirdik." Sessiz ve kıkır kıkır çıktık eve.
"Güzeldi ama yarın akşam evde olalım. Dışarıda kendimi çokta iyi hissetmiyorum Buket." Eve girer girmem yatak odasına geçtik. Şortlu pijama takımımı çıkarttım.
"Bu camı açmak zorundayız. Yoksa sabaha kadar buharlaşırız." Haklıydı. Başımı salladım.
"Tamam yatarken tüm ışıkları kapattığımızda açacağım." Sırayla tuvalete girdik. Dişlerimizi fırçaladık. Buket çift kişilik yatağın bir ucuna geçti. Bende tüm ışıkları kapatıp camın önüne geldim. Önce perdeyi sonra tülü çektim. Geç vakitti ama adam yine ayaktaydı. Sanki beni bekliyormuş gibi altında sadece slip vardı, yatağa uzanmış sadece cama doğru bakıyordu. Camı açarken göz göze geldik. Şimdi ne hissediyorsun diye sordum kendime. Maalesef gözlerimi adamdan alamıyor onu çok arzuluyordum. Neydi bu? Ben de mi sapıktım? Bu heyecan beni azdırıyor muydu?
"Oh beee. Dışarıda esinti var evin içi hamam gibi. Şimdi serinler ortalık." Buket'in sesiyle kendime geldim. Şehvetli bakışlarından uzaklaşarak kendimi yatağa bıraktım.
"Buket." az önce konuşan arkadaşımdan sadece bir mırıltı yükseldi dudaklarından. Kafamı çevirip baktığımda ağzı açık uykuya daldığını anladım. "Buket ben bir bok yedim galiba."
"Hı hııı. Sabah konuşuruz."
"Haklısın." Gözlerimi kapadım ama dışarıdan gelen sesler yüzünden vücudumdaki alkol oranına rağmen uyuyamadım. Kalp atışlarım artmıştı yine. Bu seferki korkuyla karışık azgınlıktı. Sanırım birileri oldukça gürültülü seks yapıyordu. Adamın kadının vücuduna her girdiğinde çıkan sesi bile duyuyordum. Ve bu seslerin nereden geldiğini de az çok hissediyordum. Yavaşça kaldım. Çıplak ayaklarım yere değdiğinde bakışlarımı ayak parmaklarıma çevirdim. Biraz sonra aklımdan geçen şey için yerimden kalkacakken tüm vücudumu incelemeye başlamıştım. Saçlarımı sol omzuma atarak derin bir nefes aldım. "Sabah pişman olacaksın kalkma." Biliyordum adam yine oradaydı. Orada ve beni bekliyordu. Egosit gibi gözükebilirdim ama beni beklediğini biliyordum. Çünkü her gittiğimde sadece bana bakıyordu. O kadını becerirken bile gözü bendeydi. Yerimden kalktım. Ürkek adımlarla ilerledim camın kenarına. Tül çekiliydi, hemen ardında durdum.
Onun camında ne tül ne de perde çekilydi. Camı da sonuna kadar açıktı. Görmek istediğim bu muydu? Yine köpek pozisyonunda bir kadın, arkasında devasa cüssesiyle adam. Beni görebiliyor muydu acaba şimdi. İçimden bir şeyler akarken derin derin solumaya başladım. Daha önce kimseyle birlikte olmamıştım ama şu an kapıma gelse seve seve bacaklarımı açacak konumdaydım. O kadının içine girdikçe parmaklarım kadınlığımdaki minik tepeciği sıkmaya başlamıştı bile. Buket'in yanı başımda uyuyor olması bile umurumda değildi. Boşalmalıydım. Normalde porno izleyerek hiç boşalmazdım. Gözlerimi kapatır kimi hayal etmek istersem onu düşünürdüm. Bu benim için bir ilkti. Dün gece sonuna kadar gidememiştim. Ama şimdi bu adamın seviştiği kadın benmişim gibi izliyordum onları. Dudaklarını oynattı. Keşke ne dediğini anlayabilseydim. Kadının saçlarını eline dolayarak yukarıya çekti başını. Bir eliylede belini aşağıya bastırdı. Aman tanrım... Sanırım geliyordum...