zincirlerin kırıldığı gece

331 Kelimeler
Ay sonunda kendini göstermişti ama ışığı sanki Lyra’nın etrafında eriyor, karanlık tarafından yutuluyordu. O gece, içindeki uğultu artık sadece bir fısıltı değildi. Bağırıyordu. Zincirlerini kırmak istiyordu. Ve Lyra… yorgundu. Direnmekten, kaçmaktan, bastırmaktan bıkmıştı. Zack’in gözlerinde her geçen gün daha fazla açgözlülük, daha az insanlık görüyordu. Dağın eteklerinde durdu. Ayaklarının altındaki toprak titreşir gibiydi. Gözlerini yumdu ve ilk kez kendi isteğiyle konuştu: “Tamam… çık. Ne olacaksan ol. Ama bu kez seni ben yöneteceğim.” İçinde bir patlama oldu. Gözleri simsiyah kesildi. Tırnakları uzadı, dişleri keskinleşti. Ama bu, bir dönüşüm değildi sadece. Bu, bir doğuştu. Lyra artık sadece Lyra değildi. O gecenin karanlığı onunla birleşmişti. --- Zack, Lyra’nın ortaya çıkardığı gücü hissettiğinde ürperdi. İstediği şey buydu. Fakat bu kadar güçlü olabileceğini asla tahmin etmemişti. Göz göze geldiklerinde bir an için geri çekilmek istedi. Ama geç kalmıştı. Rose, Zack’in yanında dikiliyordu. İçinde bir huzursuzluk vardı. Lyra’ya yaklaşmasını hiçbir zaman doğru bulmamıştı ama asıl tehlikeyi şimdi görüyordu. Bu… bu artık Lyra değildi. Gözlerindeki ışık sönmüştü. Yüzü hâlâ tanıdıktı ama içinde bambaşka bir varlık vardı. “Lyra, dur!” diye bağırdı Rose. Ama karanlık buna cevap vermedi. Zack bir adım attı. “Seninle konuşmak istiyorum.” Lyra’nın dudaklarında acı bir gülümseme belirdi. “Konuşmak mı? Yoksa beni kullanmak mı?” “Seni değil… içindekini.” “İşte hata burada,” dedi Lyra, sesi artık kendi sesi değildi. “Artık ikimiz biriz.” --- Saldırı bir anda geldi. Karanlık, bir gölge gibi Zack’e atıldı. Pençeleri bir ışıltı gibi indi. Zack kıl payı sıyrıldı ama Rose… savunmasızdı. Pençeler Rose’un göğsünü yırttı. Kız çığlık attı, kanı karı boyadı. Zack, delirmiş gibi Lyra’nın üstüne atıldı. Ama artık o Lyra değildi. Saldırılarını savuşturdu, geri çekildi ve gözden kayboldu. Geride yalnızca Rose’un acı dolu nefesleri kaldı. Zack, dizlerinin üstüne çöktü. Rose’un başını kucağına aldı. “Dayan… ne olur…” Rose’un gözleri yavaşça kapandı ama hâlâ yaşıyordu. Nefesi zayıftı ama vardı. Zack, Lyra’nın içindeki şeyin artık bir tehdit olmadığını anlamıştı. O artık bir felaketti. Ve bu felaketin uyanmasında onun da payı vardı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE