yedi

701 Kelimeler
Bu yaptığım belki deli saçmasıydı belki de daha fazlası ama şu an resmen abimin arkadaşını, en yakın arkadaşımın öz mü öz abisini bir otel odasında üstümde gerçektende bir bez parçasıyla bekliyordum. Hepsi senin için Tolga aşkım. O kız sizin gruptan ayrılınca seni ikinci bir ihtimal olarak görmekten vazgeçecek artık. Odanın içinde tur atıyordum. Stres vardı üstümde, bu stresin sebebi Sinem'in yüzümü görebilme ihtimalinden kaynaklanıyordu. Eğer öyle bir şey olursa hem Eliza ile hem de abim ile aram bozulurdu. Hem de Tolga için.  Buna değmezdi. Ama işte bir ihtimal Tolga ile çok güzel bir ilişkim olabilirdi. Bunun için çabalıyacaktım. Sinem engelini yok edicektim ki aramızda hiçbir parazit kalmasındı. Kapının açılmasıyla oraya döndüm. Büyük kral dairesinin ortasında saçma sapan üstümde duran kırmızı bornoz gibi olan saten şey ve altımda bornozdan görünmeyen kırmızı küçük şort, o da satendi en büyük sorun içimde sütyen olmaması olabilirdi. (Multi Medya'da var.)  Odanın ortasında normalde Eliza ile aynı ortamdayken giymeye asla utanmıyacağım bu şeyle Eliza'nın abisinin yanında utanmamam beklenilemezdi.  Yüzümü yere eğdim. Çok kısa bir süre bakışlarımı yerde gezdirince utanmam yavaş yavaş yok olmuştu. Sonuçta bu şekilde beni bu odada görmek isteyen oydu.  Hatta o jartiyer istemişti.  Eliyle arkayı gösterip Sinem'in dışarda olduğunu ve onu takip ettiğini gösteren bir işaret yaptı. "Ne yapıcağız." demiştim, sesim kısık bir şekilde.  Sorduğum şeyi duymuştu ama beni takmadan telefonunu eline aldı ve bir şeyler yapmaya başladı telefonda.  Kısa bir süre sonra odanın hepsini kaplayan müzik sesiyle gülümsedim. Sırf Sinem konuşmalarımızı duyamasın diye yapmıştı.  "Daha açık şeyler bekliyordum senden."  kıyafetime bakarak söylediği cümle ile yüzümü buruşturdum. "Bu bornozun içinde bir şey yok Atlas abi." yatağa doğru geçip otururken kurduğum cümleyle bana dönüp içime bakmaya başladı. Çüş ama yani hani kardeşindik biladerim. Kardeş kardeşi gözleriyle taciz eder mi lan?!  "Hey çek o gözlerini göğüslerimden."  Sesim yanlışlıkla yüksek çıkarken, gözlerini kocaman açıp bana baktı. Siktir. Dışarda Sinem vardı. Ama o benimle daha önce sadece bir kere konuşmuştu yani sesimi hatırlamazdı ki.  "Diyorum ki sevgilim gözlerin sürekli görebilir göğüslerimi ama ben senin başka yerlerle ilgilenmeni istiyorum." şu an bu kurduğum cümleyle kendimden iğrenmiştim.  Atlas'da benden iğrenmiş olacak ki yüzünü buruşturdu.  "Ahh evet orası." işte lise de tiyatro ekibinin bana katkıları. İyi ki okulda tiyatro kolundaydım, o Romeo ve Juliette ki baş karakteri canlandırdığım anlar geldi gözümün önüne, bir kere daha gurur duydum kendimden.  "Böyle iyi mi?" Atlas'ın sesiyle geçmişten çıkıp gözlerinin içine baktım. Bana eşlik ediyordu. Sanırım bir şey söylemeyi unutmuştum Juliet bendim, bu harika bir şeydi ama Romeo'nun lise sona giden ve benden 2 yaş büyük olan Atlas olduğunu söylemeyi unutmuştum.  Şu an 3 yıl sonra yine tiyatro yapıyorduk.  "Daha fazlası." inledim. Evet 4 sene tiyatro kolunda olunca her boku yapabiliyordunuz. "Atlas daha ileri." derin bir nefes aldım sesimde bariz zevk, arzu ve tutku vardı. "Lütfen sevgilim hadi hepsini." Atlas'ın gözleri biraz daha açılmıştı.  Eee oğlum sen gidince biz kendimizi geliştirdik. Bakma üniversite de tiyatro okurduk da işte bunun bana katabileceği hiçbir şey yoktu.  "Ben geliyorum." bir süreden sonra onunda bana adam gibi ayak uydurması hoştu. "İlk sen, hadi güzelim." dediği şeyle yatak da yanına oturdum. İkimizin sırtı da yatak başlığına dayalıydı.  "Atlas lütfen biraz daha." gülümsediğini duydum. Şu an dışardan bizi dinleyen herkes seviştiğimizi sanardı. "Aahhh Atlas." ismini inler gibi söylediğimde Atlas'ın gülümsemesi yüzünde yayıldı.  "Seni istiyorum. Lütfen tam şimdi aynı anda." söylediğim şeyle ikimizde kısa bir an iğrensek de sonra durumun saçmalığına gülmüştük, kısık sesli bir gülüştü bu. Atlas'ın koluna vurup yorganın altına girmesi için açtım "Gelecek." diye mırıldandım. Atlas üstündekileri çıkarıp yan tarafa atmaya başladığında benim bunu yapamayacağımı belli etmek için başımı sağa sola salladım. O da altında sadece boxer kalınca yatağın içine girdi. Ve sonra bende girdim.  Her şey sanat için, her şey toplum için Nesli hocam. Atlas üstüme çıkmıştı ve yorganı hiçbir yerimiz gözükmeyecek şekilde etrafımıza sarmıştı. Hazır olduğumda bakışlarımı ona diktim o da kafasını olumlu anlamda salladığında birlikte inledik. Atlas'da ben gibi daha önce seks yapmamıştı. İlerde evleniceği kızı aldatmak istemiyordu paşamız.  O değilde çok ince bir düşünce lan. Ben sadece doğru kişinin Tolga olduğuna inanıyordum ve onunla bu şeyi yapabilirdim.  Yani sanırım, yapabilirdim.  Kapının aniden açılmasından önce ikimizde derin derin nefesler almaya başladığımız için gayet iyi gidiyordu oyunumuz.  "Atlas?!" çirkef kızımızın sesini de duyduğuma göre gerçekten oscarlık oynadığımızı fark ettim. En azından ben, abi çok iyi oyuncuyum ya. 
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE