yazardan... Ömer, Salih Çakır’ın çalışma odasındaki o dev ekranlara bakarken damarlarındaki kanın buz kestiğini hissetti. Yaman ve Behzat’ın o boş çukura, o anlamsız sessizliğe bakışları ekranın soğuk camından Ömer’in ruhuna sızdı... Kendi mezarına bakıyordu. olmadığı, ama herkesin küçük Ömer'in orada olduğunu sandığı mezara... On bir yaşındayken kafasına yediği o odunla ruhu kararan, öldü diye bir çuvala konulup o taş avludan çıkarılan çocuğun "son durağına" bakıyordu. Köy halkının, hatta öz annesinin bile içinde bir ceset olduğunu sandığı o çukur, aslında Ömer’in bu dünyadaki ilk sürgünüydü. Tahir Albay onu o gece henüz nefesini kesmediği o son saniyelerde çekip almışyı.. Mezardaki boşluk, Ömer’in içindeki boşluğun aynasıydı. boş olduğunu biliyordu, ama neden timin bir anda o mezarı

