yazardan... hava oldukça sıcak, ve bunaltıcıydı. Ömer’in tarladaki ilk günüydü. güneş sıcak, Toprak sertti. etrafındaki tanıdık, ama bir o kadar yabancı yüzler onu baştan aşağı süzüyor, hızlı hızlı çalışmasına dudak büküp hayret içinde izliyorlardı... Ömerin elinde ki Kürek her defasında toprağa indiğinde avuçlarının içi sızlıyor, sırtındaki kaslar yıllardır unutulmuş bir yükü hatırlıyordu. Ama şikâyet etmedi. Terini sildi, yeniden eğildi. Çalışmak onun için ceza değil, kefaretti... ve bu kefaretin sonunun güzel bitmesini umuyorudu ... . Salih tarlaya gelmiş, uzaktan bakmış, bir şey demeden gitmişti. Dayanabiliyor mu?.. yapabiliyor mu? Bakışı buydu. Salih bey hiç bir şey demeden tarladan gittiğinde, Ömer' derin bir nefes alamıştı... Ömer eğilip doğruldukça gözleri istemsizce tarla

