yazardan... Nikah mühürlenmiş, caminin o dar ve kutsal atmosferi bir anda düğün dernek havasına bürünmüştü. Muhtar, yüzünde babacan bir gülümsemeyle yerinden doğruldu; elini cebine atıp çıkardığı gıcır gıcır 200’lük banknotu, Yaman’ın gömleğinin cebine adeta bir madalya takar gibi yerleştirdi. "Hadi bakalım evlat," dedi Muhtar, Yaman’ın omzuna kuvvetlice vurarak. "Bu da ilk takınız benden olsun. Karadere’ye gelen misafir başımızın tacıdır, kaçak maçek ama artık aileden sayılırız." Yaman’ın avucundaki Zilan’ın elini ne kadar sert sıktığının farkında bile değildi; kemikleri neredeyse birbirine geçecekti. Gözleri, tam karşısında sırıtan Mert’in üzerinde kilitlenmişti. İçinden, “Ulan Mert, seni bu minberin direğine asmaz mıyım?” diye yeminler ediyordu. ama Mert Sanki çok iyi bir şey yapmış

