yazardan... Gece, köyün üzerine ağır bir örtü gibi çöktü. Ay çıkmadı. Çıkmamayı seçmiş gibiydi. Yıldızlar bile sönüktü; sanki olan biteni görmek istemiyorlardı... Yaman barakanın kapısını içeriden sürgüledi. Lambayı yakmadı. Karanlıkta daha rahat düşünürdü. Tabancayı bezinden çıkarıp dizinin üzerine koydu. Şarjörü takmadı. Önce dinledi. Köy geceleri konuşurdu; uzaktan köpek sesi, rüzgârın çinko çatılara vurması, bir yerlerde kapatılan bir pencere... Ömer kapının önünde duruyordu. İçeri girmedi. Yaman’ın yalnız kalmaya ihtiyacı olduğunu bilirdi. Sırtını barakanın duvarına verdi. Gözleri açık ama zihni geçmişteydi. Babasının öksürüğü hâlâ kulağındaydı. “Bu gece,” diye geçirdi içinden, “kim olduğumu unutmayacağım.” Bir saat geçti... Köy görünürde uyuyor gibi evlerin ışıkları sönüktü... a

