Bedenim tamamen çıplak kalıp gevşemeye başladığımda üzerime ağırlığını vermeden uzandı. Tenine dokunduğumda hissettiğim sıcaklık bir an için her şeyin gerçek olduğunu düşündürdü. Kalbim hala hızla çarpıyordu; bir yanım onun dokunuşlarına kapılmak isterken, diğer yanım bu anın geçici olduğunu, hiçbir yere varmayan bir yolculuktan ibaret olduğunu hatırlatıyordu. İşte o an nefesim kesildi. Emir beni tensel anlamda büyülüyordu. Parmak uçlarının tenimdeki dansı beni kendime yabancılaştırıyordu; daha önce hiç olmadığım kadar duyarlı, hiç olmadığım kadar savunmasız hissediyordum. Kendi bedenim bile bana yabancı geliyordu; her şey onun varlığına, onun usta ellerine teslim olmuştu. Bu dokunuşlarda bir sevgi, bir bağ aramaktan kendimi alıkoyamıyordum, ama bulduğum sadece bir tür nazik sahiplenişti.

