Kayıplar, hayatta olduğumuz sürece hemen yanı başımızda, bize ninniler fısıldayan sessiz gölgelerdi. Benim kaybım da bana ninniler söylüyordu; fakat bu ninniler, birer çığlıktı. İçimdeki korku öyle büyüktü ki sanki her an beni sarıp yok edecek gibiydi. Vücudum titriyordu; her an yıkılacakmışım gibi. Arkadaşım yoktu. Canımın bir parçası, bir köşem eksikti. Günlerdir bu otelde aramadık yer bırakmadık ama o yoktu. Lanet olsun, o hâlâ yoktu! "Şerefsiz! Çıkar bizi buradan! Arkadaşımızı geri ver!" diye defalarca haykırdım. Sayısız küfür savurdum ama hoparlörden tek bir ses bile çıkmadı. Kabuslarım yakamı bırakmıyordu. Her gece o karanlık odaya geri dönüyordum. Dumanların dediğine göre arkadaşım odadan dışarı çıkmamıştı, ama içeride de değildi. Bu, odada gizli bir geçit olduğuna işaretti. Köp

