Roni ' nin anlatımı..
Ömer gittikten sonra dizimi kendime çekip başımı dizlerime koyup sessizce ağladım.
Vallahi o gidince yemin ederim dedim ki her halde kalbim ezildi.
Kalbim bir el tarafından sıkılıyormuş gibiydi.
Dünyanın en sessiz yerine gitmek istedim, uzaklara herkesten ve herşeyden uzaklara , boğazıma oturan yumrunun acısı kalbime işliyordu.
çok korkuyorum ,benim yüzümden ya Ömer ' e birşey olsaydı.
Ya o pislik onu öldürseydi, ben nasıl yaşıyacaktım bununla,beni anlamıyor işte benim yüzümden onun başına birşey gelsin istemiyordum.
Hem çok utanıyordum, benim yüzümden onun başına gelenler beni yeterince mahf ediyordu.
Ömer'in kaç gündür buralardan gitmemesi, bırakıp gidememesi beni çok mutlu ediyordu.
Ama bir yandan da üzülüyordum Ömer el üstünde büyümüş biriydi, ama ben öyle değildim, o serbest hayatını yaşarken, ben ise annemin aman laf gelmesin biri birşey demesin baskısıyla büyüdüm.
Kalın duvarlarım oluştu herşeye ve herkes karşı,
Ama Ömer'e bakınca bütün duvarlarım yıkılıyordu.
Çok seviyordum onu , ama yaşadığımız hayatlar çok farklıydı.
Bilmiyorum belki bunun altında Ömer'in benden sıkılıp gidebilmesinin verdiği korkuda vardı .
Ama içimde ki korkuya rağmen kalbime söz geçirememiştim.
İç sesim ( Ömer seni terk etsede haklı adam ,o kadar şey yaptı sen ne yaptın, o sana adım artıkça sen onu ittin.)diyen iç sesimle savaşım çoktan başlamıştı.
Çalan kapıyla gözyaşımı sildim.
yataktan çıktım (iç sesim Ömer geldi ) dediğinde kalbim kuşlar gibi çoktan kanat çırpıyordu.
Ayakta beklerken gelen ablamla hem çok sevinmiş ,hemde çok üzülmüştüm.
Ablam hızla " Ömer burda mı"? Diye sorduğunda başımı iki yana sallayarak ona sıkıca sarılıp ağladım.
Ablam beni öpüp,
" Roni babam geliyor toparlan " derken endişe ile baktı,hızla akan gözyaşlarını silip lavaboya geçtim.
Gitmişti işte, kalbimin acısını beynimin her hücresinde hissettim.
Elimi yüzümü yıkayıp annemlerin
Yanına geçtim annem ve babama Sarılırken " babam iyi değilsin sanki kızım" dediğinde, annem " kızı burda boşuna tutuyorlar evi özledi tabi gidip doktorla konuş çıkaralım kızı"
Babam başını sallarken dikkatle bana baktı.
Annem bir sürü yemek yapıp getirmişti,
demlediği çaya bakıp aklıma Ömer'in hastane çayı içmediği gelince buruk bir tebessüm ettim.
" sen çay seversin diye yaptım " diyen anneme
" iyi yaptın , içerim" dediğimde kapıdan doktorla konuşup gelen babam " doktor diyor tedbir amaçlı kalsın ben anlamadım bunlar bu kızı boşuna tutuyorlar iyi işte "
" Roni doktor ne kadar diyorsa o kadar kal biz ondan daha iyi mi bilecez " Diyen Evin ablam babamla annemin yüzüne bakmadan bana bakarak konuşmuştu evet ablam aylardır ikisi ile konuşmuyor haklı olarak.
Babam ve annemden ses çıkmamıştı. Biraz sonra onlar eve gidince, ablama Sıkaca sarılıp "Ömer gitti" derken küçük bir çocuk gibi ağlıyordum.
Ablam gülerek " merak etme Ömer gelir"
" Öyle değil biz kavga ettik kızdı gitti" deyip olanları anlattım anlatırken sanki Ömer gelecekmiş gibi kapıya da bakıyordum.
" Abla ben onu çok üzüyorum ne yapıcam bilmiyorum"
Ablam gülerken ben kızarak ona baktım" abla ben burda ağlıyorum sen gülüyorsun "
İki elini kaldırıp" valla yok gülmüyorum"derken gülüyordu.
" Abla valla kızcağım ha "
" Tamam keçe, ama sende adamın kafasını bile kırdın" deyince sinirden bu sefer bende gülmüştüm .
" Ne yapıcam bilmiyorum, "
"Sevmeyi öğreneceksin ğuşkamın sevmeyi "
" Çok seviyorum vallahi , "
"O zaman doğru düzgün davran şu hayatta kaybetmek diye bir şey var Roni bunu aklından çıkarma " dediğinde güzel gözleri dolmuştu ,ona sıkıca sarıldım.
" Tamam, tamam çekil şimdi ne yapıcaz Ömer'i de kendini de üzme" dediğinde başımı salladım.
" Nasıl barışacağız şimdi,ya Ömer'i arasam mı? acaba "
Ablam güldü "ara hadi ara " deyip elime koyduğu telefondan Ömer'i aradım çaldı ama bir süre açmadı.
Düşen yüzümle "abla açmıyor "
"Sabırsız bacım bekle görmemiştir..
Ben " tamam" deyip yatağa uzandım, geçmeyen zaman az olsa da geçmişti, Ömer olunca saatler nasıl geçiyordu bilmiyorum.
Akşam üzeri ablamın baş ucumda beş dakikada bir baktığım telefonu çaldı ,
Ömer aradı ben açarken sessizdim ne diyeceğimi bilmiyordum.
" Roni " diye karşıdan gelen sesle " efendim" derken sesinin duymamın verdiği mutlulukla içim kıpır kıpır olmuştu.
" Güzel gözlüm" dediğinde gözlerim dolmuştu bile,
" Ne zaman geleceksin seni çok özledim " dediğimde güldü.
" Bende seni çok özledim, Yarım saat sonra hastanenin terasına gel sana sürprizim var"
Telefonu kapatıp" abla, kalk Ömer gelecekmiş "
Ablam gülerken " ağzının salyası akacaktı anladım zaten " deyip benimle alay etti.
"Abla beni hemen düzeltelim Ömer beni terasa çağıryor abla üstüm başıma bak hele pijama takımı nedir ya ben bunun la gitmem "
Ben Heyecanla konuşurken ablam gülerek "Roni direkt gelinlik giy git istersen , daha güzel olur "
" Abla Allah için benimle alay etme,"
Ablam hem güldü hemde dolabtan getirdiği küçük çantadan çıkardığı mavi düz belden oturmalı uzattı elbiseyi görünce
" Abla ya çok teşekkür ederim" valla Allah gönlüme göre vermişti.
" Bunu çıktığın gün giyersin diye getirdim "
Elinden alıp " ne çıktığı günü hele ver şunu giyeyim "
Hemen mavi elbiseyi giydim, saçlarım toplayıp topuz yaptım,
Ablamın çantasından bulduğum kadar da makyaj yaptım,
" Yarım saat önce ağlayana bak hele" diyen ablamın hafif topuklu sandaletini çıkarmış ayağıma koyuyordum.
Kalbim heycandan duracaktı sanki,
" Seni bekliyorum güzelim" diyen Ömer beni bekliyordu.
ablama" biri beni sorarsa öldü falan de ,ama beni çağırma valla gelmem " deyip çıktım.
Hastanenin en üst katında ne işimiz vardı.
En azından kimse yoktu ondan özür dilerdim.
Beni tam karşısında gören Ömer'e koşarak sıkaca sarıldım.
Ömer gülerek bana Sıkıca sarılmıştı.
Dedim her halde o an dünyaya sarılmışım gibi bir histi,
Hani başımızı kaldırdığımız da gökyüzünün mavisine bakarız ya , işte sanki ben o gökyüzüne sarılmıştım.
Yüzüme bakıp gülümsedi.etrafa baktığımda
Ömer hastanenin terasını güllerle süslemişti.
Küçük bir masa vardı, aklım uçtu gitti,
Valllahi heycandan kalbim durdu sandım.
Bir sürü kırmızı balon vardı, Ömer ' in bana verdiği kırmızı güllerle şaşkınla etrafıma baktım.
" Ömer çok güzel" dediğimde o bana bakıp " evet çok güzelsin" deyince anlımdan öptü.
Ona bakıp gülümsedim , "nasıl yaptın" dediğimde "Xebat ve özlem hemşire de yardım etti sağolsunlar. "
Şaşkınlıkla hala etrafa bakarken,
" ben ne yaptım da Allah seni karışma çıkardı " gözlerim dolmuştu hem heyecandan hem de mutluluktan
"Asıl sen bana neyin mukafatısın güzelim "
(Kalbim duracak Allah'ım mutluluktan kalbim kanat çırpıyor)dedim içimden
" Gelemeyeceksin sandım bir daha " hala bana sarılıyordu öptüğü anlıma anlını yasladı " sana dedim , benim senden başka gidecek yerim yok,ama geldiğim kişi bana güvenmiyor "
Sesi yüreğime işledi, iki elimle yüzünü avuçladım " ben sana değil kendime güvenmiyorum" dediğimde gözlerimden yaşlar akıyordu" ben yoruldum Roni ben seninle mutlu olmak istiyorum "
Ömer'in burnuma dolan kokusu ile yumduğum gözlerimden yaşlar yanağımı ıslattı.
O kadar çok seviyordum gözlerimden yaşlar usulca akıyordu, içime kaçan sesimle "özür dilerim..dediğimde Ömer
"İşaret parmağı ile gözyaşlarımı sildi o silirken yenileri akıyordu sessizce ..
" Benim sana gelmeyeceğimi sana düşündüren ne Roni " dediğinde verecek bir cevabım yoktu.
hem üzüntüden hem utancımdan sadece yaşlar akıyordu gözlerimden,
" Hayır ben sana karşı ne yaptım da seni bu kadar severken gelmeyeceğimi düşünüp,bana güvenmiyorsun "
Haklıydı" bilmiyorum korkuyorum sadece, özür dilerim, söz veriyorum sana kendimden çok güveneceğim "
"Asıl ben seni ağlattığım için özür dilerim turna gözlüm" deyip gülümsedi .
Kalbim gökyüzüne uçarken, özgürdü..
Bu adam beni severken kalbim kanatlanıyordu benim kalbim özgürdü.
Benden özür diliyordu ağladığım için oysa ben aşktan, mutluluktan ağlıyordum..beni üzdügünü düşünmesini istemedim ...
"Ben üzülmedim ki,hem sen burdasın ya geldin ya ben mutluluktan ağlıyorum . " Açtığı müzikle ikimiz dans ederken başım Ömer'in kalbinin üzerine denk geliyordu.
İçimden (Allah'ım ben bu adamı çok seviyorum nasip et Rabbim ömrümü ömrüne nasip et ) dediğimde göğyüzünde uçan uçurtma ile elimden tutup uçurtmayı tutuyordu.
ben uçurtmaya bakıyordum çocuk gibi korkuyordum her an düşecek diye gözümü ayıramıyordum ama verdiği keyiftende vazgeçemiyordum...
Ömer'e baktığımda onunla göz göze geldim o bana bakıyordu...
Kalbim o elimizdeki uçurtma gibi gökyüzünde uçuruyordu..
midemde binlerce kozasından yeni çıkmış kelebek kanat çırpıyordu.
Ömer bana böyle derin bakınca kalbim heycandan çatlayacak gibi oluyordu
gülümsedi, iki yanağında oluşan derin gamzelere baktım,( Allah'ım bu adam niye bu kadar, Güzel gülüyor bu gamzeler fazla değil mi Yarabbi..) diyen iç sesim haklıydı.
Fark etmiş gibi kahkaha attı ..çünkü yüzüne o kadar dalmışım ki fark etmedim rezil oldum ..
(Afferim salak Roni ,afferin Allah'tan utanıyorsun utanmasan ne yaparsın) diyen İç sesime küfür edip susturdum..
Gelen yemeklerle Ömer elimi tutup yemek masasına geçtik gülümsedim hepsi et yemekleriydi...
" Ne gülüyorsun kızım , ben dantik yemekler yiyemem valla " daha çok güldüm.
"Senden ve arabamdan sonra en çok sevdiğim şey "deyip önüme koyduğu etli yemeklere baktım.
"Senden sonra demişti bu adam et ve arabasına olan sevdası bile güzeldi.
benden sonra yani en çok beni seviyor.
bu adamın bu gülüşü ömrümü uzatıyor resmen. Yemeklerimizi yedik .
Birileri gelip topladı sanırsın babasının beş yıldızlı oteli hastanenin terası .
Vallahi şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemedim,
" Niye bu kadar masraf yaptın ya " dediğimde Gülerek "o değilde o it Xebat yardım etmek için arabamı aldı , " derken başını iki yana salladı.
bu kadar şey yapmış olması beni çok şaşırttı.
hayatımda bu kadar mutlu olmamıştım.
"Çay içermesin "deyip gülümsedi
"Olur tabi, kaçak mı ?"
Gözlerini kıstı kaşlarını kaldırdı ..
"Bizim sevdamız bile kaçak içtiğim çay kaçak olmasa ayıp olur sevdamıza,"ince belli bardakta getirdiği çayı uzattı, ( ölmem ölmem böyle füze at )dedim içimdem.
"Ömer bugün dedim ya ,ben senin için kimim ki yabancıyım dedim ya yalan söyledim "
" Sorun yok daha kötüsünü söylemişliğin vardı. " sesi sitemli gibiydi çok üzülmüş demek ki onu çok üzmüşüm...
"Beni affetdecekmisin"
"Haşa Turna hanım ne affı söylerken çok acımasızdın "
(Of ya Al işte beni affetmeyecek )dedim içimden kendime etmedigim küfür kalmadı .
"Ne yani beni affetmedin mi"
"Yok"
"Özür diledim ama "
"Beni bağlamaz "deyip önünde ki çaydan bir yudum alıp Yüzünü manzaraya dönmüş bakıyordu yüzüme bile bakmıyordu ne yapacaktım bilmiyorum.
Göz bebeklerim titredi alt dudağımı dişledim ağlamamak için..
Boğazım düğümlendi sesim içime kaçmış gibi ellerimle oynuyordum.
" Neyse ben gideyim artık "
" Ne gidecek misin"? Dediğimde içimden (iş Allah gitmez )deyip yüzüne bakıyordum.
" Tamam özür dilerim bir daha seni üzmeyeceğim söz "
" İlk günden beri burnumdan getirdin , " deyip hiç yüzüme bakmıyordu.
Ben ise ağlamamak için yukarı doğru baktım,
" Of Ömer özür dilerim ya valla"
Birden gülmeye başladı gülmedi direk kahkaha attı, şok olmuş yüzüne baktım
" sana hiç kızmadım ki"deyip ellerimi ellerinin arasına alıp öptü...
Ben bunu öldürürdüm ben bunu dövünce suçlu oluyorum sonra .
Elimi çekip eline vurdum bir tane, ayağa kalktım ," sabahtan beri beni kıvrandırdın ben de ne yapacağımı şaşırdım ya affetmesen diye " sinirli bir şekilde ona baktım ..
Gülmemek için kendini zor tutuyordu, dudaklarını birbirine bastırmıştı gözleri gülüyordu bir elim belimde yüzüme öyle bir baktı ki kızgınlık falan kalmadı bende
"Gel otur "deyip elimi tuttu öptü " ne kızması lan , daha Hastaneden çıkmadan seni özledim"deyince bu adamla ne yapacaktım bilmiyorum.
O benimle ne yapacaktı onu da bilmiyorum.
"Bir daha öyle birşey söyleme ,Sevdiğim kadın benim hiç kimsem değil herseyimdir"
avuçlarında olan ellerim sıcacık oldu kalbim gibi .
Kalbim yerinden çıkacak gibiydi.
İç sesim(Allah'ım ben bu adamı çok seviyorum canımdan öte can gibi çok seviyorum
Kalbim durursa aşktan dururdu...
Ömer bileğindeki saate bakıp, elimden tutup kaldırdı,
Gözlerinin içine bakamıyordum güneşe bakamaz ya insan bende öyle gözlerimi kaçırıyordum ,alınlarımızı birleştirdi .
"Çektiğim cefanın canı sağolsun bu anın güzelliğine bak" deyince dilim tutuldu ..
O Yokken Üşüyen yüreğime cemre düştü bahar oldu yüreğim...
("Ez.jite pir hez dikim")("Ben seni çok seviyorum") diyen Ömer'e bakıp sarıldım " ben de seni çok seviyorum ,"
Bir anda gökyüzünde onlarca havai fişekler patladı, siyah gökyüzü rengarenk aydınlandı başımı kaldırıp hayranlıkla baktım ..
o kadar güzellerdi bitene kadar Ömer beni kucağında tutarken gökyüsüne bakıyordum bittiğinde başımı Ömer'e çevirdim göz göze geldik..
Bu bakması öyle bir bakma değildi
Aşkın ta kendisiydi.
Ömer'in kollarından destek alıp parmak uçlarıma kalkıp Ömer'e yaklaştım donmuş bir şekilde bana baktı aramızda milim mesafe vardı ikimizden biri konuşsa dudaklarımız bir birbirine değerdi Ömer ne yapacağımı merak edip öylece bekledi hiç düşünmeden Ömer'i öptüm o an içimden geleni yaptım dudaklarım Ömer'in dudakları üzerindeydi.
Ömer şaşırmıştı o benden bende kendimden beklemiyordum.Ve ben utanmadan sıkılmadan Ömer'i öptüm..
o an dünya durdu midemdeki kelebekler havai fişeklerle gökyüzünü süsledi sanki ..
Ömer bunu beklemediği için ilk an çok şaşırdı sonra hiç düşünmeden bana karşılık verdi..
Belimden tutmuştu bende iki elimle yüzünü tutmuştum öpüştük .
Ömer alnımdan öptü
Gelen utangaçlık perilerimle birlikte Yer yarıldı biz içine girdik çıktık..
Ömer bana bakarken
gözlerim sanki yerde birşey kaybolmuş gibi yerlere bakıyordum Ömer dışında her yere baktım .
kalbim diyorum kalbim vallahi duracak sanki.
ben bu adamın yüzüne bakamazdım bir daha bu onun çok hoşuna gitmişti sanki gülmemek için sesini kontrol edip çenemi tutup yüzümü Kendine çevirdi .
"Vallahi Ölürüm , ölürüm sana"
Gözlerinin içine baktım ..bir iki saniye falan sonra bakamadım beni tutup kendine çekip sarıldı biraz öyle kaldık .
benim tanıdığım Ömer beni rezil ederdi alay ederdi .
of nasıl yaptım en azından ilk öpen ben olmamalıydım...
Hem ondan utanıp hem ona sarılmam nasıl bir ironiydi bilmiyorum.
Ömer bana bakmaya çalışsada ben başımı göğsünden kaldırmamakta kararlıydım.
" Roni" derken,Ömer'in güldüğünü sarsılan göğsünden anlamıştım.
"Biliyormusun ?ben az önce çok güzel bir hayal gördüm ama sana anlatamam bana Özel " Sanki demin ben bu adamı öpmemişim gibi davrandı bana, ben utanmayayım diye yapmıştı.
O an kaç defa vuruldum bu adama kaç defa aşık oldum bilmiyorum ben bu adama sayısız kez aşık oldum ..
Ömer elimi tutup öptü...
O da hiç birşey demedi anladım onu bende birşey demedim o da beni anladı.
"Biz beraber senin şehrinde sabaha kadar Mardin manzarası izledik Sıra benim şehrim de "dedim
Gülümsedi, ben size bu adamın gülüşünün ömrümü uzattığını söylemiş miydim....
Sandalyelerimizi yan yana koydu başımı omzuna koydum ellerim Ömer'in elinde Urfa manzarasını izledik...
Saat Çoktan gece yarısını geçmişti ben hala Ömer'in omzunda sesiz bir şekilde Urfa'yı izliyordum, Ömer bir sigara yaktı sigara içerken ateşin ışığı yüzünü aydınlatıyordu ...
başımı hafif kaldırıp onu izledim tabi fark ettirmeden, o manzaraya dalmıştı bende ona ,
bir iki gün sonra taburcu olucaktım ve ben o yokken onun hasretini çok çekmiştim az da olsa onun yüzüne bakmaya doymak istiyordum ...
"Turna "
("He canemi")
("Canemi??")(Canım)
("He canemi ma tü ne canemini (Evet canım sen benim canım değil misin")
("Le tü çüyi mini tü zani")("Peki sen benim neyimsin biliyormusun") dediğinde yüzüne baktım.
("Dilemi di tariyede bu ti bu roni ya dilemi")("Kalbim karanlıktaydı sen benim kalbimin aydınlığı oldun")
Ellerimi kaldırıp yeni çıkan sakallarını okşadım Ömer gözlerini yumdu yüzünü avuç içime yasladı.
Başımı göğsüne koydum,Kalbinin sesini dinliyordum Ömür boyu böyle durabilirdim
Gözüme vuran güneşin ilk ışıkları ile Gözlerimi açtım.
Ömerin omzunda uyuya kalmışım uyandığımda Ömer başını benimkine yaslamış uyumuştu elleri sımsıkı ellerimi sarmış bırakmıyordu.
ellerimize baktım sevdiğim adam yanımda eli elimdeydi daha ne ister ki bir insan,
bence hayattan alabilecegin en değerli şey sevdiğindir..
Bir iki gün sonra eve gidecektim bu adamdan önce ne yapıyordum bilmiyorum ki ?
Bir süre elim yüzünde gezindi Allah'tan uykusu çok ağırdı öyle demişti.
Eve gidince sanki dünyanın tüm hasretleri bana kalacak gibi hissediyordum .
Gözlerini açınca şaşkınca ona baktım.
Elimi çekeceğim sırada elimi tutup yanağını yasladı.
" Günaydın" dediğimde bana bak bakıp " gün seninle aysın hep aydın olur zaten "gülümsedim .
"Dün için çok teşekkür ederim çok güzeldi "
" Baktım kuru kuruya evlenme teklifi ettin, dedim olaya el atayım ilerde dede nenemiz sana nasıl evlenme teklifi etti derlerse yavrucaklara anlatacak bir şeyimiz olsun "
Ben şaşkınlıkla ona bakıp gülerken
" etmedin mi ? " Başımı sallayıp " tamam kabul ettim ama ilk sen ettin "
" Ben seni ilk gördüğüm de içimden ettim zaten, ben inkar etmiyorum eden düşünsün" dediğinde yüzünde oluşan tebessüme baktım.
İşi gücü beni zor durumda bırakmaktı." Tamam, tamam çok yalvarma kabul ediyorum" dediğinde
"Valla seni vururum ha " Ömer gülerken
" Allah'ıma herkese Roni bana evlenme teklifi etti derim "
söylerdi ,bu deli beni rezil ederdi.
Evin ablam arayınca Biz aşağıya inince
Üçümüz beraber kahvaltı yaptık.
Evin ablam Ömer ikisi bana karşı bir oldular.
Ömer ablama " Roni bana evlenme teklifi etti ,Evin ne diyorsun kabul edeyim mi "
Arkamda ki yastığı çıkarıp ona attım.
Evin ablam bana şaşkınca bakarken
" Valla bu gerçekten etmiş yüzü kıpkırmızı olmuş" deyince Ömer güldü.
"etmedim" ikisi gülerken" yemin et "diyen Ömer,in keyfi yerindeydi.
" Ettimse ettim, be olmuş sanki "
" Ömer bence hemen kabul etme bu sana çok çektirir "diyen ablam gülüyordu.
ablam hava alacağım diye çıkınca Ömer yanıma gelip bana sarıldı,
" Ömer sanki kötü birsey olacak gibi hissediyorum bu kadar mutluluk bize kalmayacak gibi "
" valla kavga falan çıkarma seni mahf ederim,"
diyen Ömer
ikimiz karşı karşıya koltukta oturmuştuk , iskambil kağıdı ile oynarken " ben kazanırsam seni öperim" dedi.
" rüyanda görürsün kazandığını bana Hogır amcam öğretti, "
birinci eli Ömer kazanınca" valla sanki hile yaptın " dediğimde o kağıtları dağıttı,
" kaybedersen Seni iki defa öperim "
" o nasıl oluyur be saçmalama ikisi aynı kapıya çıkıyor"
dediğimde Ömer kağıtları dağıtırken ben ikinci eli kazandım.
" senin kazanmana ben izin verdim "diyor birde
üçüncü elde hile yaptığı için bütün kağıtları ona attım.
" hileci " dediğimde Ömer gülerek bana bakıyordu.
" kazandım ama kabul etmiyorsun tamam hadi ispatın varmı hile yaptığıma dair "?
" ispatım yok ama ettin biliyorum , kanıtlanmayan suçun cezası da olmaz, o yüzden ben kazandım"
" kazanmadın diyorum hile yaptın "
" ben hile yaptım çünkü seni öpmek için " dediğinde bana yaklaşınca nefesimi tuttum.
Ömer le nefeslerimiz birbirine değerken " seni çok seviyorum" diyen Ömer' dudaklarımdan bir kere öpüp geri çekildi..
bana bakıp gülümsedi, bende yerimden kalkıp lavaboya gittim.
elimi yüzümü yıkarken heycandan kalbim kaburgamı kıracak gibi geliyordu.
" gel açtım " diyen Ömer gülüyordu.
yanına gittiğimde
oturup filim izlerken
Ömer'in çalan telefonuna cevap verdi,
Yüzü kaskatı kesildi...
"Tamam hemen geliyorum "deyip kelimeleri toparlamak ister gibi yüzüme baktı.
Belli ki çok kötü birşey olmuştu..
" Benim Mardin'e gitmem lazım" diyen Ömer toparlanmaya başlamıştı.
Şarj aletini ,sigarasını alıp anlımdan öptü.
" Ne oldu kötü birşey mi var? "
"önemli birşey yok ,hal edeceğim merak Etme" deyip zar zor gülümsedi.
arkasından kalkıp elini sıkıca tuttum,.
odanın önüne kadar geldiğimizde Ömer ' in elinin titrediğini fark ettim.
" Ömer "
" sorma güzelim ne olur " dediğinde başımı salladım.
Ömer gidince ben arkasından baktım.
camdan arabasına binip hızla Hastaneden çıkışını izledim
ablamın çantasından telefonu çıkarıp Filiz'i aradım Ömer'in amcasının kızı.
onunla konuşunca yatağın kenarına çöküp elim ağzımın üzerine kapatıp ağlamaya başladım.