“Bittiniz lan siz. Siz öldünüz. Yemin ederim. Asıl eceliniz ben olacağım.'' Sıtkı bunları ağzından akan salyalarla söylüyordu. Selçuk ise çoktan uzaklaşmıştı. Arabayı Hamza ile bir sahile çekti. Hamza’da da derin bir pişmanlık vardı ama asıl yara alan da Selçuk'tu. ''Hamza biz ne yaptık ne?” Hamza dudaklarını ısırdı.. Orta yaşlı adamın aslında verilecek çok cevabı vardı ama. Öğrendiği gerçeklerle yıkılmıştı adam. ''Sizin bir günahınız yok Selçuk Bey. Ne yazık ki, günümüzde öyle çok haberler var ki bunlarla ilgili ne denilebilir ki... Çok üzgünüm'' Selçuk, gözleri dolu bir şekilde baktı adama: “Ben o kadının yüzüne nasıl bakacağım?! Aradığın oğlunu biz aldık nasıl diyeceğim... Ya Eylül... Gerçekleri öğrendiğinde ne olacak? Yıllarca içinde taşıdığı vicdanla uykusuz geceler geçirirken,

