"Devran Ağa seni döverim." Agit bir hışımla Devran'ın iş yerindeki odasına dalıp masada oturan adama baktı. Ona çok sinirliydi. Onca yolu sinirli sinirli gelmiş, Devran'ı görünce sinirleri uçup gitmesin diye zor duruyordu. Devran ise masanın başında şaşkın şaşkın küçük ellerini yumruk yapmış ayağını yere vuran oğlana gülmemek için yanaklarının içini ısıyordu. Şu anda gözüne o kadar tatlı geliyordu ki, tam da küçük elleriyle dövsün, ben de onun dudaklarını öpe öpe yiyeyim diye düşünüyordu. "Neye sinirlendin sen eli maşalı." Agit bir de üste çıkar gibi eli maşalı dediği için iyice sinirlenip masaya doğru yürüdü ve işaret parmağını salladı. "Bak ağa mağa demem" deyince Devran sırıtarak "Eee?" dedi ve Agit ayağını yere vurup ağlar gibi konuştu. "Devran, İngilizce öğretmenimi arayıp teh

