Boğazımı ovuşturdum. Gözlerimi açık yada kapalı tutmam hiçbir anlam ifade etmiyordu. Kızımın elleri boynumdaydı hâlâ ve ben bu hisse engel olamıyordum. Beni boğuyordu tırnakları etimi deşiyor ve beni nefessiz bırakıyordu. Edward varken huzurluyum yokken husurzusum yalnızken kötü hisler içimi kemiriyor. Soyut acı kızımın gençliğinde somutlaşmış bir benlik gibi. Dindirimediğim gözyaşlarımla başbaşaydım. Küveti kenarlarını aşındırıyordu tırnaklarım. Boğulmama ramak kalmıştı. Boyun eğmeyecektim, benim kaybettiğim onların en büyük yenilgisi olmuştu. Ruhları. Nefesimi yavaş yavaş tüketiyorum. Beynim uyarı sinyallerini göndermeye başladı bile. Bir anlık başım yukarı yükselir gibi oldu ama kendimi tuttum. Sonuna kadar dayanmak istiyorum. Sonu acı dolu bitsede. Kendime ve kızıma verdiğim yemin

