Ölülerin gömüldüğü mezarlıkta bile yaşam yeşerebiliyordu. Ayağım altındaki toprakta filizlenmiş papatya baktım uzunca. Bana hayatı ve yaşamayı hatırlatan her şeyden nefret ediyordum. Ayakkabımın ucuyla çiçeğin üzerine basıp ezdim. Bana yaşamayı hatırlatan hiçbir kimseye yada varlığa tahammülüm yoktu. Bu bir çiçek olsa bile. Tahammülün olmadığı bir şeyede varlığını sürdürme hakkınıda görmüyordum. Toprak bile üstünde oldukça, kokusunu yukarıdan solundukça güzeldi. Altında olmayı kimse istemezdi. Ölmeye istekli olanlarda dahil. "Mezarlıkta yürüyüş yapmak istediğine hâlâ emin misin?" diye sordu. Ellerini ile kollarını üşürmüş gibi sıvazlıyordu. Tanrı aşkına çocukluğundan beri burada yaşayan oydu. Kendisinin alışması gerekirdi. Bense anca bir aya yakındır buradaydım. İlk kez Lisette'yi dinley

