bc

YILDIRIM

book_age12+
4.5K
TAKİP ET
43.7K
OKU
dark
drama
sweet
heavy
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

...Yürüdüğüm sokaktaki insanların birbirlerinin kulaklarına eğilip fısıldaştıklarını görmesem de hissedebiliyordum. Kalbim acıyla burkulurken titrek adımlarla kafamı daha çok eğip gözümden akıp hızlıca çenemin altına kadar ulaşan göz yaşımı elimin tersiyle silip oradan bir an önce uzaklaşmak için adımlarımı hızlandırdım. İnsanları ardımda bırakınca yerlerdeki çamur birikintilerine aldırmadan hıçkıra hıçkıra ağlayarak koşmaya başladım. Kalbim iki aydır içimde sıkıştırdığım azabı infilak ederek boğazımdan yukarı bırakmıştı. Ellerim başımı iki yanından kavrayıp canımı acıtarak saçlarımı çekiştire çekiştire başımdaki yaşmağı söküp aldı. Gözlerim o kadar hızlı dolup dolup taşıyorduki göğsümü acıyla döven kalbim dışarı çıkmak istiyordu sanki.

Ben hiç bu kadar ölmek istememiştim..!

Ben hiç bu kadar eksik , bu kadar zavallı ve bu kadar kirli hissetmemiştim...

Başımı nasırlı elleriyle sevgiyle okşayan babam hiç çignememisti ayaklarıyla beni...

Ben hiç annemi gözlerime bakmaktan benimle konuşmaktan kaçarken görmemiştim...

Ben hiç varken yok hissetmemiştim...

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
Kirlenmiş...
*** Üçüncü günümü ardımda bırakmıştım ama ardımda bırakamadıklarım adeta ete kemiğe bürünmüş üç gündür beni boğmaya çalışıyordu. Gözlerim uykusuzluktan sızlıyordu hoş ağlamaktan da şişmişti ancak umrumda değildi. Ben artık masum değildim ki! Beni göz bebeğim diye seven babam üç gündür bir kere bile çalmamıştı kapımı hele annem...O ağlamaktan kızarmış gözlerini benden kaçırıyor kapımı açıp bir tepsiye koyduğu yemekleri önüme titreye titreye bırakıp kaçarcasına gidiyordu. Oysa ben masumdum...'Niye en ihtiyacım olduğu anda beni yapayalnız bırakıyorsunuz!?' diye çığlık çığlığa bağırmak istiyorum. Ama biliyorum ki ne kadar bağırırsam bağırayım beni duymayacaklardı. Sonuna kadar çektiğim perdeler ve sanırım akşamın getirdiği karanlık içimdeki kapkara boşlukla bütünleşmişti sanki. Üç gün önceki acı hala yüreğimde an be an büyüyerek beni dibe çekiyordu. Tek kişilik bir yatak, küçük bir dolap ve çalışma masamın bulunduğu küçük ve bir kaç gün öncesine kadar huzur dolu odam yalnızlığımı ve kirlenmişliğimi yüzüme yüzüme vuruyordu. Çöktüğüm duvar dibi bana en güvenli yer gibi geliyordu. Kimsenin sarmadığı bedenime kendi kendime sarılmış kendimi avutmaya çalışıyordum. Ara ara burnumu çekiyor kendiliğinden dolup taşan gözlerimi umursamıyordum. Dizlerime yasladığım artık bana tonlarca yükten daha ağır gelen başımı ağır ağır yasladığım dizlerimden kaldırıp delinecekmiş gibi ağrıyan gözlerimi kısarak etrafıma baktım. İçimdeki kör karanlık bu odaya yansımıştı sanki. Avuç avuç tuz varmışçasına yanan gözlerimi daha fazla açık tutamayıp sımsıkı yumdum. Kendimi bayılacak gibi hissediyordum. Birdenbire içime dolan temizlenme hissi ile avuçlarımı oturduğum zemine yaslayıp doğruldum. Deli gibi dönen başıma elimi yaslayıp gözlerimi yumdum ve dönen başımın bir nebze olsun sakinleşmesini bekledim. Ancak duracak gibi değildi. Ağrıyan şakaklarıma ellerimi bastırıp gözlerimi usulca araladım. İçime titrek bir nefes çekip çıplak ayaklarımı halının üzerinden alıp soğuk zeminle buluşturdum. Soğuk içimi titretsede beni biraz olsun kendime getirmişti. Kaç gündür ağzıma lokma koymadığım için gözlerim sürekli kararıyordu. Odamın kapısının hemen yanında duran kıyafet dolabıma tutunup derin derin nefes almaya çalıştım. Midem çok bulanıyordu. Elimi göğsüme koyup derin soluklarla kapı koluna uzandım. Zorlukla kapıyı açıp salonun açık kapısından vuran ışıkla bir nebze olsun aydınlık olan koridora geçip koridorun sonundaki banyoya yöneldim. Salondan televizyon sesleri dışında ara sıra hafif tıkırtılar ve iç çekme sesleri geliyordu. Umursamayıp banyonun kapısını açıp içeri girdim. Kapıyı ardımdan kapatıp kilitleyerek üzerimdekileri çıkarmadan kabine girip suyu en sıcak ayarına getirip üzerime boşalmasına izin verdim. Tenime değen sıcak su damlaları canımı yeterince yakmıyordu. Sanki canım yanarsa biraz olsun ruhum huzur bulacakmış gibi geliyordu. Bu nedenle banyodaki raftan lif ve duş jeli alıp bütün şişeyi life boşalttım. Yüzüme boynuma kollarıma ulaşabildiğim her yerime derimi yüzercesine bastırıp o pisliğin tenimdeki izlerini yok etmeye çalıştım. O iğrenç anlar bir bir zihnime dökülürken arkamdaki beyaz fayanslı duvara yaslanıp sürünerek yere oturup yüzümü üzerime yağan su damlalarına doğru yukarı kaldırıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Titreye titreye ağlarken kulağıma boğuk boğuk sesler gelmeye başladı. Umursamayıp başımı yaslandığım duvara vurmaya başladım. Biraz sonra kapı şiddetle duvara çarptı ve dolu dolu olduğu için bulanık gören gözlerimden dolayı yüzlerini seçemesemde annem ve babam olduklarını anlayabildim. Babam bu halimi görünce kolunu kapı pervazına yaslayıp gözlerini yumdu. Sarsılan omuzlarından ağladığını anladım. Annemse hıçkıra hıçkıra ağlayarak hızlıca yanıma gelip beni kendine çekip sımsıkı sarıldı. Saçlarımı okşuyor ara ara minik öpücükler kondurup" yavrum..." diye seviyordu beni. Yüzümü göğsüne gömüp kalbimden koparcasina "anne..." diyip hıçkıra hıçkıra ağladım. Beni daha çok göğsüne gömüp "annem..." diyip beni omuzlarımdan tutup kendinden biraz uzaklaştırdı. Gözlerimin aynısı olan dolu dolu yeşillerini gözlerimde yüzümde gezdirip yüzüme yapışan saçlarımı yüzümden nazikçe çekip yüzümü ellerinin arasına alıp anlımdan öptü. İçi titreye titreye gözlerime bakarak "hadi seni bir güzel yıkayalım kuzum..." usulca başımı sallayıp yüzümde emanet duran bir tebessümle beni yıkamasına izin verdim. * Yatağımın üzerine oturmuş annem saçlarımı okşayarak narin narin tararken öylece bomboş karşımdaki duvara bakıyordum. Her zamanki gibi belimin altına kadar uzanan saçlarımı öpe koklaya tarayıp hafif sıkı bir şekilde ördükten sonra örgümü öpüp başımı göğsüne yasladı. Kolları beni sımsıkı sararken çenesini başımın üzerine yaslayıp bana babamla olan büyük aşkını anlatmaya başladı. " ben hem öksüz hem yetimdim. Amcam sahip çıktıydı bana . Ama bakma evine aldı ama etmediğini bırakmadı o da karısı da. Okul okumak zaten anamla babam öldükten sonra hayal olarak kaldı . Daha on ikimde tarlalarda üç kuruş yevmiye için çalıştım. Tabi çalıştığımın karşılığını hiç görmedim. Amcam alırdı ağadan yevmiyelerimi. Uzak yakın demeden her işçi isteyene gönderirdi beni. Namusuma göz diken de oldu , az çalıştığımı söyleyip yevmiyelerimi eksik verende. Amcamdan az dayak yemediydim bu yüzden. Bir keresinde döverken bir fırsatını bulup kaçtım ve komşunun ahırına saklandım. Uyuya kalmışım saman balyalarının arasında. Öyle bir acıyla uyandım ki sorma . Amcamdan dayak yerken bile o kadar canım yanmamıştı. Kocaman simsiyah bir yılan bacağımı sokmuştu. O korkuyla ve acıyla öyle bir çığlık atmışım ki bütün köy başıma toplandı . Yılanı öldürüp apar topar beni sağlık ocağına götürdüler. Bacağım davul gibi olmuştu. Canım çok yanıyor boğazım yırtılırcasına çığlık atmak istiyorum ama sadece sessiz sessiz inleyebiliyordum. Sağlık ocağında pek bir şey yapamadılar. Ambulans çağırıp beni merkezdeki büyük hastaneye götürdüler. Orada tam on gün yoğun bakımda kalıp ölüm kalım savaşı verdim . Ama Rabbim yüzüme güldü hekimler tam umudunu benden kesmişken iyileşivermişim. Sonra bu olayın da etkisiyle amcam daha da o kadar dövmedi beni. Neredeyse sevinecektim beni yılan soktu diye. Gel zaman git zaman on yedime geldim. O dönem evlerde şimdiki gibi çeşmeler yok tabi. Dere boyuna iner testilerle, kovalarla belimiz kopa kopa su taşırdık evlere. İşte amcamın evine de suyu ben taşırdım. Verirdi yengem elime koca koca kovaları gönderirdi su çekmeye. Yine bir gün yamanmaktan bir hal olmuş siyah entarimle dere boyuna inip kovaları doldurup yola koyulduydum ki kafama bir taş geldi. O acıyla kovalar elimden düşüp kırıldı. Elim başımda yere çökmüş hem kovalara hem kovalar yüzünden yiyeceğim dayağa hem de başımın ağrısına ağlıyordum. O anda üzerime bir gölge düştü. Taşı kafama atan velet zannedip başımı kaldırmadan elime bulaşan kanı o kişiye gösterip "yaptığını beğendin mi bacaksız! Yardın güzelim kafamı..." diyip başımı hışımla kaldırdım . Birde ne göreyim..! Ben küçük haşarı bir velet beklerken badem gözlü daylan gibi bir delikanlı durmuş öylece bana bakıyordu . İlkin bir kaal geldi. O bana ben ona bakıyoruz öylece. Sonra kendime gelip hızlıca yerimden kalkıp kaşlarımı çatarak " ne bakıyon be! Hem kafamı yar hem de bön bön bak !" beklemiyor olacak önce bir kaşları kalktı sonra da içimi kıpır kıpır eden bir şekilde gülümseyip "yalnız taşı ben atmadım hırçın kız ..." tabi ben o sırada car car konuşuyom adamı dinlemiyorum ki !" Adama bak birde sırıtıyor ...Ney..?!" bu halime daha çok gülüp gözlerini anlıma çevirdi " ben yapmadım ama ben sarabilirim..." gözlerimin içine içine bakarak öyle bir dedi ki sanki anlımdaki yarayı değilde yüreğimdekini görüyor gibiydi ..." derin bir nefes alıp " işte böyle başladı bizim birbirimize olan sevdamız." diyip yüzüme bir perde misali dökülen saçlarımı yüzümden çekip anlıma bir öpücük kondurdu. Gözlerimden akan yaşlara rağmen hüzünle gülümsedim. Beni yatağıma yatırıp yanıma uzandı. Başımı sıcacık göğsüne koyup saçlarımda ki ellerinin hissettirdiği güvenle gözlerimi kapattım. Ama kapatmamla açmam bir oldu. O iğrenç mavi gözler gözümün önüne gelmişti. Hıçkırarak ağlayıp "anne..." diyerek yüzümü annemin göğsüne gömdüm . Yüzüme düşen damlalar onunda ağladığını gösteriyordu "annem..." diyip saçlarımı koklayarak öptü. Gözlerimi sımsıkı yumup hıçkırıklarımın arasında fısıldadım "geçmiyor..." çenesini başıma yaslayıp fısıldadı " geçecek annem geçecek... Belki izi kalacak ama geçecek..." dedi. Başımı usulca iki yana sallayıp gözyaşlarımın arasında acı acı gülümsedim "geçmeyecek...ben...ben kirlendim..." annem hızla beni kendinden uzaklaştırıp kaşlarını çattı "hayır annem ...Sen kirlenmedin...İnsan ancak kalbi kirlenirse kirlenir ...Sen tertemizsin kuzum ..." diyip beni tekrar göğsüne çekti. Ve küçükken her gece bana söylediği ninniyi söylemeye başladı... BÖLÜM SONU...

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

HÜKÜM

read
225.1K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
527.0K
bc

AŞKLA BERDEL

read
79.9K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K
bc

ÇINAR AĞACI

read
5.8K
bc

PERİ MASALI

read
9.5K
bc

Siyah Ve Beyaz

read
2.9K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook