Yağmurlu bir günün akşama çalan saatlerinde her zamanki gibi evdeydim. Odamın penceresindeki perdeyi aralamış, pencereden dışarısını seyretmekle meşgul olurken derin bir nefesi içime çektim. Kendini cama vuran yağmur damlaları belirli bir yol çizerek aşağıya doğru akıyor, gerisinde damla damla izler bırakıyordu. Soğuk havanın da etkisiyle buğulanan cama parmağımla bir şeyler çizmeye başladım. Kendi adım ve uzun saçları olan ufak bir çöp adam... Resim sanatı algım bundan ibaretti. Daha fazlasına ne aklım yeterdi ne de el becerim. En iyisi bu işi yapabilenlere bırakmaktı. Çok da düzenli sayılmayan ders çalışma rutinim sona erdiğinde müzik dinlemekten kitap okumaya kadar birçok aktiviteyle ilgilenmiş fakat sıkılıp bırakmıştım. Hava soğuk olduğundan arkadaşlarımla herhangi bir sosyal faaliyet

