28

1241 Kelimeler

Kıskançlık hayatım boyunca yok saydığım, hiç hissetmediğim bir duyguydu. Zira acıyı, hüznü ve öfkeyi öylesine derin, öylesine içten yaşamıştım ki kıskançlık gibi bir duyguyu hiç hissetmemiştim. Hoş, benim kıskanacak kimsem yoktu. Ah pardon, yanlış söyledim. Benim kimsem yoktu. Ben... Ben kimsesizdim. Ama şimdi, biri vardı. Yoktu, olmamalıydı, ona bağlanmamalıydım ama elimde değildi. Kalbim ona karşı hükmünü çoktan vermişti. Ona aşıktım, ona öyle çok aşıktım ki bazen bunun boyutu beni bile tedirgin ediyordu. Bir insanı bu kadar sevmek mantıklı değildi. Hoş, aşk da zaten mantık işi değildi ki. Uzak durulması gereken çok tehlikeli bir duyguydu. Ama lanet olsun! Lanet olsun ki ben ondan uzak duramıyordum. Mavi gözleri beni öylesine içine çekiyordu ki sanki onu göremezsem boğulacaktım. Ben...

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE