Bölüm 1 Her şey daha yeni başlıyor.
Bugün mezuniyet günümdü.Gerçekten bugün için çok heyecanlıydım.Mezun olacaktım.Şuan üstüme ışıl ışıl parlayan mavi elbiselerimi giydim ve şuan kuaförde saçlarımı yaptırıyordum.Yakında"Büro yönetimi ve yönetici asistanlığı"bölümünden mezun olacaktım.Hemen arabaya binip mezun olacağımız yere doğru gittik.Orada arkadaşım Merveyi ve Efsunu gördüm.İkisi benim yakın arkadaşlarımdı.Lisede ve üniversitede okulda çok popülerdim fakat tek anlaşabildiğim ve kafamın uyuşabildiği kişiler onlardı.Merve beni görmeyle hemen bana sarıldı.Efsun ise bana gülümsedi."Bugün nasılsın Elif?" diye sordu.Ben de bugün çok heyecanlıydım,bu heyecanı nasıl dile getirebileceğimi bilmiyordum.
"Yeterince iyi." dedim gülümseyerek.
Öğretmenlerimiz hemen bizi çağırdı.Keplerimizi mutlu ve nice bir şekilde attık.Çok mutluydum.Artık sonunda mezun olmuştum.Bana daha kimse engel olamazdı.O sırada arkadaşlarımız bize kutlama edasıyla söyledi "Bugün büyük kutlama var,akşama arkadaşlarla şöyle bir parti yapalım dedik.Ne dersiniz" diye sordu.Fakat gelebilir miydim,bilemiyordum.Şuan sadece dışarıda sele serpe gezmek istiyordum.Sanki özgür olmuşum gibi.Efsun ile Merve partiye katılmayı kabul etti.Tabii ki ben de kabul etmiştim. Ama şuan daha erkendi.Onlar akşam 8 'de gitmeyi önermişlerdi.Ben de kabul ettim şuan saat daha 6 idi.Ona kadar gezmek istedim.Efsuna teklif ettim,fakat o, o saate kadar kadar eve gidip ne giyeceğine karar vermek istedi.Aslında üstündekiler güzeldi ve tam partiye gitmelikti neden farklı giyinmek istediğini anlamadım fakat onu daha fazla sorgulamak istemememiştim.Bu bana düşmezdi.Merve benimle gelmeyi kabul etti.Bunu duyduğuma çok sevinmiştim ve sevinçli bir edayla "Hadi gidelim!" dedim.Daha sonra annem,babam ve sevgili ikiz kardeşim Eren yanıma geldiler.Annem ise "Seni tebrik ederim canım kızım!" dedi.Ben de anneme karşılık olarak "Sağol anneciğim,teşekkür ederim." dedim.Babam da "Başarılarının devamını dilerim kızım." dedi.İkiz kardeşim de beni tebrik etmişti.O hala okuyordu.2 yıl önce "Yazılım Mühendisliği" bölümünü kazanmıştı.Bu bölüm 4 yıllık bir bölüm olduğu için devam ediyordu.Benim bölümüm 2 yıllıktı.Çok fazla uzatmadan anneme ve babama arkadaşımla dolaşmaya çıkacağımı söyledim ve Mervenin yanına gittim.Biraz dolaşmaya başladık ardından Merve bana kurnazca gülümsemeye başladı.İlk başlarda bu asılsızca gülümsemenin sebebini anlayamamıştım fakat daha sonra bu gülümsemenin o kadarda masum olmadığını fark ettim.Merve bana bir teklifte bulundu."Hey,Elif sana bir şey söyleyebilir miyim" dedi.Ben de bana ne söyleyeceğini merak ettim.Merve ne peşindeydi? Ben ise,"Söyle." dedim.O da bana aynı kurnaz gülümsemeyle birlikte bakışlarını sürdürmeye devam etti."Elif,bunu sormak bana hiç düşmez ama sevgilin var mı acaba?"
Bana neden bu soruyu sorduğunu gerçekten merak etmiştim.
"Hayır,yok.Ama bunu bana neden soruyorsun?" diye sordum.O da bana "Madem sevgilin yok,Elif.Seninle bir oyun oynayalım." ben de ona "Ne gibi bir oyun?" dedim."Sen şimdi şansına karşına kim çıkarsa ona çıkma teklifi edeceksin.Hem çok eğlenceli olur.Neden denemiyoruz?"
Merve ne peşindeydi?Ya da ben kendi kafama göre kurguluyordum.Belki de eğlence arıyordu?Bilemiyordum.
"Hayır Merve.Olmaz." dedim.
"Bak,Elif.Benim kalbimi kırıyorsun.Neden benim için az da olsa bir şey yapmıyorsun? dedi.
Israrla reddetmeme rağmen o hala bana ısrar etmeye devam ediyordu.Ona bir oyun oynamalıydım.Acaba denemeye değer miydi?Yinede denemeye karar verdim.
"Tamam,kabul ediyorum."
Bu sözümü duyan Merve ellerini sevinçle çırpıştırdı.Fakat ben sözümü tam olarak bitirmemiştim.
"Ama bir şartla." dedim.
"Sen de aynısını tekrarlayacaksın." dedim.Merve de bir süre yüzüme baktı.Daha sonra cevap verdi.
"Tamam,tamam!Kabul ediyorum.Ama ilk sen yap." dedi.
Başka yapacak bir şeyim yoktu.Üzgün ve hüzünlü bir şekilde yürümeye başladım ve bir adama çarptım ve elimdeki kahve adamın üzerine döküldü.
Adam ise bana sinirlenmişti,bu her halinden belliydi.
"Ne yapıyorsunuz?Önünüze baksanıza!Bütün kahveyi üstüme döktünüz!"
Merve ise ben tam adama atarlanacakken göz kırptı ve orayı terk etti.Beni o adamla baş başa bırakınca korkmuştum.
"Merve!Merve! nerede gidiyorsun?buraya gel!Merve!"
Ne kadar çağırırsam çağırayım o gelmedi.Evet,o gelmedi.Beni o adamla yalnız başıma bırakmıştı.
Adam ise benim üstüme gelmeye başladı.O üstüne geldikçe ben geriye gidiyordum
"Ne yapıyorsunuz?size yanlışlıkla çarptığımı söyledim!Evet,üzerinizdeki pahalı bir takım.Sizden gerçekten ama gerçekten özür dilerim.Gerekirse üstünüzü temizlerim ve kuru temizleme masraflarınızı da ben karşılarım!"
"Merak etmeyin,Bayan.Benim bu takımımı kuru temizlemeye verecek kadar param var zaten.Hem de o takımların daha fazlasını alacak para var bende." dedi.Ben de bu adamın kibrine baya sinirlenmiştim.Bu adam beni gıcık ediyordu.Belki iki çift laf yese aklı yerine gelirdi.
"Ben de sizde yok demedim zaten!Sadece kendimi suçlu hissettiğim için size bunu teklif etmiştim!" dedim.O ise hala benim üstüme gelmeye devam etti ve beni duvara sıkıştırdı ve kulağıma fısıldadı.Kulağıma fısıldarken kulağıma deyen nefesi beni tahrik ediyordu.
"Ben asla bu takımımı yıkamadım.Bu benim en sevdiğim takımdı.Çok sevdiğim birinden kalmaydı." dedi.
Acaba bu kadar değer verdiği kişi kimdi?Ama bunu bana sormak düşmezdi.Ardından,birden boynuma uzandı ve boynuma yavaş,şehvetli bir öpücük bıraktı.Beni öptüğünü hissedince hafif silktim ve şaşırmıştım.
"Beyefendi ne yapıyorsunuz?"
"Sadece kendi istediğim şeyi yapıyorum."
Daha sonra çağıran galiba adamıydı.
"Yiğit Bey,gelmelisiniz.Şirkette acil bir iş çıkmış." Bunu duyunca tam arabaya gidecekti ki gitmeden önce bana şunları söyledi:
"Her şey daha yeni başlıyor."