“Bir başıma da yeterim Hevi hanım” dedim ama Hevi hanım güldü sadece. Aslında kolum kanadım kırılmış gibiydi. Ama en çok şimdi dik durmam gerekiyordu. Bu konağa ilk geldiğim günden daha çok düşmanım vardı. O zamanlardaki gibi güçlü olmam gerekiyordu. Odama döndüm ve kendimi cesaretlendirmeye çalışıp durdum. Bu hasretin hemen bitmesi için dualar etmeye başladım. Öğleden sonra Rojda çaldı kapımı, “Yenge hadi aşağı gel” “Yok Rojda, odada işlerim var” “Yenge mutlaka gelmen lazım” dedi ve ne olduğunu söylemeden aşağı indi. Merakıma yenip düşüp indim aşağı. Salona girer girmez kahve tutuşturdular elime. Kahvemi alıp kenara otururken herkesin içip ters kapattığını gördüm. “Hadi yenge sende iç hemen” dedi Rojda. “Yine mi fal” “Evet ama bu diğeri kadar değil tabi” “Ben fal falan

