86. BÖLÜM ANTEP'İ TERK ETSİN

1500 Kelimeler
" Yavuzzz yaaa" diye mızmızlandı. Yavuz'un çok hoşuna gidiyordu onun utanınca pembeleşen yanakları ve halleri. Yavuz dururmu ani bir hareket ile hafif doğrulup Leyla'yı gıdıklamaya başladı tiki olan Leyla'nın attığı kahkahalar odalarından dışarı taşmıştı. Allahtan bulundukları katta sadece kendileri vardı yoksa konağa rezil olmaları an meselesi idi. Leyla elleri ile Yavuz'a engel olmaya çalışsa da çok başarılı olamıyordu. Yavuz biraz daha devam ederse gülmekten çatlayacaktı o güldükçe Yavuz'un içi huzur dolmuştu. Sevdiği kadına gülmek yakışıyordu yıllardır akıttığı gözyaşlarının yerini böyle binlerce kahkaha ile dolduracaktı . Ama artık kalkmaları gerekiyordu yetişmesi gereken bir uçak vardı. Leyla'nın gülen gözlerine bakıp alnına dudaklarını bastırdı. '' Artık kalkmamız gerekiyor hanımağam yoksa uçağı kaçıracağım '' diyerek tamamen doğruldu ve yataktan kalktı banyoya doğru giderken Leyla'ya çapkınca bir bakış attı '' Leyle bana kıyafet hazırlar mısın? '' dedi Leyla yatakdan çoktan çıkmış camları açıyordu odayı havalandırmak için Yavuz'un sorusuna kafasını salladı işine o kadar odaklanmıştı ki dönüp bakmamıştı. '' Tamam hallederim ben şurayı toparlayayım'' dedi ama Yavuz'un yüzün de beliren o hin gülüşü ve çapkınca bakışları göremedi. '' İstersen sende gelebilirsin '' diyen Yavuz'un yüzünde çapkın bir gülümseme vardı. Leyla duydukları ile gözlerini kocaman açmış öfkeli bakışlarını Yavuz'a sabitledi. Elinin altındaki yastığı sıkıca kavradı. Bu adam bunu haketmişti . Yastığı kaldırdığı gibi Yavuz'a fırlattı. Lakin Yavuz gelecek her darbeye hazır bekliyordu banyo kapısının kulpunu hızlıca indirip içeriye geçmiş yastık kapanan kapıya çarpıp yere düşmüştü. '' Sen utanmaz , arsız , terbiyesiz bir adamsın. Ne ara bu kadar pervasız oldun sen Allah Allah yaa. Edepli sessiz sakin adam gitti iyice kuduruk biri oldu gece gece seni üç harfli mi dürttü anlamadım ki '' diye giden adamın arkasından söylenirken Yavuz ise çoktan suyun altına atmıştı kendini. Leyla yatağı da düzeltikden sonra Yavuz'a kıyafetlerini çıkarmış hazırlamıştı. İşe gitmeyeceği için spor bir kombin tercih etmişti Leyla. Kendisi içinde diz kapaklarında biten siyah bir elbise çıkardı. Siyah ve beyaz takıntısı vardı Leyla'nın renkli giyinmeyi de seviyordu ama en çok siyahı yada beyazı tercih ediyordu. Yavuz kısa bir duşun ardından beline doladığı havlu ile çıkmıştı banyodan saçlarını eline aldığı havlu ile kurulayarak giiyinme odasına geldi. Leyla'nın arkası dönük kıyafetlerini hazırlıyordu. Yavuz sessizce seyretti sevdiği kadını. Her halimi güzel olurdu bir insanın , her halimi masum olurdu. Seviyordu aşıktı Yavuz hemde deliler gibi ama korkuyordu Leyla'yı üzmekten kırmaktan yine aralarına yanlış anlamaların girmesinden ve onu kaybetmekten şu bir kaç günde nefes aldığını yaşadığını hissediyordu Yavuz. Onsuz geçirdiği o beş yıl azap gibiydi çok geri gelmek istemişti ama babasını ezip geçmek saygısızlık etmek istememişti. Babası ile zaten pek anlaşamıyorladı annesi arada kalıyor üzülüyordu. Yavuz annesine birşey olmasından da korkmuştu zavallı kadın neler çekmişti bu süreçte en sonunda da hastanelik olmuştu. Leyla arkasını döndüğünde kendisine dalmış bakan Yavuz'u görünce korktu "hııhh " diyerek damağını kaldırdı Yavuz korkan kadına gulümsedi. Leyla yukardan aşağıya süzdü Yavuz'u gözleri çok farklı bakıyordu sanki acı , pişmanlık, özlem vardı o gözlerde. Leyla'nın bakışları gözlerinden yüzüne indi orda ln kalın dudaklarına, sert ve yapılı olan göğsüne ve en son saçlarından akan su damlalarını takip ederek karın kaslarına indi bakışları. Maşallah Taş gibi idi sevdiği adam sonra düşündüklerinden utanıp bakışlarını kaçırdı . " Yedin bitirdin Leyle bakişlarınla" Leyla utançtan kıpkırmızı oldu. Kıyafetlerini eline alıp Yavuz'a doğru adımladı. Kalbi yine hızlı atıyor dört nala koşuyordu Leyla'nın böyle zamanlarda nefesi kesilecek gibi oluyordu. Yavuz kendisine doğru gelen kadına çapkınca bakışlar atıyordu. Leyla Yavuz'un vucuduna bakmamak için çaba sarf ediyordu. Yavuz'un yüzü kızaran ve utanan karısına bakınca dudakları yana doğru kıvrıldı. Yüzüne kocaman bir tebbessüm yerleştirdi. Leyla kendisine gülerek bakan kocasını görünce kaşları çatıldı. " Ne ne var niye gülüyorsun " diye sordu acaba yüzünde birşey mi vardı diye düşündü. Ellerini istemsizce yüzüne götürdü. " Yine kıpkırmızı olmuş yanakların sen benden utanıyormusun?" Tek kaşını kaldırarak sorusunu sordu Yavuz. Leyla'nın vereceği cevabı merak ediyordu. " Kim ben mi? Ne münasebet niye utanayım senden canım" düşünmeden konuşmuştu Leyla bal gibi de utanıyordu. Yavuz öylemi der gibi bir bakış atıp elindeki havluyu omuzlarına bıraktı. Elleri yavaşca belindeki havluya gitti. " Madem utanmıyorsun o zaman yanında giyinmemde bir sakınca yok " deyip havluyu açıyormuş gibi yaptı. Leyla'nın gözleri irice açıldı elini gözlerine kapattı hızlıca. " Sen şaşırdın, kafayı yedin iyice eminim artık benamus oldun sen" parmaklarını hafif aralayıp hızlıca odadan çıktı. Yavuz'un gür kahkahası doldu odaya. Leyla sinir oldu hep böyle yapıyor kendini utandırıyordu. " Ne o hani utanmıyordun" diyerek bağırdı giden kadının arkasından Yavuz. " Sen edepsiz bir pisliksin" diyerek hızlıca banyoya girip kapıyı kilitledi. Leyla duş alırken Yavuz da hızlı bir şekilde giyindi. Saçlarını tarayıp şekil verdi. Parfümünü sıktı Leyla'nın hediye ettiği bilekliğini taktı. Evliliklerinin nişanesi olan aile yüzüğünü de parmağına taktı. Saatini de koluna takınca hazırdı. Leyla'da giyinmiş çıktı banyodan saçlarına havlu dolamıştı. Odaya yine miss gibi gül kokusu yayıldı Yavuz'un ciğerleri de bayram etti. " Saatler olsun hanımağam " Leyla kendisine sırıtarak bakan adama gözlerini devirdi. Hala siniri geçmemişti odada bulunan pirize fön makinesini takıp pufa oturdu saçlarını kurulayacakdı. Yavuz yanına gelip arkasında durdu elindeki fön makinesini alıp başladı Leyla'nın saçlarını kurulamaya. Leyla hiç beklemiyordu boyle bir sey saşkındı ama içi kıpır kıpır oldu gözlerini kapattı. Şu anın büyüsüne kapılıp gitmek istedi. Çok beklemişti bu günleri, Yavuz'un bu kadar ileri gideceğini düşünmezdi ama Yavuz onu her hareketi ile şaşırtıyordu. Nasıl güzel kurtuyordu saçlarını severek öperek koklayarak. Görmesede hissediyordu Leyla Yavuz'un her hareketini. Gözlerini açtığında kehribarları bir çift karagözle çakıştı. Çok derin ve anlamlı bakıyorlardı o karagözler. Leyla o gözlerde artık kendisini daha net görebiliyordu. Yavuz severek kurutmuştu Leyla'nın saçlarını. Nihayet bitmişti kurutma işi makineyi kapatıp fişi prizden çekti. Leyla Yavuz'un dokunuşları ile kendinden geçmişti ki bir anda kendini boşlukta gibi hissetti. " Teşekkur ederim" diyerek ayağa kalktı Yavuz yüzünü elleri arasına alıp alnına derin bir öpücük kondurdu. "Sen bana hep böyle bak yeter ki ben bu ömrü sana feda ederim Efuli yeter ki yüzün hep gülsün" Leyla Yavuz'a sıkıca sarıldı sonra beraber el ele aşağıya indiler. Tarifi olmayan bir mutluluk ile doluydu ici Leyla'nın. Artık o kötü günlerin acısı yïreğinden tek tek akip gidiyordu. Leyla mutfağa giderken Yavuz oturma odasına geçti. Senem biraz toparlayınca Zeynep ile birlikte giyinip indiler aşağıya. " Günaydin hanımlar yardım lazım mı?" Sultan hanım ve kızlar Leyla'ya baktılar. " Herşey hazır Leyla'm hadi sende çık kızlarda çayları doldurup geliyorlar" Leyla başı ile tamam diyerek çıktı yukarı. Tahir de giyinmis iniyordu. " Nasılsın halamın oğlu" Diyerek takıldı Leyla kuzenine. " İyiyim dayımın kızı " dedi Tahir de gülerek. Leyla elini kuzeninin omzuna koydu. " Vazgeçme kuzen Senem'in dili istemiyorum desede kalbi seni hala deli gibi seviyor" Tahir biliyordu ama Senem inadından ödün vermiyordu iste. " Senin o arkadaşın tam bir inatçi keçi ama yapacak birşey yok bir kere sevmis bulunduk " dedi ikiside güldüler sonra beraber odaya geçtiler. Herkez masada yerini alınca Yade Zergül " Afiyet olsun " dedi ve başladılar kahvaltı etmeye. Tahir in gözleri Senem de idi ama Senem yine kafasını eğmiş bakmıyordu. Yade Zergül ise gözünün altindan onlari takip ediyordu. Yaşli yureği nedense Senem'e daha bir ısınmıştı. " Behram o Mehmet'i ara konağa gelsin" İlla bu işe de el atacaktı yoksa eski de ile nam salmıs bir hanımağa idi Berzan ağa bile ondan çekinir saygı gösterirdi. " Tamam ana ararım birazdan " Yavuz babannesine baktı söyleyecekleri vardı. O enistesi bu defa çizmeyi aşmıştı kimse kusura bakmasındı Yavuz verdiği karardan bu saatden sonra da dönmezdi. Arkasına yaslandı ve kararını herkez masada iken soyledi. " Yadem söyle eğer ki iki güne kadar gelip Senem'i istemez kararında hala kararlı ise Antep'i bugün terk etsin. Bir daha da ben gel diyene kadar gelmesin. " Yade Zergül başta olmak üzere masadaki herkez şok olmuştu Yavuz gozü kara adaleti ile nilinen bir ağa idi ondanda bu beklenirdi. Yade Zergül gurur duyarken Senem elindeki çatalı düşürdü ağzındaki lokmayı zor yuttu. Leyla kocasının aldığı karara mutlu oldu lakin isteme işi biraz ani olmustu onun içinde. " Yavuz ağam kızımıza sordun mu ister mi ki Tahir'i " diyerek Senem'e bakıp güldü sonra bakışlarını Yavuz'a çevirdi. " Benim kardeşim abisinin lafının üzerine laf etmez ister . Antep'in ve bölgenin en yakısıklı namı civar illere uzanmıs gamzeli mimarına vereceğiz sonuçta" oda Leyla'ya ayak uydurmuştu. Berzan da abisine destek verdi burda Senem renkten renge girerken. " Vallahi abim diye demiyorum Antep'in ve doğunun kızları bu mimar'a hasta Senem abla kaçırma derim" deyince Asmin alt da kalırmı hic. " Ne yani abim yakışıklı ise Senem ablamda dünya güzeli marifetli becerikli alımlı elini sallasa ellisi" dedi. Tahir Asmin'e öyle bir bakti ki dostmusun düşman mısın der gibi idi o bakış. Asmin de ellerini yana doğru açıp " kusura bakma abi" der gibi baktı. " Yalnız Yavuz abi bizden kız almak öyle kolay değildir " diyen Zeynep ile Senem içtiği suyu püskürttü. Masada ki herkez kahkaha atarken Senem utancından yerin dibine girdi. " Be.. benn çok özür dilerim" diyerek masadan kalktı hızlıca dışarı attı kendini. Arkadaş değil düsmandı bunlar büyüklerin yanında bir gelinlik giydirip kına yakmamışlardı. Utanmasalar gerdeğede sokacaklardı kendisini " Tövbe estağfirullah" dedi. Hızlıca odaya gitti utancından masaya bir daha geri dönemezdi. Zeynep de müsade isteyerek dostuna bakmaya gitti. Bir kahvaltı daha kahkahalar ile bitmişti Miroğlu konağında. Yavuz İstanbul'a gidip geleceğini ailesine bildirdi. Tahir ile beraber çıktılar odadan Yavuz'u hava alanına Tahir bırakacaktı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE