Pelin bir süredir içine düşen kuruntunun sona ermesine karar vererek eve gelirken bin bir zorluk çekerek eczaneye uğramıştı. Şimdi odasındaki banyoda küçük test çubuğunun ona vereceği bilgiyi beklemeye başladı. Ne geçmez zamandı. Banyo içinde bir tur atıp çubuğa bakıyordu. Bunu kaç defa yaptığını bilmeden tekrarladı. Sonunda karşısında kırmızının en koyu tonu iki çizgi ona gülümsüyordu. Sevinse mi ağlasa mı bilemedi. Duyguları birbirine girdi. Hem sırıtıyor hem ağlıyordu. Hamileydi ve bunu hemen Cenk'e söylemeliydi. Odasından çıkıp iki adım attığında duvar gibi bedene çarptı. Ege düşmemesi için onu kollarından yakaladı. "Yavaş be abla! Kaçan mı var, ne koşuyorsun?" "Ege şu an sana laf anlatamam, acelem var" Kardeşinin kollarından sıyrılıp koşar adım merdivenlerden indi. Gören yangın va

