25.Bölüm

625 Kelimeler
Kaan okulun bahçesindeki bankta oturmuş, öfkeyle karşısında birbirine sarılıp gülen Yazgı ve Çınar'a bakıyordu. O bu kadar mutsuzken ikisinin böyle gülmesi onun zoruna gidiyordu. Yanına oturan birini hissedince kafasını çevirme gereği bile duymadı. Ceren peşini bırakmıyordu nasılsa. "Gelmişsin." dedi bakmadan. "Seni yalnız bırakmayacağım demiştim." Kaan Ceren'e baktı. Ceren parlayan gözlerle baktı ona. Kaan parlayan gözlerden etkilenmek yerine sinsi bir gülüş attı. Onu bu kadar kolay kontrol etmek hoşuna gidiyordu. "Bir gün bana olan bu aşkın yüzünden canından olacaksın." Ceren kafasını eğdi. "Öleceksem de sana olan aşkım için öleyim. Sesimi bile çıkarmam." "Ölüm korkusu sardı mı insanı Hiç kimse söylediği gibi olmaz. Eğer bir gün ölüm korkusu yaşarsan yapacağın tek şey ölmemek için yalvarmak olacak. " dedi gözlerinin içine baka baka. Ceren bir an gerçekten onu öldüreceğini düşündü. " Ben yalvarmam. Yeter ki sen ol bunu yapan. " Güldü. Aptaldı. Bir gün öyle bir hal aldıklarında ağlaya ağlaya yalvaracaktı. Kaan tekrar karşıya baktı. Yazgı'yla ikisi çok mutlu olduklarında Ceren'e ihtiyacı kalmayacaktı. Zaten ikisinin önüne çıkmaya çalışmadığı sürece Ceren'i takmazdı bile. Ancak Kaan kendisine bir söz vermişti. Yazgı ile birlikte olmasına engel olmaya kim çalışırsa, onu ortadan kaldıracaktı. "Ee ne yapıyorsun burada?" dedi konuyu değiştirerek Ceren. Bu ölüm konusu da nereden çıkmıştı? "Şunlara bakıyorum. Hiç ayrılmayacakmış gibi mutlular." "Ama ayrılacaklar." dedi Ceren gülümseyerek. Kaan duyduğu cümleden hoşnut olmuştu. "Evet ayrılacaklar." "Peki bunu nasıl yapacağız? "Yazgı için güven en önemli şeylerden biri. Bunu kullanacağız. Daha önce işe yaratmıştı." Kaan Ceren'e daha önce ikisini nasıl ayırdığını anlatırken onların uzaktan gülüşmesini öfkeyle izliyordu. Plan basitti. Öncelikle Kaan'ın birilerine biraz para koklatması gerekiyordu. Nur, Yazgı, Çınar ve Ufuk yine çıkışta beraber çıkarken Kaan telefonda konuştuğu adamın yanına gitti. "Hoşgeldin." "Sana söyleyeceğim iki numaranın hattından istiyorum. Farklı oldukları belli olmayacak. Birbirlerine aynı numaralardan mesaj gelecek. Yapabilir misin?" "Bilmem yapabilir miyim?" Adamın gevşekçe gülmesi Kaan'ın sinirini bozmuştu. "Yapabilir misin yapamaz mısın söylesene lan." "Paraya bağlı." "O iş kolay. Hat ne zaman elime geçer?" "Yarın gel al." "Güzel." Yazgı Çınar'ın kolları arasında müzik dinliyordu. Beraber canlı müzik dinlemek için bir kafeye gelmişlerdi. Yazgı mutluluğunu kutlamak için hepsine yemek ısmarlamak için ısrar etmişti. Şimdi ise geniş koltuklarda Çınar kolunu arkaya atmış, Yazgı ise kolunun iç kısmına yaslanmıştı. Nur onların bu halini görünce telefonunu çıkardı. "Poz verin bakayım." Yazgı kendisini hiç bozmadan kameraya doğru gülümsedi. Çınar kolunu koltuktan çekip Yazgı'nın omzuna yerleştirdi. Sarmaş dolaş birkaç poz çekindikten sonra Nur fotoğrafları Çınar'a atıyordu. Yazgı telefonu elinden kaptıktan sonra Nur ve Ufuk'a baktı. "Şimdi siz poz verin bakayım." Nur kızarırken Ufuk başta şaşırsa da kolunu Nur'un omzuna atıp onu kendisine çekti. Nur utangaç şekilde gülümsedi. "Bak bak nasıl kırıtıyor. Hadi hadi seninde gönlün var biliyorum." "Ne güzel arkadaşsın sen öyle ya." diye sitem etti Nur. Yazgı kahkaha atarken Çınar sevgilisinin gülüşüne gülüyordu. Yemekler yendikten sonra herkes evlere dağılmıştı. Ertesi gün okul çıkışında Yazgı eve giderken telefonuna gelen mesajla kaşlarını hafif çattı. Mesaj Çınar'ın numarasından gelmişti. '...'de seni bekliyorum güzelim.' Yazgı etrafına baktı. Çınar'la böyle bir şey konuşmamışlardı. Yolunu değiştirip Çınar'ın söylediği adrese doğru gitti. Çınar ışıklarda beklerken telefonuna gelen mesajla ekranı açtı. Sevgilisinden gelen mesajla gülümsedi. '...' de seni bekliyorum sevgilim. Sürprizim var ^-^' Çınar Yazgı' nın ilk kez böyle yazım tarzı kullandığını fark etti. Garipsese de sevgilisinin sürekli boş beleş şeyler yaptığını bildiği için garipsememişti. Işıklardan çıktıktan sonra adrese gittiğinde Yazgı'yı beklerken Ceren' i görmesiyle kaşları çatıldı. "Ne işin var senin burada? Yazgı'nın telefonu sende ne arıyor?" "Aranıyor." Ceren gülümseyerek Çınar'a yaklaştıktan sonra Çınar geri adım atacakken birinin arkasından tutmasıyla çırpındı. Ceren elindeki bezi Çınar'a koklattıktan sonra Kaan yere yığılmasına izin verdi. Beraber Çınar'ı anlaştıkları köşeye götürdükten sonra Ceren onu duvara yasladı. Kaan boş binanın arkasına saklanıp yolu izledi. Gördüğü kişiyle gülümsedi. "Yazgı geldi." Ceren Çınar'ın kollarını belinde sabit tuttuktan sonra dudaklarına yapıştı. Yazgı gülümseyerek yürüdüğü yolda Ceren ve Çınar'ın gözleri kapalı öpüştüğünü görünce olduğu yerde kalakaldı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE