ASENA'DAN; Dalgın bir şekilde camdan dışarı bakarken önümdeki kesme tahtasına tabaktan başka bir patates daha koydum. İç çekerek bıçağı alırken yavaşça doğramaya başladım. Dört gün... Bu eve gelmemizin ve Arslan'la kavgamızın üzerinden tam dört gün geçmişti. Ve onun ne yüzünü görmüş, ne kokusunu duymuş, ne de o zümrüt gözlerine bir kez olsun bakabilmiştim. Fakat sesi... Kavga ettiğimiz gün Aysel Teyze benim yanıma gelmiş, beni teselli etmiş ve zar zor da olsa yatağıma yatırıp uyumamı sağlamıştı. O gece duymuştum Arslan'ın sesini. Gece geç bir saatte odamın kapısına gelip hafifçe kafasını uzatıp o kendine has tınısıyla, "Konuşabilir miyiz?" demişti. Sesinde pişmanlık vardı, öfke vardı, özlem vardı... Bense sadece sertçe bakışlarımı kaçırıp tekrar yatağa girmiştim. O da konuşmak is

