Kazağı üzerime geçirirken dolabın aynasından gülümsememe baktım. Günler sonra yüzüme nasıl neşenin yerleştiğini fark ettiğimde gülüşüm daha da genişledi. Arslan, onun yüzünden hissettiğim bütün kötü duyguları öldürmüş, toprağın altına gömmüştü. Ve şimdi o toprakta rengarenk çiçekler yeşeriyordu. Yine onun sayesinde... Dakikalar önce ensemdeki nefesini ve bedenimde dolaşan ellerini hatırladığımda derin bir iç çektim. İç çamaşırlarımla onun önünde öylece dururken bir süre sonra kendini tutamayacağını bildiği için mutfağa inmişti. Bu tekrar yüzümde bir gülümseme oluştururken ben de odadan çıktım ve aşağı indim. Merdivenin son basamağına geldiğimde kafamı hafifçe eğip mutfağa baktım. Arslan bütün malzemeleri çıkarmış, çoktan kahvaltıyı hazırlamaya başlamıştı. Elindeki bıçağı ustaca kulla

