Planladıkları üzere akşam üzeri yola çıkmak üzere hazırlanıyorlardı. Tekin, valizini hazırlayan Ece’yi izliyordu. Dünden beridir Ece’nin moralinin fazlasıyla bozuk olduğunu hissediyordu. Ancak bunun için elinden hiçbir şey gelmemesi de canını fazlasıyla sıkıyordu. Kızın beyaz ve çilli yüzü, üzüntüden ve öfkeden hastalıklı bir sarı renge dönüşmüştü. Sert ve güçlü bir kadın olduğu kadar, babasının işlerinden de nefret ediyordu. Bu kadar tezatlığı bünyesinde barındırması ona Ada’nın bazı özelliklerini andırıyordu. Kendisinin de aynı Ateş’e benzediğinin, Ateş’in dengeleyici unsurunun Ada olduğunun kendisinin dengeleyici unsurunun da Barlas olduğunu biliyordu. Ece, Ada’dan farklı olarak kendisine asla dengeleyici unsur olmaz diye düşünüyordu. İki alevin birleşiminden olsa olsa yangın olacağını

