Uçağın kapısında yeni alınan hostes bizi karşılamak için bekliyordu.. Aşağıdan yukarı beni süzme şeklinden gel desem kucağıma atlayacağı belliydi. Normalde bu yapma bebeklerden birini beğenirsem affetmezdim ama Ece’den beridir durulduğum için şanslıydı. Merdivenlerin ortasında Ece’ye bakma ihtiyacı hissettim. Ece.. Benim minik, hırçın sevgilim. Turuncu saçları omzundan dökülürken, sürekli yukarı bakan o hokka gibi burnunun nasıl güzel göründüğünü kendisi bile bilmiyordu. Gözlerinin mavisinin beni derinliklerinde nasıl kaybettiğinin hiç farkında değildi. “Tekin yürüseneee.” dedi kıkırdayarak. O bu tepkiyi verene kadar onu izlediğimin bile farkında değildim. “Aaa ölüme gidiyoruz. Bırak da onca günahtan sonra iki sevabımız olsun be kadın.” diye cevap verdim. Gözlerindeki hüznü ve korkuyu

