Kum taneleri gibiydi zaman. Bir dökülmeye başladı mı tutabilene aşk olsun. Genç kız bilincinin açılmaya başladığını üşüyen bedeni ile anladığında bedeni kadar ruhu da üşüdü. Gözleri kapalı neler olduğunu düşünmeye çalıştı. Hala uyuşuktu düşünceleri. En son polis merkezine gidiyordu ve ağzındaki çamur tadı yüzünden su içmişti. Gerisi yoktu. Hayal meyal şeyler göz kapaklarında oynuyor ama emin olamıyordu. Bedeni içinde bulunduğu ortamın soğukluğu ile bir kez daha titrerken açtı yeşil gözlerini ve gördüğü tek şey karanlık oldu. Zifiri bir karanlık. Ellerini oynatmak ve kımıldamak istediğinde uzandığı yumuşak zeminde hareket edemedi. Bileklerinde hissettiği metaller kımıldamasına engel oluyordu. Aynı durum ayakları içinde geçerliydi. Tahminince bir yatağın üzerindeydi bileklerindeki

