“Tanrım,” diye fısıldadı Waen dehşet içinde. “Neler oluyor Waen?” diye soran Johan’ı görmezden gelerek pencerelere ulaşıp birini acil bir hava alma ihtiyacıyla açtı. Serin rüzgâr içeri dolarken derin derin nefesler çekti içine. “Waen?” dedi Astrid, sesi gergin geliyordu saatlerdir Asya’nın zihnine girmek için bildiği her yolu denemişti. Artık bulmak çok kolaydı, binlerce yıldızın ya da karanlık noktanın içindeki devasa güneşi bulmak kadar kolaydı ama zihnine girememişti. Fakat şimdi nihayet zihnindeydi ama gördüklerini burada ondan haber bekleyen insanlara nasıl anlatacaktı. “Yaşıyor,” dedi en güzel haberi en öne alarak. Toplantı odasındaki herkes derin bir nefes almıştı. Asya’nın Işığa karşı geldiğini ve hatta onu kovduğunu söylediğinden beri diken üstündeydiler. Böylesi ne görülmüştü

