İlkay şaşkınlıkla yanağını tuttu. "Ela." Çok utanmıştım, koşarak yanından uzaklaştım. Anons işiyle iyice rezil olmuştum zaten okula. Apar topar sınıfa girdiğimde ve sınıftakiler beni alkışlamaya başladı. Islık sesine dedikodulara kulak vermeyerek çantamı aldım ve montumu giyerek hızla sınıftan uzaklaştım. Müdüre yakalanmadan kaçmalıydım okuldan. Bahçeye çıkıp koşarak kapıdan çıktım. Karşıya geçecekken biri çantamdan tuttum. Allah'ım, inşallah müdür bey değildir. Baktığımda İlkay'ı gördüm. Yüzünde ciddi bir ifade vardı. "Ela, konuşmamız gerek." Omuz silktim. "Ben konuşmak istemiyorum ama. Hislerimi sana açıkça anlattım." İlkay elimi tuttu. "Ela, lütfen beni kırma." Çaresizce başımı salladım. "İlkay elimi tuttu. "Karşıda bir park var, oraya gidelim." İlkay'la yavaş yavaş yürüyerek park

