Hastaneye vardığımızda kapımı açtığım gibi kendimi dışarı nasıl attığımı bilemedim. Mustafa’nın ardımdan şaşkın gözlerle baktığımdan emindim. Aklı başında biri, hareket halindeki bir araçtan iner miydi? Benim gibi delirecek olmanın sınırından dönen biri bunu yapardı işte. Kalbimin delicesine vuruşları ile, göğüs kafesim sanki biraz sonra ikiye ayrılacak gibiydi. Hastane önündeki o merdivenleri üçer üçer çıkarken nefes nefese kalsamda, tek istediğim bir an önce Yıldız’ımı görmekti. Onu görmeden yaşadığına inanmaya korkar olmuştum. Beni görünce koşarak yanıma gelen Halil’i görünce şaşırdım. Zindanda değil miydi o? “ağam sakin ol kurbanın olayım. Her şey kontrol altında. İkisi de iyi ve şimdi dinleniyor hanım yengem. Doktoru, “bu geceyi burda geçirecek ve yarın, duruma göre taburcu olup ol

