Sidra yusevi'nin anlatımı.
Coğrafya değil aile insanın kaderidir bazen.
Bazen hiç istemediğin şeyleri yapmak zorunda kalıyorsun.
Ben ya herkesi dinleyip liseyi bitirdikten 2-3 yıl sonra görücü gelen biri ile evlenecektim ya da küçüklüğümden beridir hayalini kurduğum mesleği okumak için her şeyi göze alacaktım.
Ailem İran'ın en büyük bilindik aşiretlerinden olduğu için biz okula bile gidip gelirken doğru düzgün kimse ile konuşmazdık çünkü insanların hakkımızda ne diyeceği belli olmuyordu.
Babamda hayatı boyunca hep bundan korktu ben ne kadar okumak istesem de hep önüme bir engel koydular.
Ben halama okumak istediğimi söylediğimde _Benim kendime yaptığımı yapma hayallerinin peşinden git. Dediği günden beri insanların ne düşüneceğini değil de kendi hayatım için doğru olanı yaptım.
Hiç de pişman olmadım.
Doktor olmak için evden kaçtığımda başıma gelenler ile arkamdan konuşan insanları duymamazlıktan geldim hep...
Ailem beni reddederken ben kendi hayatımın seçimini yaparken zaten az çok başıma gelecekleri biliyordum.
Ama bir yerden sonra kötü bir şey yapmadığımı görüp beni affedeceklerini düşünüyordum.
Ama sırf millete ne deriz düşüncesi ile beni hiçbir zaman affetmediler.
Ben hep tek başıma yaşamayı ve sadece kendime güvenmeyi öğrendim bu hayatta.
Tabi ki onu görene kadar.
İlk görevimi savaşın çıktığı ilk yıl Suriye'ye istemiştim çünkü biliyorum doktorluk para kazanmaktan çok insanların sana nerede ihtiyacı varsa oraya gitmendir..
İlk görüşte aşık olduğum adam hakkında herkes çapkın ve günlük yaşadığını keyfine baktığını söylüyordu...
Ayrıca benimle konuşmaya cesareti bile yoktu.
Ona her baktığımda beni uzaktan izliyordu sadece.
Ben hep bundan korktum ailemden sonra birine güvenip sırt yaslanmam o kadar zordu ki.
Günden güne içimde büyüyen aşkına rağmen korkuyordum hep bu düşüncedeydim ailem onların istediğini değil de kendi istediğimi yaptığım için beni sevmeyi reddederken onun da bunu bana yapmasından deli gibi korkuyordum.
Abim beni arayıp eve gelmemi söylediğinden Mirkan benimle gelmişti.
Sevdiğim adam benimle görevi için gelmişti.
Olsun sonuçta yanımdaydı.
Bu bile içime tatlı bir heyecan ve mutluluk koymuştu.
Babamın beni affettiğini düşünerek gittiğim evden dayak yiyerek avluya atıldığımda Mirkan nerden çıktı bilmiyorum ama ayaklarının dibine düşerken hayatım boyunca hiç bu kadar utanmamıştım.
Beni zorla alıp bu evden çıkarırken Bir daha yüzüne bakamadım utancımdan.
Ailemin bana yaptıkları ile daha çok içime kapanıp korkarken o da bana böyle bir hayal kırıklığı yaşatırsa bununla yaşamayacağımı biliyordum.
Onun verdiği psikoloji ile Mirkan ne kadar benimle konuşmaya çabalasa da
Onunla tartıştığımız gün abimden _ babamın Beni evlatlıktan reddettiğini öğrenmiştim beni soyadından atmak için mahkemeye başvurmuştu.
Tüm güvensizliğim dört Bir yanımı sararken Mirkan hakkında söylenenler de üstüne eklenince sağlam bir kavga etmiştik.
Mirkan giderken Agit ile konuşmuştum.
Agit bana kızıp onun öyle bir adam olmadığını söylüyordu.
_kendi ailenin yaptıklarını kendine ve ona ödetme.
Bu lafı beynimin içinde dönerken aslında ne kadar haklı olduğunu anlayıp mirkanı aramıştım.
Ama sevgilisi açıp kendi yatağında uyuduğunu söylediği an sanki bütün dünya benim üzerime yıkılmış gibi hissettim.
Hayatımın ikinci yıkılışını yaşardım..
_ güçlü ol Sidra aşktan ölmezsin ya güçlü ol.dedim kendi kendime hep bunu hatırlattım.
Ben ondan uzak durdukça o da bana yaklaşmaya cesaret edemedi.
Abim babamla konuşurken _babam mesleğini bırakıp eve dönerse onu affedeceğim. demişti.
O an dedim ki belki bu kadar senin hayatın.
O an babamın beni affedip aileye tekrardan kabul etmesi ile istifa edip eve dönecektim.
Belki sonra görevimi İran'da yapmama izin verirdi.
Abim önce eve gelip her şeyin düzelmesini istiyordu.
Mesleğimi yapmam için bana yardım edeceğine söz vermişti.
Kalbim ona veda etmeden gitmeme izin vermiyordu.
Yaptığı yanlışa rağmen onu bir daha göremeyeceğimi düşünüp son Bir kez görmek için kapısına dayanmıştım.
Çok gurursuzca geliyordu bana.
Ama kalbim ilk defa gururuma bırakıp onu görmek istiyordum Her şeye rağmen onu bir daha göremeyeceğim düşüncesi kalbimden çıkan kıvılcım tüm bedenimi yakıyordu sanki.
Eve giderken onu hiç böyle bitik bir halde görmeyi beklemiyordum.
İçmişti ona veda etmeye gittiğim evde
Onu öyle görünce sanki on yerimden vuruldum.
Çok seviyordum onu.
Beni sevdiğini söyleyip başka birine gitmesine rağmen deli oluyordum ona.
Beni öperken daha fazla dayanamayıp bende ona karşılık verirken ilk'im beni seven adamla olsun istiyordum
O bana dokundukça aklım gerisini düşünmüyordu.
Sadece o an ona ait almak istiyordum.
Her dokunuşunun içinde hasret ve aşk vardı sanki .
Gözlerimin içine bakıyordu sürekli gözlerimin içine bir an tereddüt görse duracağını biliyordum.
Kulağıma defalarca _ benimle evlenir misin . derken zaten beni artık bırakmayacağımı biliyordum.
İkimiz de yeterince acı çekmiştik ve ben giçmişimize bir sünger çekip bu gecenin bizim için bir gelecek olmasını umut ettim sadece.
Gitme diye yalvardığında babama verdiğim sözü Bu sefer de tutmasam hayatım boyunca o eşikten geçemeyeceğimi de biliyordum.
Gidip tekrar gelecektim bu sefer onun yanına gelecektim.
Sabaha doğru Mirkan ' nın kolları arasında ona bakarken aylarca onu Uzaktan sevip seyretmenin acısını avuçladığım yüzü ile defalarca öptüm.
Sabah o uyanınca ona gitmem gerektiğini söyleyecektim.
Gözlerim kapalı başım boynunda kokusunu ciğerlerime çekiyordum.
Aklım yanlış yaptığımı söylese de.
Hiç pişman değildim.
Çünkü onu çok seviyordum.
Kasıklarımda ki ağrı uyumamı zorlaştırıyordu.
Ama onu onu uyandırmak istemiyordum çünkü onu izlemek daha güzeldi.
Sadece onun kolları arasında huzurluydum.
Hava yavaş yavaş ufaktan aydınlanmaya başlamıştı.
Ve ben saatlerce sadece kokusunu içime çekip üzerime sinen kokusu ile
Buraya gelirken ona veda etmeye gelmiştim.
Ama ben bu gelişimin ikimizin kavuşması olacağını bilmiyordum.
Çalan telefon sesi gelirken gözümü açtığımda dikkatle kulak verdim.
Bu benim telefonumdu dün gece salonda kalan çantamın içindeydi.
Uyusaydım zaten sesi gelmezdi zar Zor duyuluyordu.
Mirkan' nın kolları arasında yavaşça kalkarken ayağa kalktığım anda kasıklarıma dayanılmaz bir acı girmişti.
Birkaç saniye kıpırdamadan durduğumda telefonum hiç durmadan çalıyordu.
Sabahın köründe kim beni arardı bu kadar ısrar ile.
Zar zor ulaştım çantadan telefonu alırken arayan abim di.
Şaşkınca İki kaşım havalanırken Abim beni asla bu saatte aramazdı.
Aklıma kötü bir şey olduğu gelince hemen yanıtladım.
_ abi.
_ sidraaa çık dışarı.
Korku ve şaşkınlıkla etrafıma bakarken .
_ abi.
_ dışarı çık sidra yoksa birazdan o evi yakacağım.
_ ta tamam geliyorum.
Abim nasıl öğrenmiş olabilir ki diye düşünürken aklıma dün gece kız kardeşime yarın gelmeyebilirim diye mesaj atmıştım.
Mirkan' uyuduktan sonra.
Çünkü Büyük ihtimalle ona gideceğimi söylesem beni bırakmayacaktı.
En azından onu geleceğime ikna etmek için birkaç saat de olsa zaman kazanmak istemiştim.
O anın verdiği heyecan ile ona Mirkan' da kalacağımı söylemiştim.
Üvey kız kardeşim bana attığı mesaj ile _ tamam abla sen kal Ben babamlara işin olduğunu söylerim.
Aklıma bunlar gelirken onun abimlere söyleme ihtimalini düşünürken beynimden vurulmuşa döndüm.
Bunu bana yapmış olamazdı değil mi.
Abim mesaj atıp _ Sidra beş dakikan var.
Sinirden titreyen elimin içindeki telefona gelen mesajı okuduktan sonra.
Korkuyla bütün kastıklarımdaki acıyı unutup hızla giyindim.
Bir kaç defa Mirkan'ı uyandırma Fikri aklıma gelirken beni asla abime vermeyeceğini de biliyordum ama abimin de beni almadan gitmeyeceğini biliyordum.
Yazdığım not ile gözyaşlarımın içinde çıktım evden.
Bir daha Onu görmeyeceğimi biliyordum.
Çünkü ailemi çok iyi tanıyordum.
Abimin daha yeni geldiği belli olurken sinirle göğsü inip kalkıyordu.
Burnundan aldığı nefeslerle yüzüme attığı tokat ile yüz üstü yere düştüm.
_ herkes haklıymış herkesin yaptığın rezillikten haberi var bin şu arabaya eve yürü.
_ abi.
_Bana bir daha abi dersen o itin kafasına sıkacağım.
_ abi, abi tamam valla tamam gidelim ne dersen yapacağım.
Abim beni yerde sürükleyip arabaya koyarken sessizce gözyaşı döküyordum.
_ eğer o eve girseydim bu iti de seni de öldürürdüm, bana salladığı işaret parmağı ile delirmiş gibi bakarken_sana kıydım diye kendimi de öldürdüm sidra.
Abim o eve beni öldürmemek için girmemişti.
Başımı eğip sessizce ağladım.
Çünkü ağzımı açtığım gibi abim deliriyordu.
Abim defalarca sinir krizi geçirip bana söylediği kelimeler ve hakaretler ile sadece sustum.
Evin kapısının önüne geldiğimizde.
Sinirle elini direksiyona vurup bana döndü_ herkese öyle bir şey olmadığını söyleyeceğim duydun mu.
Başımı sallayıp ses etmedim.
Arabadan inerken kolumdan tutup beni ardından götürdü.
Herkes avluda bizi beklerken babam elinde silah ile bekliyordu.
Abim kolumu bırakmadan _ sen yanlış anlamışsın solav Sidra tek ti kaldığı evde.
Babam sinir ve nefret ile bana bakarken üvey kardeşim solav
Elinde ki telefonu babama gösterdi.
_ Baba bak mesajları da duruyor.
Abim sinirle boynunu kırklarken.
Dişlerinin arasında_ solav .derken neredeyse sinirden üzerine atlayacaktı.
Babam okuduğu mesaj ile üzerime gelip beni dövmeye başlarken abim araya girmişti.
_ Baba ben kimseyi görmedim Sana yemin ederim kimseyi görmedim.
_ Onu öldüreceğim duydun mu beni.
Beni dövmeye çalıştıkça üvay annem ve abim araya girmeye çalışıyordu.
Abim beni zar zor babamın elinden alıp odama götürmüştü.
_ buradan çıkma Sidra.
_ abi.
_ sus Sidra sadece burda kal.
Başımı sallayıp ses etmedim.
Abim giderken biraz sonra gelen üvey kardeşim solav 'a bakarken ona ne diyeceğini bilmiyordum.
_yazıklar olsun sana nasıl söylersin ya.
_ yok öyle sidra hanım kendi hayatımı yaşayıp okuyacağım diye evi terk ettin şimdi hiçbir şey olmamış gibi bu eşlikten gireceksin.
İşaret parmağını bana doğru sallayıp.
_ Senin yaptığını ben yapsaydım çoktan kafama sıkmışlardı. Benim de okumama izin vermediler Ben de senin gibi evden mi kaçsaydım yani,
Yıllardır içinde biriktirdiği nefreti nasıl o kadar gizlediğine hayretler içinde bakıyordum çünkü diğer sefer geldiğimde bana o kadar çok cana yakın davranmıştı ki sanki o değilmiş gibi konuşuyordu karşımda.
İnsan kardeşine güvenmese kime güvenecekti bu hayatta.
Kız kardeşim bana tüm nefretini kusarken abim ve babam odaya geldiğinde ben başımı eğip ses etmedim.
Abim sinirle dişlerini kıracak şekilde nefretle ona bakıyordu _ solav çık.dedi.
Üçümüz yanlız kalırken abim _ Sidra sen evde yalnız değil miydin Ben geldiğimde.
Ben abime bakıp başımı salladım.
Babam inanmadı çünkü solav mesajı göstermişti.
_ ben biliyordum başımızı önümüze eğeceğini.
Yüzüme tükürüp Tokat atarken.
_ bunu al bizim tarlaya getir onu oradan geberteceğim ölüsü de kurda kuşa yem olsun.
Abim babama _ baba daha kimse duymadı şimdi biz onu öldürürsek Herkes duyar ve herkes bir şey olduğunu da anlar dedikoduların önünü alamayız.
Babam nefret ile bana bakarken defalarca bana attığı tekmeler ile abim onu zar zor durduruyordu.
Abim Bana bakıp _ baba onu Şahin'e verelim yılardır istiyordu Sidra'yı herşeyi ile kabul ederim diyordu.
Abim benim canımı kurtarmak için beni bir azrail'e teslim etmişti.
Babam bana bakıp _ bunu 10 tane kumanın üzerine versen almazlar,
Öfke ve sinirle 'kimdi o it kim .
_ kimse değil baba kimse değil.
Abim babamı engellemeye çalıştığında
Babam sinirle daha da vurdu bana..
En son hatırladığım üvey annem ve abimin beni yerden kaldırmalarıydı.
Kaç saat kaç gün geçti bilmiyorum.
Gözlerimi açtığımda odamda yalnızdım.
Ağrıyan kemiklerim ile yerimden kalkmaya çalışırken elimi attığım kapı kitliydi.
Kapıyı üzerime kitlemişlerdi.
Ağlayarak yatağıma geri geldiğimde Sesizce ne yapacağımı bilmiyordum.
Pencereden akşam üzeri olduğunu anlarken abim odaya geldi.
Benimle hiç konuşmadı Ben de tek kelime etmedim.
Kapıyı çıkarken kitledi biraz sonra elinde bir tepsi Bir de bir kase çorba vardı odama bırakıp gitti.
İçmedim aklımda sadece ne olacağının korkusu vardı.
Ağlayarak oturduğum pencerenin önünde karanlık Yavaş yavaş kendini aydınlığa doğru bırakırken.
Üvey annemin odaya getirdiği kahvaltılık tepsisini bırakıp içmediğim çorba tepsisini alıp çıkmıştı.
Babamın korkusundan galiba kimse benimle konuşmuyordu.
Birkaç saat sonra abim odaya geldiğinde.
_ Sidra babam seni Şahin'e verecek.
_ abi abi ne olur yapma abi Mirkan' ı arayayım gelir vallahi gelir.
Mirkan' nı duyan abim sinirle iki kolumu tutup _ Sidra ne Mirkan 'ı babam o adamı da seni de öldürür umurumda değil ama senin ölümüne gönlüm razı gelmiyor.
_ abi beni Şahin'e verirseniz zaten ölürüm.
_ şah ile evleneceksin duydun mu beni yoksa babama bırakmadan bu iti ben öldüreceğim.
Abimin gözlerindeki sinir ve nefret ile gözünü kırpmadan yapacağını biliyordum.
_ duydun mu beni sidra Senin şahinden başka çıkış yolun yok .
_abi beni öldürün o zaman.
_sen beni duymuyor musun, Ben babama o evde kimse olmadığını söyledim yoksa o an senin kafana sıkıp sonra da ona sıkacaktı duydun mu beni.
Başımı sallayıp ses etmedim.
Benim gönlüm ölmeme razıydı da.
Onun ölmesine razı gelmiyordu.
Akşam üzeri abim sinirle odanın kapısını açarken korku ile dizlerimi kendime çekip oturduğum duvar dibine daha da sinmiştim.
_o it gelmiş sen mi haber verdin lan.
Başımı hızla iki yana sallayarak_ yok abi odada kilitliyim telefonum da yok zaten nasıl arayacağım.
Abim başını sallayıp ses etmezken kalbim mirkan'ın geldiğine duymam ile mutlu olmuştu Halime bakmadan rezil bir şekilde beni bırakmadığı için deli gibi sevinmiştim.
iç sesim_Beni bırakmayacağını biliyorum derken abim _o iti bir çöle götürüp kafasına sıkacağım.
Abimin dizlerine kapanınken gözyaşlarım sel gibi akıyordu.
_abi ne olur ne istersen yapacağım söz veriyorum abi.
Abim birkaç nefes verirken aklıma gelen ile _ abi mirkan kendi isteğimle geldiğimi sanıyor beni zorla tutmadığınızı görse gider.
Abim sinirle nefes verirken _ hazırlan dedi dışarı çıkalım.
Abimin iki ayağına kapanıp ayaklarına sarılırken sadece onun canının bağışlanmasını istiyordum.
Bu dakikadan sonra bana ne olacağı umurumda bile değildi.
Yüzümdeki yaraları fondöten ile kapatırken abim ile dışarı çıktık.
Gözümün kenarından sağa baktığımda Mirkan Durmuş beni izliyordu.
Kalbim duracak gibiydim
O an kalbim deli gibi _ ona koş Sidra . derken aklım abimin ne yapacağını söylüyordu
O an sanki ona gülümsüyormuş gibi gülümseyip arabaya bindim.
Biliyorum Mirkan dağılmıştı çünkü arabanın aynısından Ona bakarken yüzündeki dağılmış ifade hiçbir zaman unutamam.
Abimle bir yere oturup çay içtikten sonra eve dönmüştük.
_ yarın şah seni istemeye gelecek .
Ağzımı açacağım sırada abim işaret parmağını bana doğru kaldırıp.
_Sidra benim canımı daha fazla sıkma.
Başımı sallayıp ses etmedim çünkü abim onun canını bağışlamıştı.
Ertesi günü şah ve ailesi gelirken sanki benim cenazem kalkıyordu.
Şahin 'in gönderdiği elbiseye kefen diye giyerken eve gönderdiği kuaförler makyajımı her yaptıklarında gözünün kenarından akan yaşlar durmuyordu.
İçeride otururken kız kardeşim solav babamı çağırmıştı.
Ağabeyim sanki bir şey olduğunu anlamış gibi babamdan önce kalkıp gitmişti.
Babam da sanki bir şeylerden şüphelenip kalkıp gitmişti.
Çok korkuyordum o gelmiştir diye.
Ama hiç kimse bana bir şey söylememişti korkuyordum birine bir şey sormaya iç sesim _ mirkan.geldi derken bir yandanda dua ediyordum.
_ inş Allah gelememiştir. Diye.
İki gün sonra Şahin ile nişanımızın olduğu gün.
Şah ve ailesi içerideyken
Abim beni de çağırmıştı.
Abim sinirle Bana işaret parmağını doğru sallarken_bu gelmiş buraya sidra bak onu gönder yoksa babam burayı kan gölüne çevirir anladın mı.
Beni alsın gidelim istiyordum ama sadece istiyordum.
Mirkan ve Agit yine evi basmışlardı.
O an onu görünce Allah'ım dedim al şu canımı da şu adama bu kelimeleri söyletme bana.
Hem söylediklerime inansın gitsin istiyordum hem de inanıp gider diye ödüm kopuyordu.
Mirkan gitsin diye söylediğim her söz benim ciğerlerime batıyordu.
Ve o sözler hiçbir zaman benim yüreğimden çıkmadı.
Gitmeden önce o sesi hiç kulağımdan gitmedi_ yerin yedi kat altındaki şeytanlar şahit olsun seni affetmeyeceğim demişti bana.
Gözlerinin içine bakarsam ağlayacağımı biliyordum ne kadar da istesem başımı kaldırıp gözlerinin içine bakmamıştım.
Daha ben onunla konuşurken Babam ve amcam arka bahçeye gelirken.
İçeri geçmemi söylediğinde korkuyla içeri geçmiştim.
Abime ne kadar yalvarsam da artık yapabileceği bir şey olmadığını söylemişti.
Abim beni zor zor arka bahçeden alıp götürürken ben pencereden bakarken Mirkan donmuş ve hayal kırıklığına uğramıştı.
Agit onlarla alay eder gibi bir şeyler söylediğinde cebindeki telefonu çıkarıp biriyle konuşmuştu.
Agit Mirkan'ı alıp giderken beni de götür diye bağıracaktım neredeyse.
Abim tam yanımda duruyordu.
Kalbim onunla gitmek istiyordu . Eğer onunla gitseydim babamın ikisinide
Namus meselesi diye öldüreceğini biliyordum.
Abim Şahin şüphelenmesin diye _bizim işte bir sıkıntı çıkmış adamlar babamla konuşuyor o yüzden amcamla gitmek zorunda kaldılar.
Abimin söylediği bahane ile Şahin yüz ifademe bakıp bir şeyler anlamasından ses etmeyip başını sallamakla yetinmişti.
Mirkan' sağ salim çıktığı için içten içe sevinirken ilk fırsatta buradan kaçıp yanına gidecektim.
İlk başta söylemedim diye çok kızacaktı.
Sonra beni dinleyip sıkıca sarılacaktı bana.
Bu düşünce bile kış düşen yüreğime kardelen çiçeği açtırmıştı resmen.
Şahin ve ailesi kalkıp giderken babam beni odaya koyup yine dövmeye başlamıştı.
Bu sefer yüzüme vurmuyordu Şahin görse ne olduğunu soracaktı çünkü.
Abim yine beni zar zor elinden almıştı.
Solav elinde bir tepsi ile gelirken abimin korkusundan getirdiğini anlamıştım.
_ Seni asla affetmeyeceğim solav .
_ Yok ya sen her istediğini yapacaksın sonra iyi aile kızı gibi affedileceksin öyle mi Yok öyle yağma.
Şu hayatta insan en yakınındakine bile güvenmeyecekmiş demek ki.
Mutluluğunu En yakınından bile saklaman gerekiyormuş.
Bir hafta sonra Şahin'in eve gönderdiği kına bindallığına bakarken.
Sadece tek düşüncem bir an önce bir fırsatını bulup buradan kaçmaktı.
Birinin telefonunu bulsam arayacağım ama odada sürekli kilit altındaydım.
Evin 3. katından aşağı bakarken atlarsam belki ölmezdim ama bir yerim kırılıp artık kaçma ihtimalimin de kalmayacağını biliyordum.
Aklıma kuaförcüleri Eve geldiğinde onların telefonundan mirkan'ı aramak geçiyordu.
Ama abim onlar odaya girmeden telefonlarını almıştı.
Kız kardeşim solav bir nöbetçi gibi başımızda bekliyordu.
Onlar gidene kadar bir saniye odadan çıkmamıştı.
Üzerimdeki bindallık ile aynadan kendime baktığımda sanki üzerimdeki kefen Bu akşam da benim cenazem vardı.
Abim hiçbir şey yapmama konusunda beni uyarırken _bu sefer karışmam sidra Bu sefer seni öldürmelerine göz yumarım.
_ öldür abi o zaman daha iyi .
Beni neden öldürmediklerini biliyordum adları kirlenmesin diye.
_bu sefer olacakların önüne Ben geçemem seni öldürürler seni öldürürlerse ben de o şerefsizi öldürürüm duydun mu beni.
Sinirle iki kolumdan tutup gözümün içine bakarken yüzümden akan yaşlarla sadece başımı salladım.
Ben ölürsem O da ölürmüş.
Herkes cenazemin üzerinde halay çekip oynarken Ben lavaboya gideceğim deyip kalktım.
Arka bahçeye çıkan mutfağın kapısından yavaşça çıkarken korku ile etrafıma bakıyordum.
Hızla bahçenin duvarına doğru gittiğimde 2 metreye yakın duvardan nasıl atlayacağımı bilmiyordum.
Ama bu benim son şansımdı onu da biliyordum.
Elimi taş duvara atıp yapamadım da bu sefer ayağımdaki ayakkabıyı çıkarıp bir şekilde duvara tırmanmaya çalışırken yere kapaklandım.
Etrafıma bakarken ne yapacağımı bilmiyordum.
Aklıma meyve ağaçlarının altındaki merdiven gelirken koşarak merdivene duvara dayadığım gibi tırmanmaya başladım.
Kalbim yerinden çıkacak gibi hem korku hem de heyecan vardı.
bir kere kaçmıştım bir kere daha kaçabilirdim.
Duvarın diğer tarafına atlarken üzerine düştüğüm dizlerimin acısı ile birkaç saniye acının geçtiğine kendime inandırıp sonra koşmaya başladım.
Arkama baka baka koşarken çarptım kişi ile geri sendeleyip yere düşerken.
sadece korkuyla ona baktım.
ve yolun sonuna geldiğini de biliyordum.
son...
sizden bol bol yorum ve post atmamızı rica ediyorum.
Bir de kitaplığa eklerseniz şeker gibi olur.