Pars... Onunla aramızda silik, etkisiz bir sınır vardı ve biz o sınırın bir onun tarafına bir de benim tarafıma geçmekten, hatta birlikte geçmekten oldukça zevk alıyorduk. Dairemde ufacık bir havlu ile salınırken de, dairesinde kucağımda kıvranırken de, az önce burada sevişirken de aramızda sınır denilen silik çizgi kaybolmuş ve birbirimizi tanıyana kadar ap ayrı diyebildiğimiz dünyalarımız bir olmuştu. Eğer Alper iti gelip keyfimin içine limon sıkmasaydı, belki de bizim için bambaşka bir hayatın kapıları açılacaktı. - Gerçekten giyindiğine inanamıyorum. - Gerçekten saçmalamayacaksın değil mi? Az önce adama rezil oldum. - Adam deyip durma şuna. - Dur daha, onunla ilgili de hesap soracağım sana. Neden aranızdaki meseleyi adam gibi anlatmadın bana? - Çünkü mesele benimle değil, abimle

