bc

Celladına Aşık

book_age18+
18
TAKİP ET
1K
OKU
opposites attract
mafia
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Bir insan göz göre göre öleceğini bildiği halde katiline aşık olur mu?

Ateşin bunca yaptıklarına göz yuman Berfin en sonunda kaderine razı mı gelecekti yoksa karşı mı?

Ateş, Berfin'in ihanetini kabul edecek mi yoksa durumlar daha mı kötü olacak?

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
ÖLÜME DOĞRU BİR ADIM
Siz hiç celladınıza âşık oldunuz mu? Olmayın. Asla olmayın çünkü o olmuyor... Bir kurban olarak seçileceğimden habersiz her zaman ki gittiğim kafeye gidip kahvemi ve atıştırmalık olarak bir kaç kurabiye alıp cam tarafına geçtim. Yoldan geçen insanları inceleyip nasıl bir hayatları olduklarını yada ilerleyen zamanlarda nasıl bir hayata sahip olabileceklerini tahmin etmeyi severdim. Kendi hayatımın boka saracağını bilmeden... İnsan kendisi hakkında da tahmin yürütmek isterdi değil mi? Ben yapamıyorum abi olmuyor. Kendimi ilerleyen zamanlarda göremiyorum bir geleceğimin yada en azından güzel bir geleceğimin olacağını düşünmüyordum. Belki de sonradan olacakları hissetmiştim bilmiyorum ama göremiyordum kendimi. Yoldaki insanlardan bakışlarımı alan şey kafedeki insanların apar topar ama bir o kadar da yavaş yavaş çıkması oldu. Neler oluyor diye etrafıma bakındım ama özel bir müşteri gibi duran birini göremedim. Yada silah çekmiş biri veya bir canlı bomba? Bana doğru gelen Serpil'e neler oluyor dercesine baktım. Serpil burada garson olarak çalışıyordu ve neredeyse her gün buraya gelip kahve aldığım için sürekli müşterileri sayılırdım ve buradaki çalışanlarla bir samimiyetimiz olmuştu. Serpilde onlardan biriydi. "Allah aşkına neler oluyor Serpil? Niye herkes çıkıyor bir sorun mu var?" Serpil titriyordu ve bu normal değildi. Gözlerinin içine baktım bir şey olmuştu ve korkuyordu. "Serpil korkutma adamı ne oldu? Niye herkes çıkıyor? Niye titriyorsun? Ne seni bu kadar korkuttu?" Serpil en sonunda derin nefes alıp bıraktı ve gözlerime baktı. "Özel bir müşterimiz geliyor ve kafeyi kapattırdı şuan dışarıda o yüzden herkes apar topar çıkıyor." Tek kaşımı kaldırıp ona baktım. Ne demek istediğini gayet iyi anlamıştım beni de kovuyordu ama buraya ne zaman özel müşteri gelse üst kata alırlardı ve ilk defa böyle bir şeye tanık oldum. "Genelde özel müşteri geldiğinde kafeyi kapatmazsınız Serpil. Ben gitmiyorum canım ne zaman isterse o zaman kalkarım o kapattıran beyefendiye de aynen bunları ilet." Serpilin dediklerimden sonra eli ayağı titremeye başlamıştı ve aceleyle kolumdan tutup kaldırmaya çalışıyordu. "Berfin gözünün yağını yiyim kalk git bak bu adam normal biri değil nolur bak ikimize de musallat olur bu adam nolur git hadi." Gözlerimi bir kaç saniye kapatıp sabır diledim gözlerimi Serpilin gözlerine diktiğimde tam bir şey diyecektim ki kapıdan gelen ses dikkatimi dağıttı. "Kafenin tamamını boşaltmanızı söylemiştim. Yanlış mı hatırlıyorum?" Kaşlarımı hafif çatıp adamı inceledim. Uzun boylu ve kaslıydı, kol kasları giydiği cekete rağmen belli oluyordu, göğüs kasları ise gömleğin düğmesini zorluyordu resmen. Zavallı düğme ne çaba veriyordur kesin. Aklımda düğmenin kolları olup iki yakayı birleştirmek için çaba sarf ettiğini hayal ettiğimde kıkırdadım ama sonra kendime çeki düzen verdim. Adam bana bakıyordu ben ona bakıyordum. Ama adamı incelemekten vazgeçmemiştim. Zengin olduğu her yerden belli oluyordu. Özenle ütülenmiş siyah takım elbisesi, dimdik duruşu ve keskin bakışları resmen 'Ben tehlikeliyim uzak dur' diye bağırıyordu. "Bu mu lan mekanı kapattıran?" Serpil gözlerini kocaman açıp adam duydu mu diye hızla adama baktı. Adamın gözleri hâlâ üzerimdeydi. Serpil dibime girip ağlak bir sesle yalvarmaya başladı. "Berfin Allah'ını seviyorsan git gözünü seveyim git. Adam duysaydı az önceki dediğini mahvederdi seni. Buraya taşınalı bir kaç hafta oldu bu adamı tanımıyorsun bile. Adam tehlikeli biri o yüzden lütfen Berfin git hadi." Serpilin dediklerinden sonra adama tek kaşımı kaldırıp baştan aşağı süzdüm ve histerik bir gülüş sergileyip adama doğru ilerledim. Evet çok kitap okuyan biri olduğumun altını çizelim ve belki kitaplardaki gibi olur diyip adama ilerlememe biraz sövelim.. Kitaplar ve gerçekler gerçekten çok farklı asla benim gibi böyle bir salaklık yapmayın. Adamın karşısına dimdik dikilip meydan okurcasına gözlerimi gözlerine diktim. Yoğun bir parfüm kokusu vardı ama o kadar güzeldi ki kokusu. Kendi kokusuyla parfümün kokusu birleşince daha güzel bir koku yayıyordu. Gözleri açık kahverengiydi ve bir o kadar karanlıktı. Çok hissiz bakıyordu sanki gözlerine bakan kişiler ne düşündüğünü yada ne hissettiğini anlamasın diye verdiği bir çabaydı bilemem. Sağ gözünün altında küçük bir ben vardı ve o benin aynısı benim sol gözümün altında da vardı. Bu detay yüzüne şaşkınlığım yüzüme yansımış ve tek kaşımı kaldırmıştım. Onu incelememe sesini çıkarmadan bekliyordu ve o da beni inceliyordu. Dudakları dolgun ve güzeldi tam benim dudaklarıma layık diyelim. Aklımdan bunu geçirdiğime inanamıyorum. Gözlerimi kaçırıp bu düşünceyi aklımdan sildim ve tekrar ona baktım. Sivri bir çenesi vardı sakalları yeni yeni çıkmaya başlamış gibiydi. Kaşları hafif çatıktı. Gözlerim burnuna takıldı, gerçekten güzel bir burnu vardı hafif kemerli ama düz bir burun özenle yaratılmış gibi. Çenesinin kasıldığını gördüm, çene kasları belirginleşmişti. Neye sinirlendi şimdi bu? Gerçi biri beni ayakta dakikalarca bekletip yüzüme baksa bende sinirlenirdim. Gözlerim tekrar dudaklarına kaydı, bunu fark etmiş olacak ki dudağının bir ucu yukarı kalktı. "İstersen oturalım öyle incele ufaklık?" Dediği şeyle kendime gelip gözlerimi onun gözlerine çıkardım. Tekrar kaşlarımı çatıp başımı hafifçe kaldırdım. "Mekanı kapatma amacın ne?" "Kalabalık sevmiyorum" Sesi o kadar soğuktu ki yazın ortasında olmamıza rağmen titremiştim. Ve sesi... Soğuk ama bir o kadarda erkeksi... Hafif kalın bir sesi vardı ama o kadar güzeldi ki sabaha kadar konuşsunda dinlesem diyeceğiniz türden. Bu düşüncelere biraz ara verip gözlerine baktım. "O zaman evinde otursaydın? Ne diye mekanı kapattırıyorsun ki ben burada oturuyorum ve kimsede beni çıkarmıyor." Aferin kız çek restini diye kendi kendime söylenirken arkadan Serpilin sitemli sesini duydum. "Berfin! Salaklaşma da git kızım." Hâlâ adamın gözlerine bakarak elimi kaldırıp Serpili susturdum. "Burada oturuyorum ve kimsede beni çıkarmıyor dedim. Konu kapandı." Geri geri yürüyerek masama gitmeye çalışmıştım ki arkamdaki masaya takılmam buna engel oldu. Tam düşecekken o adamın beni tutmasıyla dengemi toparladım. Hâlâ birbirimize bakarken birden elimi bırakmasıyla boşta bulunup düştüm. Sinirle ayağa kalkıp adama baktım. "Madem bırakacaktın ne diye tuttun beni salak herif!?" Tamam son cümle aşırıya kaçmış olarabilir ama dedim bir kere napalım. Ellerini cebine koyup omuzlarını dikleştirdi ve kafasını hafif kaldırıp konuştu. "Sen ne diye geri geri yürüyorsun ufaklık?" Dediğim şeye sinirlenmişe benzemiyordu oysa ki korumaları dahil buradaki çalışanlar son dediğim laftan sonra nefeslerini tutmuş korkuyla ne olacağına bakıyorlardı. Yahu kim bu adam ya? Niye korkuyorlar bu kadar anlamadım ki sıradan iş adamı bence abarttılar iyice. Üstümü silkerken hâlâ gözlerimi ondan ayırmıyordum. "Düşmanlarıma asla arkamı dönmem de o yüzden." Şaşırmıştı. Kaşları havaya kalktı. Vay be bu adam mimik yapabiliyor muymuş? Gözlerini hafifçe kısıp başını sağa doğru hafifçe eğdi. "Ben senin düşmanın mıyım?" Orta düzeyde sahte bir kahkaha atıp ona gülerek baktım. "Tanımadığım herkes benim düşmanımdır bay bilinmeyen." "Ateş" Dediği şeyle anlamadığımı belirtircesine kaşımı çatıp kafamı nasıl yani dercesine salladım. "Adım bay bilinmeyen değil ufaklık. Ateş." Ateş... "İyi, ne güzel bu bilgiyle ne yapmamı bekliyorsun?" Hafifçe bana eğildi. Gözleri ve sesi çok soğuktu tırsmadım desem yalan olur. "Çok konuştun ufaklık, fazla cesursun." Hiç bir şey demeden eşyalarımı toplayıp çıktım. Son dediği cidden tırsmama neden olmuştu. Kafeden çıkarken son duyduğum şey iyice korkmama neden oldu ama beynimin bir oyunu olduğunu düşünmek istedim. "O kızın gülüşünü istiyorum..."

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

ÇINAR AĞACI

read
5.7K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
526.6K
bc

HÜKÜM

read
225.0K
bc

AŞKLA BERDEL

read
79.7K
bc

PERİ MASALI

read
9.5K
bc

Siyah Ve Beyaz

read
2.9K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook