Kol kola davet salonuna girdiklerinde kapıda bekleyen muhabirlerin bile fark edebileceği kadar asık bir yüz ifadesi vardı kızın. Koluna girdiği adamdan koşarcasına uzaklaşmak isterken oldukça dibinde, vücudu birbirine değecek kadar yakın kalmak durumundaydı. Babasından bir kez daha nefret etti. Ona bu hayatı yaşatan herkesten yeniden yeniden nefret etti ama en çok da kendisinden nefret etti. Aciz kalmaktan, kendini kurtaramamaktan, ona takılı kalmaktan nefret etti. Bir masanın yana gelip durduklarında rahatlayarak onun göstermelik kibarlığını bekleme gereği görmeden sandalyeye oturuverdi. Kızması umurunda bile değildi. Sadece ondan uzaklaşmak istemişti. Elinde olsa arasına kilometreler koymak istiyor olsa da şimdilik birkaç metreyle yetindi. Yanındaki sandalyen çekilme sesini duymuştu a

