Bölüm 1 İhanet
Dikkat❗️Bu hikaye,"Hayatımın Aşkı" serisinin devamıdır.Bu kitabı okumadan önce,diğer kitabı okumanızı öneririz.
Bölüm 1 Ayrılık
Ben Ekin Yılmaz.24 yaşındayım.13 yıl önce,Teakwondo yarışmasına katılmıştım.Birincilik ödülüne,"Yılın En iyi Taekwondocusu" ödülünü veriyorlardı.Ben ise 11 yaşındayken bu yarışmaya katıldım ve birinci oldum.Bunun yani sıra birçok olimpiyatlara katılıp,birincilik,ikincilik gibi birçok ödül ve başarı elde ettim.Ama bunların hepsi boştu.İnsanın bahtı güzel olmalı.Ne kadar başarılı olsa bile,hayat bazen insanı mutluluktan mahrum bırakabiliyor.Aslında benim dövüşe ilgim falan yoktu.Annem Yasemin,Boks ile Muay Thai dövüşçüsüydü.Bu yüzden benim de aynı olmam için beni zorladı.Babam da dövüş sanatları ile uğraşırdı fakat beni dövüşle ilgilenmem için asla zorlamazdı.Annemin ise beni zorlamasının temel nedeni,dövüş onu aşkla tanıştıran bir sanatmış.Annem ile babam,birlikte dövüşmüşler.Annem birilerinin onunla dövüşmesi için kafa tutmuş.Gelen kişi ise babammış.Ama zaten ilk başta annemden etkilenmiş.Bu yüzden bilerek anneme yenilmiş.Daha sonra annem de babamdan etkilenecek olacak ki sürekli bu spor salonunu ziyaret etmeye başlamış.Hatta alışık olduğu spor salonunu değiştirip buraya yazılmış.Bir de Yiğit amcam ile Elif teyzemin oğulları vardı.Adı Emre idi.Emre Arslan.Sürekli kavga ederdik.Emre çok gıcık biriydi.Yiğit amcam ile Elif teyzemin zıtlıktan ve kavgadan doğan aşkından bu kadar parça çıkardı işte.Bir de Emre'nin ondan 7 Yaş küçük kardeşi Soner vardı.Onunla hep iyi anlaşırdım,fakat Emre ile...asla.Emre ile aynı yaştaydık,Emre'nin kardeşi Soner 17 yaşındaydı...aklı hala genç ve temizdi.En azından abisinden daha kafa dengiydi.
Elif teyzem ile Yiğit amcamın aşkı,benim anne ile babamın aşkından daha zormuş.Yiğit amcamın Lina adında sevgilisi varmış.Sevgilisi olduğu için,Elif teyzeme olan aşkını reddediyormuş.
Ama şimdi birlikte ve çok mutlular.Birbirlerini seviyorlar ve artık aşkları konusunda şüpheleri yok.Benim hayatıma gelirse,Mesleğim Modellik.Moda dünyasında çok ünlü bir Modelim.Bir moda tasarımcısı arkadaşım var.Adı Selda.
O da moda dünyasında çok ünlüdür.O kıyafetleri tasarlar,ben giyerim.İlk başta babam bana karşı çıkmıştı fakat daha sonra annem onu ikna edebilmişti.Bir de sevgilim Arda vardı.Onunla çok mutluyduk.Bir de bir tane kız kardeşi vardı.Adı da Leylaydı.Kendisini çok severdim.
Bugün Emre artık CEO yardımcısı iken CEO olacaktı.Yiğit amcam ise şirketin COO'suydu.Sadece Emre şirketi temsil eden kişi olacaktı.Bunun için bir tören yapılmasına karar verildi.Tabii ki törene sevgilim Ardayı da götürecektim.Onu aramaya karar verdim.Telefonu açtı.
"Alo?Naber sevgilim,nasılsın Ekinim?
Diye sordu.İstemsizce gülümsedim.
"İyiyim,Ardam.Sen nasılsın bakayım?" dedim.O ise
"İyiyim Ekinim.Peki,ne oldu?Neden aramıştın?"
"Yiğit amcamı bilirsin,onun oğlu Emre'den CEO olmaya adım attığı bir tören var.İkimizin de orada olması gerektiğini düşündüm.İkimizde uyumumuz ve ateşimizle orayı yakacağız!" dedim.
Arda ise gülümsedi.
"Bundan hiç şüphem yok,Ekinim.Oraya varacağım.Saat kaçta,birtanem?"
"Saat 20.00' de." dedim.
"Tamam gelirim." dedi.
"Tamam o zaman,saat sekizde görüşmek üzere."dedim ve telefonu kapattım."
Emre
Bugün tören vardı.Bunun için hazırlanacaktım.Daha sonra annemin babama dediklerini duydum.
"Buna çok sevindim,Yiğit.Yaseminlerde gelecek,değil mi?Peki,kızları Ekin?Onlarda gelecek mi,hayatım?"
Tam babam cevap verecekti ki araya atıldım.
"Ne!?!?Ekin mi diyorsun,anne?O kızın adını bile duymak istemem,beni gıcık ediyor." dedim.Çocukken çok kavga ederdik ve aramıza en az 5 metre mesafe koyardık.
Annem ise sinirlendi.
"Senin gıcık olup olmamana bağlı değil.Biliyorsun,Yasemin teyzen benim kardeşim gibidir,onu severim.Ekin de onun kızı olduğuna göre gelecek." dedi.
Aslında Ekinle yaptığımız kavgalar çocuklukta kalmıştı.Daha kavga etmiyorduk ama konuşmuyorduk ta.Bir an şöyle düşünmüştüm.Bana değer vermeseydi,törenine gelmezdi.Ama geleceğine göre artık o eski Ekin değildi...umarım.Ben de babam gibi başarılı bir CEO olmak istiyordum.Babam en iyi ve yetenekli iş adamlarından bir tanesiydi.Ben ve Soner sürekli babamızı örnek almaya çalışırdık.
Ardından Soner geldi.
"Burada ne yapıyorsun,abi?Hala giyinmedin mi?"
"Giyineceğim.Tören için giyeceğim kıyafetlerim otelde kalmış.Biliyorsun,dün otelimizde toplantı için geceleme istedim,17 nolu otelde kalmıştım.Oraya kamera koydurdum.Birisi girerse diye ekstaradan kamera vardı çünkü otel sahiplerine güvenmiyordum.
dedim sinirli bir şekilde.
"Tamam,neden sürekli sinirlisin?Tıpkı babamız gibisin,ben ise anneme çektim." dedi.Bir nevi doğruyu söylüyordu.Ben babama benzerdim.O ise anneme.
Arda
Ekin'in yanına gidecektim.Ona kadar Çiçek'e yazmam gerekiyordu.Çiçek ise benim sevdiğim kızdı.Ekin'i de seviyordum fakat Çiçeğe olan aşkım bambaşkaydı.Keşke Ekin'i tanımadan önce Çiçek ile tanışsaydım.Ama Ekin'i de seviyordum.Onu bırakmayacaktım.Hem fena mı olur,iki tane sevgilim olurdu.
Çiçek yanıma geldi.
"Ne oldu,benim narin bebeğime?" dedim onun alnını öperek."
Daha sonra ona kurnazca gülümsedim.
"Yoksa seni şuan,şu saatte dün geceki gibi becermemi mi istiyorsun?Ama bu sefer daha ateşli ve iyi bir deneyim yaşatırım!diyip sırtına öpücükler kondurmaya başladım.Daha sonra onu sırt üstü yatması için zorladım.
"Evet!İşte tam böyle bir pozisyon istiyorum." dedim ve sırtını kalçasına kadar öpmeye başladım.Daha sonra onu üstüme çıkmasına izin verdim ve onu becermeye başladım.
"Seni deli deli becereceğim,Çiçek!"
İnlemeye devam ediyordu ve o inledikçe ben kendimi ona dokunmamaktan alamıyordum.
Daha sonra ikimiz de yorulduk ve ben bir süre dinlendim.Daha sonra banyoya gidip duşa girdim.
Ekin beni çağırdığı için üstümü giyecektim.
Emre
Şuan şirketimizin yanı sıra artık bir otel sahibi de olmuştuk.Ben 17 nolu odada kalırdım.Oraya kamera koydurtmuştum.Oradan kıyafetlerimi aldıktan sonra kameralara bakacaktım.Daha sonra Ekin beni aradı.
"Alo?Emre,Seni gerçekten tebrik ederim.Senin adına çok mutluyum dedi.
Sürekli atıştığım Ekin bu muydu?Ama belli etmemeye karar verdim.
"Teşekkür ederim Ekinciğim.Rica etsem şimdi üstümü giyebilir miyim?"
Ekin utanmıştı.Daha fazla üstelemedi.
"A-e şey tamam!dikkat et.Sonuçta biz arkadaşız,değil mi?"
Bunları söyleyen gerçekten Ekin miydi?Gerçekten çok değişmişti.
"Evet,öyle Ekin."
"Bu arada Emre.Sevgilim Ardayı bilirsin.Seni onunla daha önce tanıştırmıştım.Onunla gelirsek sorun olur mu?"
"Oh,hayır hiç olmaz.Gelebilirsin.Ekinciğim."
"Tamam!O zaman görüşürüz."
"Görüşürüz."
Telefonu kapattım ve danışmandan 17 nolu odanın anahtarını aldım.Daha sonra odaya doğru ilerlemeye başladım.
Anahtarı okutup odaya girdiğimde gördüğüm manzara karşısında şaşkınlık içerisinde kaldım.Bunlarda neyin nesiydi?
Bir kız,üstünü giyiniyordu.Kıyafetler etrafa saçılmıştı.Kız beni görmeyle gerildi.
"Siz kimsiniz?
Biraz duraksadı,daha sonra tanır gibi oldu.
Yoksa siz...ünlü iş adamı Yiğit Arslanın büyük oğlu musunuz?" dedi meraklı bir bakışla.Daha sonra banyodan çıkan birini fark ettim.Bu kişi kim miydi?Ekin'in sevgilisinin ta kendisi.
"Sen!"
dedim ona sinirli gözlerle bakarak.
Yoksa Arda Ekin'i aldatıyor muydu?Ekin benim çocukluk arkadaşımdı.Biz beraber büyümüştük.Ne kadar ona gıcık olsam da ona çok değer veriyordum.Onun bir zarara uğramasına izin vermeyecektim.
"Yemin ederim!Benim bir suçum yok,Emre!"
Onu bornozunun yakasından tuttum ve çekeşlemeye başladım.
"Oğlum,sen benimle dalga mı geçiyorsun?Çocukluk arkadaşımın sevgilisini başka bir kızla bizim otelde görüyorum.Hem başka bir yer yokmuş gibi.Bir de benim odama girmen.
"Senin odan derken?Buraya mı kızları sokup beceriyorsun?" dedi Arda kötü kötü sırıtarak.
"Ben asla böyle bir eylemde bulunmadım.Hiç kimseye karşı "aşk" diye bir duygu hissetmiyorum." dedim.
O ise gülerek bana bakmaya başladı.
"Sana gazetelerde "Aseksüel Adam" diyorlardı.Demek ki haklılarmış! dedi kahkahalar atmaya devam ederek.Daha sonra kız Ardaya sinirli sinirli bakmaya başladı.
"Sen!o kızdan ayrılacağını söylemiştin!Ayrıldım demiştin,bitti demiştin!Beni nasıl kandırmaya cüret edersin!" dedi ve Ardaya hüsrana uğramış bir şekilde vurmaya başladı.
Arda ise sinirlerine hakim olup şunları söyledi.
"Ayrılacağım aşkım.Merak etme,dedi."
Ben ise sinirlenmiştim.
"Sen utanmıyor musun oğlum benim yanımda bile?Sen göreceksin!"
Dedim.
"O ise beni arkamdan tuttu.Asla bunların hiçbirini Ekin'e anlatmayacaksın." dedi.Herhalde beni basit birisi sanıyordu.Benim Yiğit Arslanın oğlu olduğumu unutmuştu.
"Sen bana emir mi veriyorsun?Kimse bana emir vermeye cesareti olamaz!...ve senin de olmayacak!" dedim ve Ardaya sert bir yumruk attım.Kız ise korkuyla irkildi.
Ben ise
"Güvenlik!Korumalar!Bu ikisi benim odamda ne yapıyor?Derhal odamdan çıksınlar.İzinsiz benim oteldeki odama girmelerine izin veren danışmadan vereceğim ceza büyük olacak.Yedek anahtarı ise çöpe atmam lazım!" dedim.Daha sonra yedek anahtarı masanın üzerinden aldığım gibi çöpe attım.Artık bu anahtarın bir yedeği olmayacaktı.Sadece bende olacaktı.
Korumalar ve güvenlikleri onları odadan attı.Ben ise kameraları izlemeye başladım.Bir de ne göreyim?Arda ile o kız beraber oluyordu.Bunları görünce tiksindim ve aniden kapattım.
"Ekin bunları öğrenmeli!" dedim ve kamera kaydını telefonuma kaydettim.Takımımı giydim.Saçımı düzelttim ve ardından tören için otele vardım.
Orada Ekin duruyordu.Arda ile birlikte durmuş,bir şeyler konuşuyorlardı.
Ekin'i çağırmak zorunda kaldım.
"Ekin!"
dedim.Daha sonra Arda Ekin'e söyleyeceğimi anlamış olmalıydı ki o da peşinden geliyordu.
"Ekin.Sadece sen.Baş başa konuşacağız." dedim.Ardından Ekin Ardaya bir şeyler anlatıyordu.Arda Ekin'e ısrar eder gibi görünüyordu ama Ekin kabul etmemişti.Yanıma tek başına geldi.
"Ne oldu,Emre?Neden baş başa konuşmak istedin?"
Ekin için içim acıyordu.Bunları söylemekten çok çekinmiştim.
"Ekin...sevgilin Arda seni aldatıyor."
Ekin ise bana gülmeye başladı.Ne olduğunu ben bile anlayamamıştım.
"Ne saçmalıyorsun sen?Arda mı?Beni mi aldatacakmış?" dedi ve gülmeye devam etti.
"Kanıtım var,Ekin.Ama görmeye cesaretin varsa gösterebilirim.
Daha sonra Ekin'in kahkahalar atan yüzü birden soldu.Nasıl yani?Ne kanıtı?" dedi.
"Video.Ama görmek ister misin?Yani...kaldırabilir misin?" dedim.
Ekin ise
"Her şeye hazırlıklıyım.İnsanlara asla güvenmiyorum.Bu insanoğlundan her şeyi beklerim." dedi.Ne kadar böyle derse desin,Ardaya çok değer veriyordu.Ondan ihanet yemek onu baya üzecekti.Ama Ekin soğukkanlı olmak istediyse ben de ona saygı duyup,videoyu açacaktım.Ekin dikkatle videoya bakmaya başladı.Daha sonra
"Bu nasıl olur!Beni aldatıyor muydu?Bir de yüzüme gülüp...bunun sonuçları çok ağır olacak!" dedi ve ağlamaya başladı.Daha sonra birden bana sarıldı.Takımım hep göz yaşlarıyla dolmuştu.
"Emre!Daha fazla dayanamıyorum!Ben...Bu nasıl olur?Sorun ben miyim?Yoksa ben onun için yetersiz miydim?Sırf onunla beraber olmadığım için mi beni aldattı?Yoksa ben...güzel değil miyim?" dedi ve ağlamaya devam etti.
"Şşt,ağlama.Sen çok güzelsin.Dünyalar güzeli taekwondocu ve model Ekin Yılmaz.Senden güzeli var mıdır ki bu dünyada?" dedim ve göğsümde yatan yüzündeki gözyaşlarını sildim ve onu kendime daha da çok bastırdım.Ben bastırdıkça o yüzünü asla benim göğsümden almıyordu.Birbirimize çok uzun bir zaman sarılır halde kalmıştık.
"Güçlü olmalısın,Ekin.Sen benim değerli bir arkadaşımsın,tamam mı?"
Ekin ise gözyaşlarını silerek
"Tamam.Lavaboya gidip yüzümü yıkayacağım." dedi.
Ardından Arda yanıma geldi.
"Ne dedin Ekine?Yoksa gerçeği mi söyledin?Ağlayıp duruyordu?Bir de sevgilimi kucaklıyorsun.Eğer bir daha bunu görürsem..."
O sırada Ekin geldi.Lafı kesilmişti.Ardaya okkalı bir tokat attı.Utanmıyor musun sen!Şerefsiz dedi ve karnına bir yumruk vurdu.
Emreye istediğim kadar sarılırım,hatta onu da öperim." dedi ve yanağıma bir öpücük kondurdu.Ben ise ona dönüp "Ne yapıyorsun diyecektim ki bana bir kez daha öpücük vereceğini anlayamamıştım ve bu yüzden yanlışlıkla dudaklarımız birleşti.İkimizin de gözleri birbirine bakmaya başladı.Biz ne yapıyorduk?İkimizin de gözleri büyüdü ve hemen birbirimizi ittik.Arda ise bize şaşkınlıkla bakıyordu.
"Yoksa sizin...baştan beri ilişkiniz mi vardı?Sen de mi beni aldatıyordun,Ekin?"
dedi sorgulayıcı bir bakışla.
Ekin ise
"Ulan utanmıyor musun sen?Ne saçmalıyorsun?Yanlışlıkla oldu.Kendi hatanı kapatmak için bu bahaneyi uydurmaya utanmıyor musun?!?!"
Emre de bana destek olmuştu...Ne kadar utansa bile.
"Bahane uydurman güzel,fakat bunun cezasını çekeceksin,Arda Ertürk." dedi.
Emre Ardaya yumruk atıp dövmeye başladı.Daha sonra herkes bizi izliyordu.Ekin ağlamaya başladı.
Seslerden duyulan şeyler şunlardı.
"Koskoca Mustafa Arslan'ın korumasının kızının düştüğü duruma bak!Namusu kirlendi!" dediler.Ben ise bunu mantıksız bulmuştum.
Emre
Ardından,bağırmaya başladım.
"Namusu neden kirlenmiş?"
Ardayı gösterdim.
"Bu adam başka bir kadınla yatınca namusu kirlenmiyor da..."
Ekin'in yaşlı gözleri olan yüzüne baktım.
"Bu kızın mı namusu kirleniyor?
Daha sonra babam Yiğit sinirlenmişti.Annem ve Yasemin teyzem şaşkınlıkla bize bakıyor,babam ve Gökhan amcam ise bizi sinirli sinirli bakışlar atarak izliyordu.
Babam Yiğit
"Emre!Kes şunu.Ben hallederim.
dedi.
Ben ise
"Hayır,baba.Önce söylemem gereken şeyler var.Bundan sonra Ekin benim karım.Onunla evleneceğim!" dedim.