Açelya Hanım yanında kardeşiyle havaalanından çıktığında İsrafil dışarıda arabayla bekliyordu. İsrafil’i gören kadın adımlarını hızlandırdı. “Oğlum nasıl, durumu iyi mi? Kaza nasıl oldu, nerede oldu?” İsrafil, Berkay Bey’e bir bakış attığında havalanan kaşları görünce yalana uyum sağlayıp, “Gideriz şimdi yenge.” dedi. Arabaya bindiklerinde yola çıktılar. Berkay Bey, ablasına belli etmeden gözlerinde biriken yaşları sildi. Hastaneye geldiklerinde doğrudan morg girişinin önünde durmuşlardı. Açelya Hanım arabadan inerken dışarıdaki kalabalığı görmüştü ama umursamamıştı. “Acil serviste mi? Ne taraftan gideceğiz?” derken Kudret Bey’i gördü. “Cantekin nerede?” diyen sesi korku ve endişeli doluydu. “Abla!” Berkay Bey yanına geldiğinde gözlerindeki yaşları saklamayı bırakmıştı. “Yeğenim

