bc

Ağanın Tutkulu Aşkı +18

book_age18+
4.5K
TAKİP ET
40.4K
OKU
contract marriage
family
HE
neighbor
mafia
heir/heiress
tragedy
sweet
kicking
pack
secrets
musclebear
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

‘Benim için bacaklarını aç’ dedi.

İçimde bir kez daha gidip geldi. ‘Çok kasıyorsun, biraz rahatla’ dedi.

………………………….

Dedesi sordu torununa ‘adı ne ola bu güzel kızın’. ‘ Ela olsun dede’ dedi 5 yaşındaki Miran. ‘Göslerin yıldızlar gibi parlıyor’ dedi 5 yaşındaki küçük Ela. Miran gülümsedi. ‘Evleneceğim seninle varır mısın bana?’ Dedi Miran. ‘Olur’ dedi 17 sene sonra Fotoğrafçı olan Ela Mardin’e gider ve akşam üzeri gün batımını çekerken biri dikkatini çeker. Adamın da fotoğrafını çeker. Sonra adam fark eder. Ela’ya fotoğrafı göstermesini ister. Ela ‘kusura bakmayın sormadan fotoğrafınızı çektim’ dedi. Fotoğrafı gösterirken ‘ gözleriniz yıldızlar gibi parlıyor’ dedi. Miran fotoğraftan kafasını kaldırdı. ‘Adın ne senin?’ Diye sordu. ‘Ela’ dedi ve gülümsedi. Miran ‘Karım’ dedi ve Ela’yı omzuna attı.

……………………

……………………

Miran bir anda içime tamamen kendini soktu. ‘Ahhh’ diye acı içinde inledim. Bacaklarımı kapatmak istediğimde beni durdu.

‘Benim için bacaklarını aç’ dedi.

İçimde bir kez daha gidip geldi. ‘Çok kastın biraz rahatla’ dedi.

Hızlanmak için belimden tuttu. ‘Ahhh’ diye hırlayıp inlemeye başladı. Sonra da içimde seğirdiğini hissettim o zaman boşaldığını anladım. Göğsü hızla kalkıp iniyordu.

Üzerime uzandı. Boynumda nefes alıp veriyordu.

Beni kendine çekti ve sarıldı. ‘Canını çok acıttım mı?’ Diye sordu.

‘İlk başta biraz acıdı’ dedim. ‘Sonra?’ Diye devam etmem için teşvik etti. ‘Güzeldi’ dedim.

Gülümsedi. ‘Bu zor olanıydı. Diğerleri daha güzel olacak’ dedi.

‘Nereye gidiyoruz’ dedim. ‘Seni ben yıkayacağım’ dedi.

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
Atabey ve Özdemir Aşireti
PROLOG İlahi bakış açısı ile anlatım Atabey aşireti Midyatın en köklü aşiretiydi. Mehmet Atabey ölmeden önce bu aşiretin başındayken Mehmet Atabey’in Ahmet adında tek bir oğlu vardı. Ahmet Atabey, Mihra Balcıya Lise zamanında aşık olmuş ve 1994 yılında balcı aşiretinden Mihra Balcı ile evlenmiştir. 1995de Atabey aşiretinin başına geçecek olan Miran Atabey doğmuştu. Üç yıl arayla Mirza ve bir üç yıl sonra da Mirbey doğmuştu. En son ise üç yıl sonra Ezmira adında bir kızları olmuştur. Tüm kardeşlerim gözleri yemyeşildi. Ezmira hariç tüm erkeklerin saçları siyahtı. Ezmira onlara göre daha açık tenliydi. Onlar Midyatın en güçlü ailesiydi. Özdemir aşiretinden Muhammed Özdemir, Mehmet Atabey’in liseden beri devam eden ahiretlik dostudur. Muhammed Özdemir’in en büyük oğlu Ferzan Özdemirdi. Ferzan Özdemirin ilk karısı Berçem Özdemir’den biri konuşma engelli kızı Evin ve Ela vardı. İkinci karısından ise Baran adında oğlu ve Dicle adında kızı olmuştu. Evin ve Ela birbirlerine çok benziyorlardı. Siyah saçları dalga dalgaydı. Evin gözleri yeşile daha yakın bir ela iken. Elanın gözleri ise daha koyuydu. Bu iki kız arasında sadece iki yaş vardı. Güzellikleri dilleri destan olacak kadar vardır. Dicle ve Baran da babalarına benziyordu. Siyah saçlı ve siyah gözlülerdi. Baran, yakışıklı ve olgun biriydi. Dicle, hırçın ve akıllıydı. MİDYAT 2000 yılı Mehmet Atabey o zamanlar liseden arkadaşı olan Ahmet Özdemir’i ziyarete gitti. Özdemir aşireti de bilinen aşiretlerdendi. Lakin Atabey aşireti en köklü ve en güçlüsüydü. Biri ben Atabey’lerden şunu tanırım bunu tanırım dediğinde bile baş üstünde tutulur. İkramda kusur edilmezdi. Özdemirlerin konağının kapısını çalan Mehmet Atabey yanında 5 yaşındaki torunu Miran Atabey’i de yanında getirmişti. Muhammed ağanın bir torunu daha doğmuştu. Atabeylere kapı açıldı. Muhammed ağa dostunu karşıladı. ‘Hoşgeldin’ dedi. Mehmet ağa ‘ torununu getir gele görelim’ dedi. ‘İkinci Torunum da kızdır’ dedi Muhammed ağa kafasını aşağı eğerken. Mehmet ağa ‘olsun torunuma gelin olur’ dedi Miran beye gülümseyerek. Kız çocukları bu topraklarda erkek çocuğu kadar değer görmezdi. Hele ki eskiden kız çocuğu doğunca kimse ilgilenmezdi. Eskiden erkek çocuğu olmayan gelinler üzerine kuma getirilirdi. Bu toprakalar her zaman kadınlara zalim olmuştu. Bu topraklar da her zaman kadınalara zulüm edilmişti. Belki biraz sevgi, biraz aşk, biraz anlayış her şeyi çözebilirdi. İki tane erkek torunu olan Mehmet ağa’ya karşı Muhammed ağa kendini küçük düşmüş hissetmişti ama Mehmet ağa ‘kız çocuklarının değersiz olmadığını yanlış şekilde olsa bile göstermeye çalışmıştı. Mehmet ağa, bebek Muhammed bey’in kucağındayken ‘Adı nedir’ diye sordu. ‘Adını siz koyun’ dedi Muhammed ağa. Mehmet ağa torununa döndü ve ‘Bebeğin adı ne olsun Miran.’ Miran cevap verdi. ‘Ela olsun’ dedi MİDYAT 2005 yılı İlahi bakış açısıyla Atabeylerin konağında Özdemir ailesi misafirdi. Çocuklar avluda oyun oynuyordu. Miran,Mirza, Mirbey ve Ela saklambaç oynarken Miran ve Ela dama çıkıp saklanır. Ela damdan aşağı ayaklarını uzatır. Miran yanına gelir. Ela bir yıldızlara bir Miran’a bakar. ‘Gözlerin yıldızlar gibi parlıyor’ dedi 5 yaşındaki küçük Ela. Miran gülümsedi. ‘Evleneceğim seninle varır mısın bana?’ Dedi Miran. ‘Olur’ dedi ela. Miran, Elanında elinden tut ve koşarak dedesinin yanına gider. ‘Dede bana Ela’yı al’ dedi. Mehmet ağa bu söz üzerine Muhammed ağaya döner. ‘Allah’ın emri peygamberin kavliyle Ela’yı Mirana isterim’ dedi. Muhammed ağa ‘veririm Elbet veririm’ dedi ve el sıkıştılar. Anlaşma yapıldı. Kız verildi. Tüm köye Miran ile Ela’nın nikah yaşı tutunca nikah kıyılacağı bildirildi. Bu olaydan bir hafta sonra Özdemir aşiretinden Muhammed ağanın ikinci oğlu Ferman bey hışımla konağa girdi. Akşam vaktiydi. Babasının odasına çıktı. ‘Baba, araba kullanırken birden Aksoy aşiretinin küçük torunu çıktı. Yanlışlıkla çarptım’ dedi. Muhammed ağa birden ayağa kalktı. ‘Ne dersin sen be’ dedi hiddetle. Konak sallandı sanısın. ‘Kız mı erkek mi’ diye sordu. ‘Kız’ dedi. ‘Berdel kararı verilir o zaman’ dediler. Bu sırada Ferzan ağanın hanımı konuşulanları duymuştu. Berdel kararı verilecekse bu sadece kendi kızlarının başına gelecekti. Tüm konakta sadece onların kız çocuğu vardı. Hemen odalarına koştu. Eşi Ferzan Bey’e durumu anlattı. Çocuklarını kurtarmak için plan yaptılar. Birden kapı dövülmeye başladı. ‘Ferman çık dışarı kızımı benden aldın bende senden bir can alacağım’ dedi. Bu sırada kapılar açıldı. Bağırışlar devam etti. Muhammed ağanın engelli torunu kimse tarafından bilinmezdi bu yüzden berdel Ela için yapılmıştı. 5 yaşındaki bir çocuk içindi. Annesi berdel kararının Ela için çıktığını biliyordu çünkü kimse büyük kızı olduğunu bilmiyordu. Büyük kızı Evini evin hizmetçisi olan Halime’nin yanına götürdü. Onun odasına sakladı. Sorarlarsa benim torunum, engellidir konuşmaz dersin diye tembihledi. Ordan Elayı kaptığı gibi mutfaktan dışarı çıktı. Amacı kızını bu durumdan kurtarmaktı. 5 yaşındaki kızını kaybedemezdi. Berçem hanım, Ela’yı siyah bir arabaya bindirdi. Şoför koltuğunda babası Ferzan bey vardı. Sizi kurtaracağım diye düşünüyordu ne olursa olsun kendi kızaları canıydı. Onlar sevdiği kadından ona verilmiş büyük bir hediyeydi. Bu sırada konakta bağırışlar devam ediyordu. ‘Torununu getir ağa, berdel kararına uy’ dedi. Muhammed ağa ‘ben kimseye berdel sözü vermedim. Tek torunum var onun da Atabeylere verilmiş sözü vardır’ dedi bağırarak. ‘Artık söz möz yok. Cana can kana kan’ dediler. Ferzan bey eşini ve kızını otogara bırakıp oradan uzaklaşmıştı. Berçem hanım kızı ile İstanbul otobüsüne bindiler. Ela otobüse başını koyar koymaz uyudu. Berçem Hanım korkuyordu. Kızını kurtaramamaktan korkuyordu. Ona zarar gelmesinden korkuyordu. Evlatları için her şeyi göze almaya hazırdı. Berçem hanım su almak için bir an otobüsten inmişti. İşte olanlar o zaman olmuştu. Bu sırada Aksoy aşiretinden biri tüm olanı fark etti. Ferzan beyin arkasından apar topar gittiler. Ferzan bey dönüş yolunda onları gördü ama çok geçti. Otogara baskın yapan Aksoy aşireti Berçem hanımı gördü. Kızı sorulduğunda ‘öldü’ dedi. Berçem hanım o gün Aksoy aşireti tarafından öldürüldü. Kadın olduğu için intikam alınmadı. İstanbul 2005 yılı Ela gözlerini açtığında manzaraya inanamadı. Koskocaman deniz ayaklarının altındaydı. Heyecanla annesini aradı ama bulamadı. Sonra ağlamaya başladı ‘annemi istiyorum’ diyerek. Muavin Elanın yanına geldi. Annesini sordu ama bulunamayınca polis arandı. Ela polisle Yetimhane doğru gitti. Polisler Ela’ya annesini babasını sordu. Ela sadece adını hatırladı. Çünkü korkmuştu. Annesi babası yanında yoktu ve o çocuk haliyle tir tir titreyerek ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Herkes ona sorular soruyordu ama Ela cevapları bilmiyordu. Mardin otobüsünden geldiği için en azından geldiği yer belliydi. Ela yaşadığı şoku uzun bir zaman unutamadı. Çocukken yaşadıkları da büyüdükçe anıları yavaşça silindi.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

ÇINAR AĞACI

read
5.7K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K
bc

HÜKÜM

read
225.0K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
526.6K
bc

AŞKLA BERDEL

read
79.7K
bc

PERİ MASALI

read
9.5K
bc

Siyah Ve Beyaz

read
1.8K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook