Akşam olmuş, yemek için günlük telaş başlamıştı. Mutfaktan salona koşturan kızlar ve gelinler birbirlerini arkalarında bırakırlarken kapıdaki kalabalık bu sessizliği anlamaya çalışıyordu. Temizlediği beylik tabancasına son kez bakıp yeniden beline yerleştiren Zafer ileride çaprazlarında sessizce duran konağa baktığında bir şey göremiyordu. Derin bir iç çekerek havanın baskınlığından olsa gerek daralmış halde yerinden kalkıp gençlerin yanına ilerledi. "Çok sessiz." dedi Yasin, kaşlarıyla aynı yeri işaret ederek. Hep birlikte o yöne baktıklarında Zafer derin bir iç daha çekti. Ortalığın bu kadar sessiz olması asla hayra alamet olmamıştı. Şimdi de değildi ve bunu fark etmekte zor olmamıştı. "Sessiz atın çiftesi pek olur." diye bir kez daha konuşan Yasin'e baktı Zafer. Elini genç adamın omz

