"Anlamadım Ömür Bey (!)" "Tam olarak neyi anlamadınız?" Elimdeki tepsiyi sert olmamasına özen göstererek masasına bıraktım. Oturduğu 'patron koltuğunun' karşısına geçip oturdum. Bacak bacak üstüne attığımda kaşlarını çatmıştı. Sabahtan beri ona beş tane kahve yapmıştım! Ve hâlâ daha sabahtı... Bütün yaptığım kahveleri beğenmediğini söyleyip yenisini yapmam için yolluyordu. Ben de yenisini yapıp geliyordum. Aslında ona kahve yapmam sorun değildi. Sorun beni odasından her yolladığında masasına koyduğum kahveyi vermeden yolluyordu. Yeni kahve yapıp geldiğimde bir bakıyorum ki beğenmediği kahve bardaktan puf olmuş. "Ben bu şirketin ortaklarından biri değil miyim?" Ona yönelttiğim soruya başını olumlu anlamda sallayarak cevap verdi. "Bana kölenmişim gibi davranamazsın." Havada

