İmkansız bir çırpınışıydı bu yoksa teslimiyet çoktan başını öne eğmiş miydi. Belkide düşünecek vakti olsa çoktan düşünürdü. Ama onlar baştan kaybetmişlerdi, birbirlerinin kalplerine dokunmayı... *** Panikle geri çekildi Neslişah. Tek kelime etmeden yürüyüp kapıyı öfkeyle arkasına kadar dayadı; "Anne!?" dediğinde Alev ilk defa çekinerek yaklaştı kızına. Çünkü az önce olanları gören de oydu. Ve her zaman ki gibi kızının alanına saygı duymadan dalı vermişti içeri. Hemde konunun en önemli yerinde. "Kızım ben.. Beril ve İnci'nin geldiğini haber verecektim." dedi mahcup bir tavırla. Ama Neslişah annesini çok iyi tanıyordu, bu hareketleri resmen formaliteydi. "Neden anne? Kendileri gelemiyor mu? Ayakları mı yok?" dedi ironik bir şekilde. "Peki madem ben gidip söylerim. Siz keyfinize bakın

