bc

Kan ve Tılsım

book_age18+
4
TAKİP ET
1K
OKU
teacherxstudent
curse
bxg
kicking
vampire
another world
professor
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

İkibin asırlık bir hikaye günümüze kadar gelebilir mi?.Bir şaman içindeki öfkeyi aşka susamış iki zavallı gencin hayatına kehanet olarak salabilir mi?Keşişler ve deniz adamları kimin tarafındalar?Peki ya küçük tilki? Gerçekten de bir tilki mi yoksa minik bedene hapsolmuş bir insan mı?Vampir bir adam kehanetten kurtulmak ve bitirmek için o kanı içmeli mi yoksa aşka kucak mı açmalı?Normal vampir fantazi hikayelerinin aksine bambaşka bir bilim kurgu hikayesi.Genel vampir hikayelerinin aksine bunda kan emici vampirler ve kurt adamlar yok.🦹🕵️🦊

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
Benim Güzel Hanedanlığım
Karakter Tanıtımı Erkek Karakter; Alaric Slay Dış özellikleri; Koyu renk saçlar, keskin yüz hatları ve buz mavisi gözler.Soylu ve karizmatik bir duruş.Bir seksen boy. Kişiliği; Cesur, hırslı ve krallığa sadık bir prens.Elera'yı seviyor ve bu evgliliğin her iki krallık için de refah getirceceğine inanıyor. İç Dünyası;Yerine göre utangaç, çok sessiz ama azgın.Kadınları çok sever.Matematikte iyidir ama böceklerden korkar. Yaşı; 22 (Vampir olduktan sonra her 500 yılda bir bir yaş büyüyor.) Kadın Karakter;Elara Vahum Dış Özellikler;İpek gibi kumral saçlar, zümrüt yeşili gözler ve porselen gibi pürüzsüz bir yüz.Saf ve masum bir güzellik.Bir yetmiş boy. Kişiliği;Zeki, meraklı ama aynı zamanda krallığına ve ailesine sadık bir genç.Prense delicesine aşık ve hayran. İç Dünyası; Şamanlara ve ruhlara inanan zekiliğin yanı sıra biraz korkak bir tip.Prens'le birlikte olmak tek hayali.Biraz kibirli bir yapısı da var.Aynı zamanda harika şarkı söyler. Yaşı;18 Şaman;Gökşin (Güçlü gök) Dış Özellikleri; Yaşlı, zayıf ve uzun boylu beyaz saçları olan bir kadın.Gözlerindeki kadim bilgelik ve derin acı saklar. Kişiliği;Bilge, doğaya saygılı ve kralın zülmüne karşı çıkan bir şaman.Halkın sevgisini kazanmış anlayışlı bir kadın. İç dünyası;Öfkeli ve sürekli şikayet edenn bir tip.Kendini doğaya ve tanrıya adamışlığıyla bilinir. Yaş;92 Vezir; Pingping Dış Özellikler; Doksan üç santim boyunda, ela gözlü. İç Dünyası; Çabuk sinirlenir, prensi korumak için canını bile verir.Özel tekniklerle ile savaşma stratejileri vardır.(Taş atmak gibi) Yaş;19 Hanyan'ın (Seul) üzerine doğan güneş, her zamankinden daha parlak, daha neşeliydi. Kırlangıçlar baharı müjdelemek için şarkılar söylüyor gökyüzünde rüzgarda savrulan küçük tüy yumakları gibi kanat çırpıyorlardı. Gyeongbokgung Sarayı.'nın (Gyonbokgug okunuşu)bahçelerindeki kiraz ağaçları, hafif rüzgarla birlikte pembe yapraklarını tören alanına bir kar tanesi gibi döküyordu. Kediler avlanmaya çıkmış, kurbağalar güneş banyosuna yatmış, baykuşlar nöbette insanlar ise yaşama aşkı ile sokaklara dökülmüştü. Tüccarlar her zamanki gibi işlerinin başına geçmiş üç dirhem bir çekirdek ellerindeki pirinci ve tütünü satmaya çalışıyorlardı. Genç kadınlar yeşim taşlarından ve gümüşlerden yapılmış kolyelere, bilekliklere, topuz tokalarına sanki dünyanın en ulaşılmaz ve büyülü bir parçasıymış gibi hayranlıkla bakıyorlardı. Çocuklar hayatlarını en güzel dönemlerini yaşıyor koşup oynuyor, ağlarken sümükleri yanaklarına yapışıyor eve giderse anneleri izin vermez diye oyun oynarken altlarına işiyorlardı. Ayyaş adamlar küçük işletmelerde sabah mı akşam mı anlamadan içmeye devam ediyor ellerindeki iki gümüş ile de kumar oynuyorlardı. Birçoğunun karısı eşlerini döve döve evlerine götürürken yedikleri dayakların nereden geldiklerini bile anlamıyorlardı. Mutfaklardan yükselen taze baharat ve zencefil kokuları, saray avlusunda çalan geleneksel çalgıların neşeli ritmine karışıyordu. Halk böyle olurken sarayda bambaşka bir cümbüş içindeydi. Bugün saray halkı için en önemli günlerden birisiydi. Bugün düğün günüydü. Genç prensin dünya evine girdiği o özel gündü. Bu düğün saray halkının her bir ferdi için de yeni bir olay demekti. Annesi için sarayda yeni bir güç savaşı babası için sağlam ilişkiler yakışıklı prensimiz için ise kadın demekti. Sadece kadın. Ama asıl cariyeler, hizmetkarlar ve hadımlar için bitmek bilmeyen kaprisler, arkalardan dönen dolaplar ve yeni gösterim bir tiyatro oyunuydu. İşte bugün o gündü, herkesin kaderinin değiştiği gün. Sokaklar düğün için telaşa kapılmış saray halkıyla doluydu. Genç prenslerinin düğünü için aşağıdan yukarıya, sağdan sola dolanıp son eksiklikleri toplama çaışıyorlardı. Unutulan hediyelikler alınmak için hamallar koşuyor kelleri elden gitmeden ikindi vaktine yetiştirmeye çalışıyorlardı. Cariyeler akşam için prensin odasını süslüyor bir gün onun koynuna girebilmek için göğüslerini, bacaklarını ve dudaklarını kumaşlara, perdelere sürtüyorlardı. Kraliçe kendi rakibini elleriyle seçmiş, saraya sokmuş şimdi üstünlüğün ona geçmesinden korkarak savaş boyalarını sürünüyordu. Kral ise oğluna vereceği statü ile tahttan ineceği günü düşünüyor emekliliğin ve cariyelerle dolu hamanların hayalini kuruyor bir yandan da sakalını okşuyordu. Ama asıl öyle biri vardı ki.... İşte o herkesin korkulu rüyası ama bir o kadar da prensin iş bitirici tek adamıydı. Yeri geliyor görünmez olabiliyor yeri geliyor cesur bir savaşçıya dönüşüyor yeri geliyor alimlerden daha alim oluyordu. Sarayın ulağı. Evet oydu prensin bir numaralı yaveri. Hamınlar, beyler karşınızda Pingping. Evet yanlış duymadınız Pingping. Pingping sakin, düz ve barışçıl anlamına gelen Prens tarafından bilakis kendisine sunulmuş bir isimdir. Haliyle adamımız adının hakkını verebilecek düzeyde ismiyle bir bütündür. Kendisi dört yaşındaki bir çocuktan hallice uzun hemen hemen doksan üç santim boyunda on dokuşz yaşında bir gençtir. Bugün onu hayata bağlayan ve kurtaran bir numarılı adamı çapkın, ukala ve kadın arsızı prensi Alarci'nün düğün günüdür. Yine hergün olduğu gibi nazlı prensini yataktan kaldırmış nemli bezlerle yüzünü yıkamış ağzının tadı değişsin diye kuru hurmalar yedirmiş saçlarını taramış hala uyumakta olan prensine iki de tokat çakmıştır. Evet yanlış duymadınız kendisi Prensin hem bir numaralı arkadaşı, sırdaşı, çalışanı ve aynı zamanda Prensin üzerinde her türlü hakkı olan nadir insanlardan biridir. Yani bu minik canavarımızın en sinirli ve strersli olduğu nadir günlerden birisi. Bugün krallığın en soylu ailesinin oğlu Prens Alaric (Alers) ile ülkenin en zengin tüccarının kızı Elara'nın birleşeceği gündü. Bu nedenledir ki sarayın her köşesinde hummalı bir çalışma vardı. Hizmetliler parlak ipekten yapılmış fenerleri asıyor, genç kızlar, Elara'nın giyeceği kat kat ipekten oluşan, üzerine altın işlemeli anka kuşları işlenmiş kırmızı hanbokun son düzeltmelerini yapıyordu. Ve evet gelin hanım. Bayanlar baylar karşınızda Elara.... Kendisi zamanın en zengin tüccarlarından birisinin kızı, Prensin ise bir numarılı aşkı. Daha doğrusu kendisi öyle olduğuna inanan saf safım bir kız çocuğu. Yanlış duymadınız efenim kız çocuğu diyorun çünkü kendisi heniz yeni on sekiz yaşında. Tabi eğitimini konuşacak olursan kendisi birçok bilgeden daha bilge birçok ev hanımından daha hamarat ve modern çalgılarda bir numaradır.(Keman gibi) Sizinde babanız zamanının en önce gelen tüccarlarında birisi olsaydı ve kelleniz uğruna saraya gelin olacağınızı söyleseydi inananın sizde ondan aşağı kalır bir eğitimde olmazdınız. Benim güzeller güzeli Elaram. Bugünü tam on yıldır iple çekiyordu.Yani prensi gördüğü günden beri. Hayalleri Prensin kadını çocuklarının anası ülkenin kraliçesi dış mihrakların düşmanı kaynananın baş belası olmaktı. Kısacası o tek birşey olmak istiyordu. DEVLET. O nedenledir ki genç kızımız on sekizine girdiğinin ikinci haftası gelinliği üzerine geçirivermişti. Şimdi yatak odasında ailesinin özel hizmetindeki hizmetçileri ile ikindi vakti yapılacak düğünü için delicesine hazırlanıyordu. Sabahlar yokmuşcasına. Sabah erkenden kalmış ilk iş bir saat yürümüş,pirinç suyuyla yüzünü yıkamış, saçlarını taramıştı. Şimdi aynasının karşısında porselenden yapılmış koku şişlerinin ortasında oturuyordu. Elara aynadaki aksine bakarken kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Gözlerindeki heyecan, dudaklarındaki o masum gülümseme...... Bugün onun için bir masalın başlangıcıydı. Yanındaki cariyelerinden birisi heyecanını gizleyemedi. "Bugün çok güzelsiniz prensesim." (Keşke bunu demeseydi de kor lav dolu varillere atlasaydı.) Elara onu falakaya yatırabilir, kırk kırbaçla cezalandırabilir hatta ailesinin tüm iş hayatını bitirebilirdi. Ama o bunu yapmadı. Onun yerine.....

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

SENİ HİSSEDİYORUM ( 2 )

read
8.1K
bc

Tutku'nun Esiri

read
32.5K
bc

evli kadın evli adama aşık oldu

read
12.5K
bc

Ölüm Yıllıkları

read
1.2K
bc

Kan Kırmızı (Türkçe)

read
4.2K
bc

AĞA' NIN TUTKUSU(+18)

read
105.5K
bc

SU CİN'İ

read
2.3K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook