Tişörtümü üstüme geçirdim ve aynadan kendime baktım. Beyaz üzerinde kırmızı yatay çizgili tişörtüm ve lacivert eşofmanımla, tepeden atkuyruğu yaptığım saçımla gayet salaş gözüküyordum. Gayet rahattım ve rahatlık şu an için hayattan istediklerim arasında ilk sıralarda yer alıyordu. Yatağımın üzerinden, üzerimi değiştirirken fırlattığım bornozu ve saç havlusunu alıp banyodaki kirli sepete attım. Komodinin üstündeki telefonumu aldım ve odanın ışığını söndürdükten sonra merdivenlere yöneldim. Merdivenleri inerken demir kapı ardına kadar açıldı ve Emre içeriye adım attı. Gördüğüm manzara karşısında şok olurken o, sağ ayağının üzerinde durup sol ayağıyla kapıyı kapatmaya çalışıyordu. Ağzında, düşmesin diye dişlerini sapladığı bir poşet; iki koluna asılmış torbalar ve ellerinin arasında da bir k

