Zilan, hayatı boyunca hiçbir zaman bu denli aşağılandığını hissetmemişti. Gerçi genç kadın, onu aşağılayabilecek bir kişi ile de karşılaştığını düşünmüyordu. Fakat, saniyeler önce kulaklarına ulaşan kelimeler ile resmen donup kalmıştı. Karşısında ona bacak bacak üstüne atmış ve iğrenç bir şekilde zafer sırıtması ile bakan kadının tam olarak ağzının üzerine tokatı çarpıp, al san özür! diye bağırmak istiyordu. Bunu cidden yapmak istiyordu. Kendisi yanlış bir şey yapmamıştı. Ona gerekli olanı söylemişti ve ukalalığına saygısızlığına bir son vermediği için sert çıkmıştı. Zilan, kolay sinirlenebilen bir insan değildi. Çiftlik sahibinin kızı olmasına rağmen bu kadar ukalalık yaptığı bir anı hatırlamıyordu. Fakat, kesinlikle özür dilemesi gereken noktalarda hatasını anlayıp özür dilemişti. Yalnız

