Zilan, bakışları ile savaştığı Dora’nın bedeninden yayılan sıcaklıkta resmen yandığını hissediyordu fakat, ateşe uçan pervane misali inatla bakışlarını onun keskin bakışlarından ayırmıyordu. İnat etmek, oraya oturmak istemiyordu fakat, aklının kontrolü bir anda kalbine ve hislerine devrettiğini hissettiğinde derin bir verip pes eden bir çocuk gibi sedyenin üzerine geçip oturdu. Dora ise genç kadına belli etmeden sırttı. Kesinlikle inatçının tekiydi fakat henüz ona sökecek kadar inadı yoktu. Hızla sırıtmasını düzeltti çünkü yaptığı takdirlik bir durum değildi. Zilan, revir olarak ayarlanmış gibi görünen ve oldukça temiz olan küçücük odanın içinde bu devasa cüsseli adam ile daha küçük kaldığını hissetti. Oda o karşısındayken sanki daha çok küçülüyormuş gibi de hissediyordu. Genç kadının,

