Sinan, sabah uyanıp işe gitmek için hazırlandı ve aşağıya indi. Mutfağa inip dolaptan atıştırmalık bir şeyler yerken merdivenden gelen tıkırtılara döndü. Tuana, merdivenin kenarını tutmuş basamakları sayarak aşağıya iniyordu. Sinan hafifçe tebessüm etti. Tuana o sırada merdivenleri inmeyi bırakıp olduğu yerde durdu. ‘Abi? Sen misin?’ Sinan kızın yanına yaklaştı. ‘Hayır.’ Tuana o an hemen kendini dikleştirdi. ‘Çok susadım ben. Sinan rica etsem bana su verir misin?’ Sinan’ın önce kaşları havalandı. Hafifçe bir kahkaha attıktan sonra Tuana’ya bardağı uzattı. ‘Buyrun hanımefendi. Başka isteğiniz var mı?’ Tuana bardağı geri verdikten sonra hayır anlamında kafa salladı, ardından ekledi. ‘Biz ne zaman evleniyoruz?’ Sinan bu kez gülmemek için dudaklarını birbirine bastırıp kızı cevapladı.

