Dışarıdaki herkesin yüzünden keder akıyordu. Zümrüt kapıyı tamamen kapattıktan sonra yüzünü silip İlhan ve Altan’ın yüzüne son derece kararlı bir halde baktı. ‘Babasını bulun.’ - İlhan ve Altan o an şaşkınlıkla bakakalırken, Demir ise başka bir dert içindeydi. Altan gözlerini karısının elalarına dikti. ‘Tamam.’ Zümrüt ağlamamak için dişlerini sıkıyordu. Altan’dan böyle bir şey istemesi zaten zorken, adamın ikiletmeden kabul edişi içinde bambaşka bir yara açtı ama ellerinden bir şey gelmiyordu. Başka çareleri de yoktu şu an. ‘Zeynep istemiyor ama başka seçeneğimiz yok.’ Konuşurken sesi titremişti. Demir tam da bu yüzden olduğu yerde duramaz hâle geldi. Zümrüt’ün o kötü günleri yeniden hatırlamasını, Altan’ın o adamla karşılaşınca kabuk bağlamış yaralarının kanamasını istemiyordu

