Demir ifadesiz bir suratla Mesut’un yüzüne bakarken, Mesut’un gözü parlayan siyah metale takıldı. Ağzına dolan kanın izin verdiği kadarıyla yutkunmaya çalıştı. O yutkunamadan, İlhan silahın soğuk namlusunu adamın alnına dayamıştı bile. - Mesut’un bu hareket üzerine tüm kanı çekilirken, İlhan serin kanlılık ile silahın emniyet mandalını açtı. Ve ardından tekrar adamın alnına dayadı. Fısıldadı. ‘Söylemek istediğin bir şey var mı?’ Mesut titriyordu. ‘Bırak yalvarırım. Yeminle bir daha gelmem buralara.’ İlhan sırıttı. ‘Zaten gelemeyeceksin.’ Derin bir nefes alıp silahı ateşlenecek duruma getirdi. ‘Zümrüt de size böyle yalvardı mı? Beni bırakın dedi mi?’ O esnada Demir’in tüm sinir sistemi alt üst olmuştu. İlhan’ı ittiği gibi parmaklarını adamın boynuna doladı. Mesut nefessizlikten mo

